Tayfun Akyatan Haberi / Antalya kamuoyunun kilitlendiği 41 sanıklı 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' davasında, yargılama süreci ikinci gününde tüm hızıyla sürdü. Davada duruşmanın ikinci gününde çok sayıda tutuksuz sanığın savunması alındı. Duruşma yarın sabah devam edecek.
İlk Gün 11 Sanık Savunma Verdi
Davanın ilk gününde, soruşturma kapsamında geçtiğimiz Temmuz ayında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ilk kez hakim karşıısna çıktı. Muhittin Böcek, oğlu Gökhan Böcek, eski gelini Zeynep Kerimoğlu, gelini Zuhal Böcek, Antalya eski Emniyet Müdürü İlker Arslan, iş insanları Fazlı Ateş ve Okan Kaya, Zuhal Böcek'in kardeşi Yıldız Maktav, Onur ve Yusuf Nasuh kardeşler ile Furkan Soral'ın savunmaları alındı.
Dünkü oturumda Muhittin Böcek, hakkındaki tüm suçlamaları reddederek sağlık sorunlarına vurgu yapmış ve "Ödemeler hakkında haberim yoktur, yaşamak istiyorum" diyerek beraatini talep etmişti. Oğlu Gökhan Böcek ve eski emniyet müdürü İlker Arslan da yapılan para transferlerinin rüşvet değil, borç ve gayrimenkul satışı gibi ticari ilişkilere dayandığını savunmuştu.702 sayfalık iddianamede yer alan 26 ayrı suç eylemi mahkeme heyeti tarafından ele alınacak.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nin toplantı salonunda, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından görülen duruşmanın bugünkü oturumu saat 09.30 itibarıyla başladı.
CHP'li İsimler Duruşmada
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, CHP Antalya Milletvekilleri Aliye Coşar, Sururi Çorabatır ve Mustafa Erdem ile Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz duruşmayı takip edenler isimler arasında bulunuyor. İddianamede 'mağdur' sıfatıyla ye ralan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal duruşmaya katılmadı.
Tutuksuz Sanıklar Savunma Yapıyor
41 sanıklı davada bugün kürsüye tutuksuz sanıklar çıkacak.
Tuncay Sarıhan Savunması
Savunmasında, geçmiş dönemlerde Konyaaltı Belediye Başkan Yardımcısı olarak imardan sorumlu olduğunu ve bir dönem de Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı yaptığını belirten Tuncay Sarıhan şunları söyledi:
Eylem 12:
"Konyaaltı belediye başkan yardımcısıydım. İmardan sorumluydım. Turizm tesis alanı 2012 yılında plan değişikliği yapmak istediler. Bu alanı konut alanı yapmak istediler. Bu konu hem ben hem de Muhittin Başkanımızın olduğu ortamda konuşuldu. Biz de teknik konuları söyledik. Bu konunun Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi'ne gelip ona uygun planlar hazırlanıp, Konyaaltı Belediye Meclisi'ne gelip tekrar Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi'nden onaylanması gerektiğini anlattık. Meclislerde değerlendirilmesini gerektiğini aktardık. Bu parselin 2 veya 3 parsel yanında, tescilli yapı olduğu için koruma alanında kaynaklı hem planlama aşamasında hem proje zamanında Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan onay almaları gerekiyor. Bu uzun bir süreç, zaten uzun da sürdü. Tabi bu süreçlerde Muhittin Başkanımızın hiçbir yetkisi yoktur. İskan konusu Meclis'ten geçer bunda bizim yetkimiz yoktur. Bu iddia edilen konular mümkün değil. O dönemde başkanımızın bedelini ödediğini ve başkasının üzerine yaptığını biliyorum çünkü tapu süreçlerindeydim."
Eylem 14:
"2024 yılında seçim sonrası görev değişikliği oldu. Büyükşehir'de genel sekreter yardımcısıydım. Yerime Serkan Bey'i atadı. Beni de ANTEPE'de göreve atadı ama bir görevim yoktu. Güneş Mahallesi'ndeki kentsel dönüşüme ilişkin uzun bir süreçti. Çok ihale yapıldı. İsmail Abi o zaman ofisime geldi. 50 bin dolar karşılığında yatırım yaptığını söyledi, dükkanı bana satmayı teklif etti. Ben de onu alarak karşılığında 52 bin dolar ödedim. Tapuyu zaten Konyaaltı Belediyesi döneminde şoförüm Halil Alparslan üzerine yaptık."
