Antalya Valiliği’nin, Ankara’da gerçekleştirilecek 36'ncı NATO Zirvesi’ni gerekçe göstererek kent genelinde ilan ettiği 9 günlük eylem ve etkinlik yasağı, hukuk dünyasını ayağa kaldırdı. Anayasal hakları "soyut" gerekçelerle askıya alan bu hukuksuz karara karşı Antalya Barosu, soluğu mahkemede aldı.
"Demokrasiye ve Haklara Ağır Müdahale"
Valiliğin 30 Haziran’da ilan ettiği ve 1 Temmuz’dan 9 Temmuz’a kadar sürecek olan yasak; basın açıklamasından stant kurmaya, imza kampanyasından broşür dağıtmaya kadar tüm demokratik hakları kapsıyor. Antalya Barosu, kentin tamamında uygulanan bu "genel ve soyut" yasaklama kararının, ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına vurulan ağır bir darbe olduğunu belirtti.
Baro tarafından yapılan açıklamada, "Antalya ilinin tamamında 9 gün süreyle demokratik hak kullanımlarının yasaklanması, Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklere yönelik kabul edilemez bir müdahaledir" denildi.
Antalya Barosu’ndan "Yürütmeyi Durdurma" Hamlesi
Hukuksuzluğa geçit vermeyen Antalya Barosu, söz konusu kararın uygulanması halinde telafisi imkansız hak ihlallerine yol açacağının altını çizdi. Baro, Antalya 5'inci İdare Mahkemesi’ne başvurarak, "öncelikle ve ivedilikle idarenin savunması dahi alınmaksızın yürütmenin durdurulmasını" talep etti.
"Anayasal Haklar İdarenin Lütfu Değildir"
Baro yönetiminden gelen açıklamalar, iktidarın "güvenlik" adı altındaki keyfi uygulamalarına karşı net bir duruş sergiliyor:
"Anayasa ile korunan temel hak ve özgürlükler, idarenin yurttaşlara lütfettiği bir imkan değil; vazgeçilmez haklardır. Varsayımsal endişelerle koca bir kentin demokratik yaşamını askıya almak, hukuk devletine yakışmaz."