Yarın, 14 MAYIS 2023 Seçimlerinde 2. Tura kalan iki CB Adayı arasında Oy kullanmak üzere, yine sandık başında olacağız. Bu seçimde, sadece ülkemizi 5 Yıl (!) daha yönetecek TC. Cumhurbaşkanı için değil; aynı zamanda Atatürk Devrimlerinin sihirli ışığı ile aydınlanmış, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’de mi, yoksa dünyada benzeri görülmemiş ucube bir TEK Adam yönetiminin kör karanlığı ile çağdışı kalmış, her türlü tehlikeye açık bir ülkede mi yaşamak istediğimize, kısacası GELECEĞİMİZE/İSTİKBALİMİZE de karar vereceğiz.

Tehlikenin ürkütücülüğü kadar, sorumluğumuzun da büyüklüğünü bilerek..

Önemli Bir Konu

Ancak yapılacak seçim sonunda, benim son derecede önemsediğim ve siz değerli okurlarımla da paylaşmadan edemediğim bu kirli ve karanlık devrin başından beri, artan bir merakla içimi kemiren ikircikli bir konunun da açık seçik ortaya çıkacak olmasıdır. Anadolu Bağrında Atatürkçüler Tükenmez.

Bu da yapılacak seçim sonunda, iktidar cenahının yıllar süren tarihsel aymazlığı ve ayrılıkçı politikaları sonucu, bir karpuz gibi ortasından ikiye ayrılan, kadim uygarlıkların beşiği Türk yurdu Anadolu’da; töresine bağlı, milliyetçi ve yurtsever Atatürkçü Aydınların mı, yoksa uygarlığın erdemini her fırsata inkâr edip Arap kültürünü “Din” diye topluma dayatan bağnaz, gayri milli ve ümmetçi Siyasal İslamcı Cahillerin mi çoğunlukta olduğunu,  bir Halkoylamasında olduğu gibi dosta düşmana göstermesi olacaktır elbet.       

Üzücü Gelişmeler

Yine bu tarihi seçimde, böylesine sevindirici sonuçlara tanık olacağımız gibi kimi üzücü gelişmelere de daha başından beri, hep birlikte yaşayarak tanık olmaktayız. Ne var ki gözleri olup görmeyen iktidarın, öteden beri uyguladığı tüm seçim hile ve saptırmaları bu seçimde artırarak sinsice uygulamaktadır.  

Seçimlerin erinç/huzur ve güven içinde yapılmasını sağlamakla görevli bulunan YSK da bu amaçla gerekli önlemleri almak; İçhukukumuza ve Anayasanın bağlayıcı kurallarına uygun ve adil karar vermekle görevli bulunmasına karşın; Cumhur İttifakının seçim bürosu gibi çalıştığı üzüntü ile görüldüğünden, tüm beklentiler Türk toplumu üzerinde toplamıştır.   

Ancak en üzücü ve tehlikeli olanı da yasalarımıza göre Türk sayılmayan, Türkçe bilmeyen, Türkiye ile sosyal ve ekonomik bir bağlantısı da olmayan yabancıların, bir operasyon bağlamında İçhukukumuza da aykırı olarak, TC. Yurttaşı yapılıp Oy kullanma hakkı tanıması; TC. Yurttaşlarının ulusal istenci ile egemenlik hakkının elinden alınmasından başka bir anlamı yoktur

Sonuç olarak, yüce Türk ulusu egemenlik hakkını kendi eliyle yabancılara terk etmiş bir ulus olarak anılmaktan, sevgili yurdumuzun da Göçmenistan olmaktan kurtulamayacağı için zaman içinde Türklerin elinden çıkması da olası bulunduğu yadsınamaz. Bu zillete, siz de ‘Hayır’ diyorsanız eğer; yarın ne yapacağınızı da biliyorsunuz demektir. Haydi O Zaman, Kemal Gelsin!..