Eylem 18:
"Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter yardımcıydım. Bizim geldiğimiz dönemde Altıntaş bölgesi yeni imara açılıyordu. Bizim dönemimize kadar Altıntaş'a hiç ruhsat verilmemiş. Covid döneminde aile dostum Demir Demir ruhsat konusunda yardımcı olmak istedi. Daha sonra 2023 yıllarında Demir Demir yardımlar karşılığında 2 daire teklif etti. Ben o daireleri arkadaşlarımdan borç karşılığında altın ve dolar bozdurarak aldım. İddianemedeki gibi 2021 yılındaki ruhsat işlerinin karşılığında bir şey olmamıştır. Dairelerin ruhsatlarını Mehmet Ali Candan'ın üzerine yaptım. Çünkü bir memurum, konuşulur edilir diye öyle bir işlem yaptım."
İsmail Erdoğmuş Savunması
ANTEPE Genel Müdürlüğü yapan ve geçtiğimiz Ekim ayında ANTEPE Yönetim Kurulu Başkanlığı ve üyeliğinden istifa eden İsmail Erdoğmuş savunmaya geçti ve şunları söyledi:
Eylem 12:
"Daha önce Antalya Büyükşehir Belediyesi şirketi ANTEPE'de görevlerde bulundum. Mimarım 98'den bu yana Konyaaltı'nda işler yaptım. Muhittin Başkanımıza 2014 yılında yaptığım dairelerden birini sattım ücreti karşılığında. Muhittin Başkanımız 2017'de beni davet ederek, kendisi bir daire aldığını ve benim üstüme yapılmasını rica etti. Aramızdaki samimiyetten dolayı ben de kabul ettim. O dönem Tuncay Sarıhan başkan yardımcısıydı ve beni aradı. Hakan Işık adlı şahıs ile görüşmemi istedi. Bir süre sonra Hakan Işık ile tapuya gittik. Daireyi üzerime devretti. Ben hiçbir ödeme yapmadım. Daireyi kiraya verdim. Kira gelirleri hesabıma yattı. Ben de elden Muhittin Başkan'a elden verdim."
Eylem 14:
"Muhittin Başkanımız Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldikten sonra ben de iş yapmadığım için, bana ANTEPE'de görev teklif etti. Ben de yapılacak görev hakkında bilgi bilmediğim için ilk başta kabul etmedim. Daha sonra Başkanımız ANTEPE'nin başında Cem Oğuz'un olduğunu söyledi, 'Siz ikiniz burayı halledebilirsiniz' dedi. Ben de başladım. Göreve geldiğimde 175 personel bulunuyordu. Maaşları ödemekte zorluk çekiliyordu. Biz kadroyu 105'e düşürdük. Ve tasarruf tedbirlerine giderek zarar etmesini önledik. Hiçbir zaman özel, şahsi giderlerimi karşılamamışımdır. ANTEPE şirketinde Güneş Mahallesi'ndeki projeyi tamamladık. Şuan Balbey Projesi devam etmektedir. Belediyede olduğum zaman Muhittin Başkanımız beni aradı. 'Belediyede misin?' diye sordu. Ben de belediyede olduğumu söyledim. Yanına çağırdı ve gittim. Yanında Çağrı isminde bir şahıs vardı. Yakın arkadaşı olduğunu belirterek Güneş Mahallesi'ndeki kentsel dönüşümdeki yerden dükkan almak istediğini ve şirketle görüştürmemi, yardımcı olmamı istedi. Ben de şirket ile görüştürdüm, yardımcı oldum. Serkan Temuçin ile sık sık görüşürdük. Benden 1 milyon TL borç istedi ve ben de Markantalya girişinde 50 bin dolar olarak verdim. Bundan kısa süre sonra Serkan, 'Ben o parayla EKPA'dan dükkan aldım' dedi. Hatta, 'Ortak olabilirsin' dedi. 2 gün sonra, 'Burayı kimin üstüne yapabilirim?' diye sordu. Ben de parayı geri alamayacağım korkusuyla parayı istedim. Kendi aracında bana parayı geri verdi, dükkanın üçüncü kişiye nasıl satıldığını bilmiyorum."
