Akdeniz Gerçek gazetesinin değerli okurları, günümüzden tam altı yıl önce meydana gelen 15 Temmuz vakasının (fiili olayın) anlamı üzerine sıcağı sıcağına kaleme aldığım bir yazımızı daha o zaman Facebook'ta paylaşmıştım.  

 

Ancak kalkışma/teşebbüs derecesinde kalan, bu şaibeli sözde darbe olayının 6. yılı nedeniyle yeniden gündeme gelmesi ve o yazımızı Facebook'un da bize anımsatması üzerine; gördüğüm bazı yazım hatalarını düzeltip ara başlıklar da ekleyerek, özüne dokunmadan yaptığım düzenlemeden sonra, burada sizlerle de paylaşmak istedim. 

Görünen o ki Türkiye'de dünden bugüne değişen; tellaklar da dahil yeni bir şey yok, Eski tas Eski Hamam!.. (*)

 

Bilgilerinize saygı ve kaygı ile sunulur: 

 

"Bilindiği üzere, yaklaşık 14 yıldan beri tek başına iktidarda olan AKP'ye karşı yapılan ve 15 Temmuz 2016 günü saat 22.00 de başlayıp Şafak sökerken sona eren, TV'lerde canlı yayınlanan sözde darbe girişiminden sonra, çağdaş ve laik Türkiye Cumhuriyeti de Irak ve Suriye gibi ABD tarafından yutulmaya hazır bir Ortadoğu ülkesi durumuna getirilmiştir. Türkiye üzerindeki kirli emellerini gerçekleştirmek için aportta bekleyen ABD'nin, "Türk toplumuna özgürlük ve demokrasi getirmek" bahanesi ile ülkemize yerleşmesinin önü açılmıştır artık.



Alay Eder Gibi...

ABD gibi emperyalist devletlerin gelişmekte olan ülkeleri içten ele geçirmek için sıkça uyguladığı yöntemlerden biri olan bu durum bir yana, o gün TV'lerde AKP'nin eski ortağı Fethullah Gülen cemaatinin müritlerinden oluşan Paralel Yapı'nın iktidara karşı darbe girişiminde bulunduğu, ancak bu darbenin sokaklara dökülen halkımız tarafından önlendiği haberi ısrarla verilirken, ertesi gün maddi olayın faallerinden önce -aklımızla alay eder gibi- FETÖ ile iltisakı (birliği, ilişkisi) olduğu iddia edilen 2745 savcı ve yargıç ile değişik rütbeden darbeci 2839 asker kişinin gözetim altına alındığını da yine TV'lerden öğreniyoruz.


Öte yandan, darbe haberlerinin TV'lerde yayınlanmasından itibaren, kendisine darbe yapılan başta Cumhurun başı olmak üzere kimi Hükümet üyeleriyle canlı söyleşi ve yorumların yapılıp naklen yayınlandığı, ancak darbecilere karşı güvenlik güçlerinin etkin bir müdahalesinin olmadığı da sokaklara dökülen yurttaşlar tarafından şaşkınlıkla izlenmiştir.



Elbirliği ile kurulan tertip

Bütün bunları, bugüne kadar görüp yaşadıklarımızla birlikte ele alarak değerlendirdiğimizde; Ergenekon ve Balyoz gibi sonradan kumpas olduğu anlaşılan operasyonlardan istediği sonucu elde edemeyen ABD'nin, yerli işbirlikçisi ve stratejik ortağı AKP ile anlaşarak, kirli emellerine ulaşmakta en büyük engel olarak gördükleri Türk Ordusunu yıpratıp etkisizleştirmek amacı doğrultusunda istenilen kıvama getirmek için uygulanan darbe senaryosunun, önceden hazırlanan ve elbirliği ile yürürlüğe konulan yeni ve kirli bir tertip olduğu anlaşılmaktadır.



Çok geçmeden görülecek

Bunu hala anlamayıp da Emperyalist devletlerin Ortadoğu taşeronu PKK'yı, ABD'nin emelleri doğrultusunda hareket ederek bugünlere gelen AKP iktidarından daha büyük bir tehlike olarak gören ve AKP'nin dış güçlere karşı, 'İstiklal savaşı gibi Vatan savaşı' yaptığını söyleyen asker - sivil aymazlara buradan bir kez daha önemle duyurmak isteriz.



Son olarak da şunu belirtelim ki işbirlikçi hain odaların 15 Temmuz tertibinden elde edeceği karşılıklı çıkarların ne olduğunu ve bundan kimlerin yararlanıp nemalanacağını da çok geçmeden hep birlikte göreceğiz elbet! 17.07.2016"

(*) 15 Temmuz'la ilgili gerçeklerin, geçen zaman içinde daha iyi anlaşılmasına karşın; hala bunları bilmediğini söyleyerek gerçekleri gizleyen ya da karartmaya çalışan tahsil görmüş, mürekkep yalamış sözde aydınların varlığından utanç duyup şiddetle kınadığımızı da burada belirtmek isteriz.