‘Dalya’ demenin ‘anlam’ mutluluğu
Yeni bir yıl yeni bir yazı… Bu yazının bir önemi daha var! Evet bu yazımla DALYA dedim yani bu yazı Akdeniz Gerçek ailesindeki 100. yazım... 14 Ocak 2025’te başlayan yazılarım 100’ü geçmiş durumda. Antalya’nın böylesi köklü ve prestijli gazetesinde ‘köşe yazarı’ olmak çok gurur verici. Hiçbir zaman; “Yazı olsun, köşe dolsun” düşüncesinde olmadım. Her yazımda bilgiler vermeye ya da bana ilginç gelen, değerli bulduğum konuları sizlerle paylaşmayı ilke edindim. Her yazım öncesi mesleki refleks olarak araştırdım, okudum, sordum soruşturdum, gerekirse arşiv taraması yaptım. Gün geldi ekonomi yazdım, gün geldi eğitim… Gündeme dair konulara da değindim, geçmişteki zamanlara da sizleri götürdüm. Ağırlık Antalya’mız oldu belki ama her zaman insana, hayata yani bize dair konuları sizlerle paylaştım ve bundan sonrada paylaşmaya devam edeceğim…
Kıymetli okurlar, bu yazı benim için çok özel ve anlamlı. Hem 2026’nın ilk yazısı hem de Akdeniz Gerçek ailesinde ‘Dalya’ demenin mutluluğu… Tabi ki teşekkürlerim var, öncelikle siz değerli okurlarıma en büyük teşekkürlerimi iletiyorum. Ardından beni bu aileyle tanıştıran, benim bu gazetede yazmama vesile olan değerli dostum Işık Tuncel’e sonsuz teşekkürler. Tabi bir önemli teşekkür de Akdeniz Gerçek Gazetesi’nin sahibi ve yazı işleri müdürü Songül Başkaya ve onun değerli eşi Ahmet Başkaya çiftine…Onlardan aldığım güven bendeki mesleki sorumluluk bilinci ile birleşince 100’ü aşkın köşe yazısı çıkıverdi.
100’ü aşkın köşe yazısının yanı sıra yine Akdeniz Gerçek’te bu süre içinde onlarca özel haber ve röportaja da imza attım. Bu süreçte benim yazılarımı ve haberlerimi sizlerle buluşturan yani yazılarıma hayat veren gazetedeki tüm emekçi arkadaşlarım; Banu, Fatoş, Görkem, Tayfun ve adını burada yazamadığım tüm ekibe de sonsuz teşekkürler. Onların da emeği büyük…İyi ki varsınız, inanın sizleri çok seviyorum.
Anlam Mutluluğu…
Kıymetli okurlar; dedim ya bu yazı benim için çok özel ve anlamlı diye…Sizlerle buluşmak, mesleğimi icra etmek, bunu yaparken yöneticilerimden saygı görmek, emekçi ekip arkadaşlarımdan sevgi görmek ve günün sonunda haz aldığım bu dünyada belki en iyi yaptığım şeyi yani ‘yazı yazma’ eylemini icra etmek… İşte asıl mesele bu mutluğu anlamlandırabilmek. İşte benim mutluluğum bu! Yani; ‘Anlam Mutluluğu’… Nasıl oluyor derseniz bu anlam mutluluğu şöyle de ifade edebilirim: ‘Kişinin, öyle idealleri olacak ki içinde anlam olan idealler olacak. O anlama katkı sağladıkça mutlu olacak.’
Değerli okurlar; mutluluk, amansız ya da hoyratça yaşamak, canının her istediğini yapmak, duvarları yıkmak, zincirleri kırmak, kafana göre takılmak değildir. Bu, aldatıcı yani sahte mutluluktur. Aristoteles 2500 yıl önce mutluluğun iki türü olduğunu söylemiş. Biri hedonik mutluluk, yani haz mutluluğu; diğeri ise ödomanik mutluluk, yani anlam mutluluğu. Kapitalist sistem yüzünden insanlar hedonik mutluluğu tercih etmiş, anlam mutluluğunu ihmal etmiş. Günümüzde kapitalist sistem ve popüler kültür, tüketimi artırmak için bu mutluluğu teşvik ediyor ‘Kazan, ye-iç, harca, eğlen’ diyor. Ama işte bunlar da geçici mutluluk sağlıyor. Oysa insan ancak anlam peşinde koştuğunda gerçekten mutlu olabilir.
Sevgili okurlar, 2026 yılı umarım sizler için de ‘Anlam Mutluluğu’nu yakaladığınız bir yıl ve bu satırlardan daha çok ‘DALYA’ diyeceğimiz yazılarımızla buluşma yılı olsun.