Mahkeme saat 11.00'e kadar ara verdi. Duruşmaya devam edildi.
Serkan Temuçin Savunması
Davanın tartışmalı isimlerinden Serkan Temuçin'in savunmasına geçildi:
Eylem 1:
"Sezgin Köysüren, Anadolu Reklam Ajansı'na seçim çalışmalarında benim talimatımla 475 bin TL'lik bir para yatırdığını söylüyor. Benim hiçbir şekilde öyle bir talimatım olmadı. Bu suçlamaları kabul etmiyorum."
Eylem 14:
"EKPA İnşaat'tan alınan dükkanlar konusunda İsmail Erdoğmuş ile yapmış olduğum görüşme sonrası buradan 3 tane dükkan alacağını bizim de buradan birer dükkan alabileceğimiz söyledi. Ekonomik açıdan ben, 'Olur' dedim. Markantalya'da ANTEPE'nin oifisinde üçümüz buluştuk. Burada sadece satın alacağım dükkanın pazarlığını yaptım. Sezgin Köysüren ile aramızda, başkanımıza kaç dükkan satın alacağı konuşulması yapılmadı. O iddiaları reddediyorum."
Eylem 15:
"Mehmet Okan Kaya'ya yatırılan para hakkında, şirketin, bizim belediyemizde bir planı vardı. Büyük bir plan değişikliği yapılıyordu. Ben de kendisine Döşemealtı Belediyesi'nden geçeceğini Antalya Büyükşehir Belediyesi'nden onaylı olarak geçmesi gerektiğini söyledim. O dönemde Ekrem Özülker yanıma geldi ve ben de Döşemealtı Belediyesi İmar Dairesi Başkanı'nı aradım, Ekrem Bey'e bu işin yapılacağını söyledim. Ben de Ekrem Bey'e belediyeye katkı yapmasını gerektiğini söyledim. Ortağı da, 'O zaman belediyeye iki kamyon bağışlayalım, katkımız olsun' dedi. Başkanımıza aktardık, 'İyi olmuş' dedi. Daha sonra Mehmet Çetinkaya ile bir ortamda karşılaştık, 'Biraz düşemez miyiz?' dedi. Başkanımızla konuştum, o da 'Tamam biraz düşürelim' dedi. 'Okan Kaya'ya yönlendirelim' dedi. Tasarruf tedbirlerinden dolayı harcamaları kısmıştık. Bu tarz konser, miting etkinlikleri sponsorlarla ödüyorduk. Aradan birkaç gün geçti, Mehmet Çetinkaya, 'Ben bu işi hallederim' dedi. Ancak para yatırıldı mı, yatırılmadı mı bilmiyorum. 'Bu parayı yatırmazsa işler yürümez' gibi bir söylemim olmadı. Zaten planlar bitmişti o zamana kadar."
Eylem 16:
"Belediyenin ekonomik durumundan dolayı bütün inşaatlara ayrı para ödeniyordu. Serik Kültür Merkezi inşaatı devam ediyordu. Salih Akar yanıma gelip bu ödeme şekliyle işi devam ettiremeyceğini söyledi. Bunun üzrine başkanımızla konuştuk. Başkanımız projenin önemli olduğunu ifade etti. O yüzden 'Ödemeleri hızlandıralım sen de bu inşaatı yetiştir, ben açılış yapmak istiyorum' dedi. Talimatı başkanımız vermişti. 20 bin dolar etkinliklerden dolayı borcumuz olduğunu söylemişti. Ben de Salih Akar'ı, Okan Kaya ile irtibatlandırdım. Birkaç kez parça parça ödeme yaptığını ifade etti. Seçim döneminde kendisinden 35 bin dolar ayırmasını istedim. 'Seçim için yardıma ihtiyacım var' dedim. 20 bin dolarını başkana ilettim. 15 bin doları da kendi ihtiyaçlarım için kullandım."
