Kuruluşunun 100’üncü yılını kutlayan Antalya Barosu, bu tarihi miladı anlamlı bir ziyaretle taçlandırdı. Antalya Barosu Başkanı Av. Ali Çağdaş Bozaner öncülüğündeki heyet, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgâhı Anıtkabir’i ziyaret etti. Yönetim kurulu üyeleri, Türkiye Barolar Birliği delegeleri, kurul başkanları ve çok sayıda avukatın katıldığı resmi törende, Atatürk mozolesine Antalya Barosu’nun çelengi sunuldu.
"Bu Kentin Bir Barosu Var!" Şiarıyla Mücadeleye Devam
Mozoleye çelenk bırakılmasının ve saygı duruşunun ardından Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Antalya Barosu Başkanı Av. Ali Çağdaş Bozaner, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Yazdığı tarihi mektupta, Antalya Barosu’nun taze bir Cumhuriyet kurumu olarak 1926 yılında Avukat Kazım Azamet önderliğinde kurulduğunu hatırlatan Bozaner, bir asırlık hukuk mücadelesinin kararlılıkla sürdüğünü vurguladı.
Yargı bağımsızlığının ağır darbeler aldığı zorlu bir tablodan geçildiğine dikkat çeken Bozaner, Anıtkabir Özel Defteri’ne şu satırları kaydetti:
"Hukukun üstünlüğü ilkesinin ve insan haklarının hedef alındığı bu zorlu tabloda, yüz yıllık mücadele hafızamızdan aldığımız güçle; ölü toprağını atmış, dinç ve dinamik halimizle, gençliğimizin tutkulu adanmışlığıyla adaletsizliğin, hukuksuzluğun, keyfiliğin olduğu her yerde 'Bu Kentin Bir Barosu Var!' şiarıyla bağımsız savunma adına sözümüzü ve sesimizi yükseltmekten, eylemli mücadeleden geri durmuyoruz."
"Umutsuz Durumlar Yoktur, Umutsuz İnsanlar Vardır"
Başkan Bozaner, Antalya Barosu’nun yeni hizmet binasının da bağımsız savunmanın ve hukukun üstünlüğünün simgesi olarak emek emek yükseldiğini ve 100’üncü yılda açılacağını müjdeledi. Mektubunda savunmasız bırakılan her kesimin sesi olmaya devam edeceklerinin altını çizen Bozaner, mesajını Atatürk'ün unutulmaz sözüne atıfta bulunarak şu şekilde tamamladı:
"Bahsettiğim tüm hususlar aynı özden kaynaklanmaktadır. Bu öz, halkın hak arama özgürlüğüdür, adil yargılanma hakkıdır, adalettir. Ve sizin rehberliğinizde yükselen, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu gerçeği; demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti idealidir. Bunu gerçekleştirmemiz için çelik irademizin karşısında durabilecek hiçbir zorluk bulunmamaktadır. Çünkü umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Oysa biz hiç umudunu yitirenlerden, vazgeçenlerden olmadık, hiçbir zaman da olmayacağız. Sonsuz sevgi, derin saygı ve hiç eksilmeyen minnetle..."