“Belki de” oyunu
Hayat yolculuğumuzda birbirimizi anlamak, zaman zaman en büyük sınavlardan biri olur. Tam da böyle anlarda, bir çocuğun hayal gücüyle doğan “Belki de Oyunu” bize empatiyi yeniden hatırlatır. Çok sevdiğim bir arkadaşımın oğluyla yaşadığı bir anıyı anlatmasıyla başladı her şey. Trafikte önde giden arabanın neden yavaş gittiğini hızlı ve kızgın bir sesle söylediği anda arkadaşımın dokuz yaşındaki arka koltukta oturan oğlu, anne, orada belki de bir Japon balığı vardır akvaryumdan su koltuğa dökülmesin, taşmasın diye yavaş gidiyor olabilir annecim der.
Dokuz yaşındaki oğlunun bu tepkisi ile empati duygusu uyanan arkadaşım oğluna karşılaştıkları durumlarda “belki de” diyerek karşısındaki insanın yerine kendisini koymayı teklif eder.
Birinin davranışını anlamadığımızda, belki de en kötü senaryoyu değil, en iyi ihtimali düşünmek mümkündür. Belki o yavaş giden araba içinde bir Japon balığı taşıyordur, suyu dökülmesin diye dikkat ediliyordur. Belki sürücü en sevdiği dondurmayı yiyordur, düşürmemek için hızını azaltmıştır. Ya da kucağında minicik bir yavru kedi vardır, onu incitmemek için direksiyonu daha yumuşak kullanıyordur.
İşte bu düşünce oyunu bize empatiyi hatırlatıyor. “Belki de Oyunu” adını verdiğimiz bu yaklaşım, başkalarının davranışlarını kötü ihtimallerle değil, iyi ihtimallerle açıklamayı öğretiyor. Böylece öfkemiz azalıyor, sabrımız artıyor ve kalbimizde anlayış filizleniyor.
Hayat bazen zor, bazen kolaydır. İyi günlerimizde de kötü günlerimizde de karşılaştığımız olaylara verdiğimiz tepkiler, geleceğimizi şekillendirir. Eğer olumsuz düşüncelerle hareket edersek hem kendimizi hem çevremizi yorarız. Ama “Belki de Oyunu”nu oynarsak, her davranışın ardında güzel bir sebep arar, içimizdeki huzuru koruruz.
Belki de oyunu, sadece trafikte değil, günlük yaşamın her alanında bize yol gösterebilir. Birisi kaba davrandığında, belki de kötü bir haber almıştır. Birisi sessiz kaldığında, belki de içinde büyük bir düşünce taşıyordur. Birisi acele ediyorsa, belki de yetişmesi gereken önemli bir buluşması vardır.
Empati, insanı insan yapan en değerli duygulardan biridir. Küçük bir çocuğun masum bakışıyla başlayan bu oyun, aslında büyüklerin de öğrenmesi gereken bir yaşam felsefesidir. Çünkü dünyayı daha yaşanılır kılan şey, birbirimizi anlamaya çalışmaktır.
Öyleyse gelin, biz de hayatımızda “Belki de Oyunu”nu oynayalım. Kötü ihtimaller yerine iyi ihtimalleri düşünelim. Böylece hem kendimize hem çevremize daha çok sevgi, daha çok huzur ve daha çok umut katmış oluruz.
Saygılarımla…