Eylem 26:
"2024'ten sonra genel sekreter yardımcısı oldum. KONTEV isimli vakfa bağış yapılması talebinde bulundum. Kız çocuklarını okutan bir vakıftır. Müteahhitlerden alınan bağışlarla, gönüllülük esasına dayalı paralar bu vakıfta kullanılmıştır. Halil Karaca benim ismimi kullanarak Yavuz Selim Şarvanoğlu'ndan 300 bin TL çek istemiş. Halil Karaca, "Ben çeki bozdurdum, parayı Serkan'a verdim' demiş. Ben bu ifadeden dolayı 1 ay tutuklu kaldım. Bu konuda kendinden şikayetçiyim.
Önceki verdiğim plan ifadesinden tam tarihlerini hatırlamadığım için hapisten çıktıktan sonra detaylıca baktım. Zaten bu planlamalar meclislerden geçmiş. Biz başkanımızla zaten daha sonra görüştük bu konu hakkında. Daha önceki ifademi, tam hatırlamadığım için yanlış verdim. Şu anki ifadem doğrudur."
Rolex Sorusu
Hakim, Serkan Temuçin'e, Muhittin Böcek'in seninle Rolex marka saat alımında bir görüşmesi oldu mu ve Berkay Genç vermeni istedi mi?" sorusunu yöneltti. Temuçin, "Hayır böyle bir görüşme olmadı" yanıtını verdi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapan Serkan Temuçin, soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra sürpriz bir şekilde serbest bırakılmış. İtirafçı olduğu iddia edilirken görevinden istifa etmişti.
Savunmalar devam ediyor.

Fırat Akyürek Savunması
Savunma yaparken Fırat Akyürek şu ifadeleri kullandı:
"Serkan Temuçin çocukluk arkadaşım. Bir gün yanıma geldi, elinde dükkan olduğunu söyledi. 2 milyon karşılığında anlaştık. Ben parça parça ödeme yaptım. Fakat tapu çıkmamıştı. ANTEPE tarafından arandım. Tapu için 2 milyon 400 bin TL karşılığında tapuyu alabileceğimi söyledi. Ben bunu kabul etmedim, daha sonra Serkan Temuçin banka aracılığıyla bana ödediğim parayı parça parça geri ödedi.
Mehmet Ali Candal savunmasında, Tuncay Sarıhan'ı 10 yıldır tanırım iyi insandır. Demir Demir isimli şahısı da 6 yıl önce tanıdım. İkisinin de yakın arkadaş olduğunu biliyorum. 2025 yılının Mayıs ayında Tuncay Sarıhan, Demir Demir'den daire alacağını, belediyedeki görevi gereği bu dairenin üzerime yapılmasını istedi. Ben de ikisiyle yakın olduğum için bu teklifi kabul ettim. Daha sonra Aksu'ya tapuya gittik, imza attım üstüme aldım. Dairenin nasıl alındığına dair Tuncay Sarıhan ve Demir Demir bir bilgi vermedi. Daha sonra Eylül ayında gözaltına alındım, ifade verdim. İfade sonrası tapuyu geri vermek için talebim oldu. 2026 yılı Mart ayında daireyi devir ettim. Daire kirada olduğu için, kira gelirlerini ilettim. Hiçbir şekilde bu daireden gelirim olmadı."
Halil Alparslan Savunması
Savunmalarda sıra Halil Alparslan'a geldi. Alparslan şu savunmayı yaptı:
"Ben Tuncay Sarıhan'ın şoförüyüm. Kollukta vermiş olduğum ifademi tekrarlıyorum. Güneş Mahallesi'ndeki taşınmazı Tuncay Bey üzerime yapılmasını talep etti. Ben de kabul ettim. Ben taşınmazın nasıl alındığını bilmiyorum. Yıllardır Tuncay Bey'in hukuksuz işlemi olmamıştır, o yüzden bu taşınmazın nasıl alındığını bilmediğim için üzerime aldım. Suçlamaları reddediyorum. Yaşanan olaylardan dolayı pişmanım, beraatimi talep ediyorum."
Kaan Karbukan Savunması
Kaan Karbukan savunmasında, "Kollukta ifademi tekrarlıyorum. Babam, İsmail Erdoğmuş ile yıllardır arkadaştır ve ticaret yaparlar. Yıllar önce İsmail Erdoğmuş babamı arayarak taşınmazı üstüne almasını istemiş. Babam da Ankara'da olduğu için tapuda, benim üstüme yapıldı. Sonra babam rahatsız olduğu için İsmail Erdoğmuş'a bu konuyu iletti. Daha sonra tapunun Halil Alparslan üzerine yapılması için kimlik bilgilerini verdi ve tapuda devrini gerçekleştirdik. Tapuda Halil Alparslan ile birlikteydik. Bu konuda Halil Alparslan ve ben bilgimiz yoktur. Yasin Yellice, Muhittin Böcek Özel Kalemi savunmasında Ali Altun beyanında, saati alıp götürdüğümü söylemiş. Fakat bu iddiaları kabul etmiyorum, böyle bir konuşma olmadı da. Berkay Genç'i tanırım fakat böyle bir olay yaşanmadı. Benim, 'Melek Karakuma'ya al ver, getir götür' gibi bir diyaloğum olmadı" dedi.
Mahkeme Ara Verdi
Mahkeme saat 14.00'e kadar ara verdi. Aranın ardından savunmalara devam edildi.
Tuncay Kaya Savunması
İmar Şube Müdürü olarak görev yapan Tuncay Kaya, Eylem 13 ve 18 kapsamındaki savunmasında şu ifadeleri kullandı:
Eylem 13:
"5 Temmuz'da evime polis gelerek gözaltına aldı. Emniyette ifade vermeye girerken, hakkımda suçlama yapan şahıs elini kolunu sallayarak dışarı çıkarken, ben tutuklandım. Daha sonra serbest bırakıldım. 2025 yılı Ekim ayında tekrar evime polisler geldi. Aramalar yapıldı, daha sonra eşim gözaltına altına alındı. Yaklaşık 100 gündür ailemden uzak kaldım. Tutukluyken bana eşimin durumunun zor olduğunu söylediler. Ben de o yüzden ifademi değiştirerek Ramazan Karabulut, İbrahim Tunç ve Fikret Bayram'dan para aldığımı ifade ettim. Fakat böyle bir şey olmamıştır, haklarını helal etsinler. Eşimin zor durumda olduğunu söyledikleri için korkudan ve baskıdan dolayı bunları söylemek zorunda kaldım."
Eylem 18:
Konyaaltı Belediyesi zamanından Demir Demir'i tanırım. Ben onun, Tuncay Sarıhan'ın arkadaşı olduğunu sonradan öğrendim. Ben imar müdürü vekiliydim. Altımdaki arkadaşlar ruhsat ve iskan incelemelerini yaparlar, düzenlerler. Benim bir onayım yoktur. Onayı kent estetiği daire başkanı verir. Demir Demir'in anlatımlarına göre, Muhittin Başkan ile görüştüğü, Genel Sekreter Cansel Tuncer ile daha sonra. Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara'nın ekibindedir. Demir Demir ve eşimin ilişkisi benden öncedir.
Demir Demir ve eşimin ilişkisi benden öncedir.
Muhittin Başkanımız gözaltına alındığını gün ailem ile İspanya'da tatildeydik. Öğrenince direkt aynı gün dönüş yaptık. Aracımda bulunan kapalı kutu telefonu kendim için almıştım. Kendi şahsi telefonumu sınava hazırlanan kızıma verecektim. Kızımın telefonunu ise oğluma verecektim. Fakat ikisinin de sınavı kötü geçtiğini için veremedim, daha sonra zaten tatile çıktık."
Eylem 24:
"Ben bu ifadelerimi baskı altında olduğum için söyledim. Eşimin tahliye olması için söyledim. Ben bu ifadeleri tamamen uydurdum. Ramazan Karabulut, İbrahim Tunç ve Fikret Bayram aleyhine ifade vermek zorunda kaldım. Çünkü eşim tutukluydu ve onun zor durumda olduğunu söyledikleri için böyle bir şeye başvurdum."
Cumhuriyet savcısı Tuncay Kaya'ya, "Baskı altında olduğunuz ifadeyi verdikten sonra kişilerden para aldığınızı, fakat neden şimdi almadığınızı söylediniz? Daha önce bu beyanlarda neden başvuru yapmadınız?" sorusunu yöneltti. Kaya, "Korkumdan dolayı beyanlarımı söylemedim, şimdi söylüyorum" dedi. Savcı, "Kimden korkuyorsunuz?" diye sorunca, "Devletten korkuyorum" dedi.
Özlem Yıldız Kaya Savunması
Sıra Tuncay Kaya'nın eşi Özlem Yıldız Kaya'nın savunmasında:
""Demir Demir ile ilgili şöyle bir durum var. Ben 2020'de tanıştım Demir Demir'le. Kendisi mimarlık ofisi kapsamında, Mimarlar Odası kapsamında kendisiyle ilgili 2020’de tanıştık Demir Demir Bey’le. Daha sonra biz Demir Demir Bey’le Mimarlar Odası ile ilgili beraber çalışmalarımız oldu mimari proje olarak, bu söz konusu projenin yapılmasıyla ilgili. Kendisi de Mimarlar Odası kapsamında olduğu için beraber proje çalışması yapılması yapıldığını söylediler. Ben de projeyi kabul ettim. Kollukta ifade verirken baskı yaptılar. Çünkü eşim içeride ulaşamıyorum. Ben baskı altında ifade verdim. Hatta emniyetteki bir kişi, 'Biz bu olayı 3 yıldır takip ediyoruz. Sizin ne yaptığınızı biliyoruz' dedi. Bana emniyette, 'O daireyi kaça aldın? Arabayı kaça aldın?' diye sorular sordu. Ben o an tapu göstermemiştim ya da fatura göstermemiştim ama şimdi hepsi elimde var. Ben doğrusunu söyledim. Efendim hepsini sunuyorum. Fakat bunu ifade alınırken söyleyemedim. Emeğimle aldım bunları, paramla. Ben alnımın teriyle aldım.""
Uğur Kemal Yiğit Savunması
Uğur Kemal Yiğit savunmasında, "Finike Döviz aracılığıyla benden bir miktar altın için fiyat istendi. Daha sonra ben fiyatı verdim. Uygun buldular, kabul ettiler. Sonra IBAN verdiler, IBAN'ı girdiğimde Muhittin Böcek adına olduğunu gördüm, şaşırdım. Muhittin Böcek ile bağlantım veya hiçbir sohbetim yoktur" dedi.
Ertan Karamık Savunması
Kuyumcu Ertan Karamık, Eylem 6 kapsamındaki savunmasında, "1989 yılında kuyumcu mesleğine başladım. Mali müşavirim beni ofisine çağırdı. Oğlu da vardı. Para transfer işi olduğunu söyledi. Yardımcı olmamı istedi. Bu şekilde tamam dedik. Oğlu ile para göndereceğini söyledi. Ertesi gün oğlu sırt çantasında bu parayı getirdi. Para transferi yapıldı. Mayıs ayında yine çağırdı. Yine aynı konu hakkında yardım istedi. Oğlu yine bavul ile getirdi. İki gün içerisinde transfer yaptık. Gözaltına alınmadan 20 gün önce yanıma geldi, beni dışarı çağırdı. KOM'da verdiğim son ifade doğrudur. Dışarı çıktık, yaptığımız transferler üzerine bir soru gelirse altın aldığımı ve bu akabinde para transferi olduğunu söylememi istedi. Emrullah Çavdar ve oğlu ofisime ziyarete geldi. Bu paranın kimin olduğunu söyledi. Aracı olduğum paranın Gökhan Böcek'in olduğunu ve gayri resmi defterini tuttuğunu söyledi" ifadelerini kullandı.
Serkan Çavdar Savunması
Savunmasında Serkan Çavdar şunları söyledi:
"Hakkımdakileri hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Gökhan'ı 10 yıldır tanımaktayım. Hiçbir şekilde aramızda ticari ilişki olmamıştır. Ocak 2024'ün sonlarına doğru aradı. Tanıdığım bir kuyumcu olup olmadığını sordu. O zaman müsait bir zamanında görüşmemiz gerektiğini söyledi. Daha sonra ofisime geldi yanında bir miktar parayla. Yanında bulunan parayla, altın cinsinden işlem yapılıp yapılmayacağını öğrenmemi istedi. Ben de tanıdığım Ertan Bey'i aradım konuyu aktardım. Daha sonra Gökhan'a iletişim numarasını verdi. Daha sonra Gökhan'ın şoförü olduğunu bildiğim, ismini bilmediğim kişi kuyumcuyu bulamadığını söyledi. Ben de parayı aldım. Kuyumcu Ertan Bey'e götürdüm. Daha sonra o parayla ne işlemler, transferler yapıldığını bilmiyorum. Amacım o parayı alıp kuyumcuyu götürüp Gökhan'a yardımcı olmaktı. Bir menfaatim olmadı bu işten. Daha sonra Ertan Bey babamı arayarak konuyu anlatmış. Babam da bana sordu bu konuyu, daha sonra uyardı. Bu suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum. Hiçbir şekilde Gökhan Böcek'ten gelen paradan şüphe duymadım ve o yüzden sorgulamadım. Gökhan'ın boşanma süreci ve nafaka sürecinden kaynaklı olduğunu düşünerek aldım."
Emrullah Tayfur Çavdar Savunması
Serkan Çavdar'dan sonra Emrullah Tayfur Çavdar söz aldı ve savunmasında şunları söyledi:
"Aylık 200 bin TL gelirim var, hakkımdaki suçlamayı biliyorum. Ben 35 yıldır mali müşavirim. Bu yaşıma kadar benim hakkımda suç ve suçlamama olmamıştır. Ben asla bu iddiaları kabul etmiyorum. Bu dava konusuyla ilgili uzaktan yakından alakam yok. Parasal işlemleri Ertan Bey'den öğrendim. Sonra oğluma sordum. Az önce sizlere ifade verdiği gibi anlattı. Ben oğluma, aşırı şekilde kızdım. Bir daha böyle şeyler yapmaması konusunda uyardım. Benim oğlum suç işlemek maksatıyla yapmadı, arkadaşı için yapmıştır. Ben kollukta hiçbir şekilde ifade vermedim, oğlumu korumak için daha sonra zaten adalet mercilerine bütün bilgileri söyledim. Bütün bu suçlamalar tamamen yalan. Kabul etmiyorum. Sizlerden beraatimi talep ediyorum.
Biz tahliyeli olduktan sonra Ertan Bey'e ziyarete gittik. Daha sonra Ertan Bey ve avukatı Süleyman Akın ile oturuyorlardı. Bize bağırıp çağırdı Ertan Bey. Ben de oğlumla ofisten çıktım. Arkamızdan avukatı gelerek bize şunları söyledi: 'Eğer bizim zararımızı karşılamazsanız ya tamamının yada yarısını karşılamazsanız ek ifade verip suç duyurusunda bulunacağız. 13 milyon TL vereceksiniz' diye santaj yaptı."
Duruşmanın 2. Günü Sona Erdi
Davada duruşmanın ikinci günü tamamlandı. İkinci gün için 41 sanıktan 35'inin savunması alınmak istendi, fakat 30'unun savunması mahkeme huzurunda alındı.
Antalya Büyükşehir Davası: Serkan Temuçin Bağış Trafiğini Anlattı
Muhittin Böcek İçin Demokrasi Nöbeti: Siyaset Dünyası Antalya Adliyesi'nde
Antalya Eski Emniyet Müdürü İlker Arslan: "Beni Tanımayan Kişinin İfadesiyle Tutukluyum"
Gökhan Böcek’ten Mahkemede 'Nüfuz Ticareti' Savunması


