Tayfun Akyatan Haberi / Antalya kamuoyunun yakından takip ettiği rüşvet ve yolsuzluk davasında, bugün itibarıyla adalet koridorlarında hareketli saatler yaşanıyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında toplamda 41 sanığın yargılandığı davada, aralarında görevinden uzaklaştırılan eski büyükşehir belediye başkanı Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in de bulunduğu 5'i tutuklu sanık, Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi heyeti karşısına çıktı.
Dava Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu'nda görülecek. Duruşmanın 3-4 gün sürmesi beklenirken mahkeme heyetinin Ramazan Bayramı arifesinden önce duruşmayı bitirmeyi planladığı öğrenildi.
Muhittin Böcek'e Destek İçin Adliyedeler
Siyasi yankıları Ankara’ya kadar uzanan dava için Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üst yönetimi de Antalya Adliyesi’nde çıkarma yaptı.
CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, CHP Antalya Milletvekili Sururi Çorabatır, CHP PM Üyesi Önder Kurnaz, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, Muhittin Böcek'in eski eşi ve oğlunun annesi Havva Minta, tutuksuz yargılanacak olan gelini Zühal Böcek Adliye'ye gelen ilk isimler arasında.

CHP Yönetimi ve Milletvekilleri Takip Etti
CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Meryem Gül Çiftçi Binici ile CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’in yanı sıra, Antalya milletvekilleri Cavit Arı, Aliye Coşar, Mustafa Erdem ve Aykut Kaya duruşmayı yerinde takip etti. Ayrıca CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, CHP Mersin Milletvekili Talat Dinçer, CHP PM Üyesi ve Isparta Milletvekili Yalım Halıcı, CHP İstanbul Milletvekili Doğan Demir ve CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin katıldı.
Gökan Zeybek: "Yol Arkadaşlarımızı Bu Kara Düzene Teslim Etmeyeceğiz"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, "Antalya’dayız. Yol arkadaşlarımızı bu kara düzene teslim etmeyeceğiz, zindanlardan alacağız! Antalya’nın yiğit evladı, seçilmiş Belediye Başkanı Muhittin Böcek aylardır tutuklu. Bugün davanın ilk duruşmasını takip ediyoruz. Her gün 20’den fazla ilaç kullanıyor. Şehrine büyük emek ve hizmetler kazandırmış olan Muhittin başkanımız gecikmeksizin özgürlüğüne kavuşmalıdır. Sonuna kadar arkasındayız! Bugünlerden geriye bir tek direnenler kalacak. Muhittin Böcek Başkanımız tahliye edilmeli ve özgürlüğüne kavuşmalıdır. Örgütümüzle, Belediye Başkanlarımızla, biriz, beraberiz ve dimdik ayaktayız" sözleriyle Muhittin Böcek'e destek verdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Meryem Gül Çiftçi Binici ise, "Antalya’da Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek’in yargılandığı davayı takip ediyoruz. Tüm yol arkadaşlarımızın masumiyetine sonuna kadar inanıyoruz. Uzun tutuklulukla, ek beyanlarla ve içi boş iddianamelerle seçilmiş yöneticilerimizin özgürlüklerinden mahrum bırakılmasını kabul etmiyoruz" şeklinde paylaşım yaptı.

Demokrasi Nöbeti Çağrısı Yapıldı
Antalya Adliyesi önünde sabahın erken saatlerinden itibaren başlayan yoğunluk, CHP Antalya İl Başkanlığının çağrısıyla bir "demokrasi nöbetine" evrildi. Partililer ve destekçiler saat 08.30 itibarıyla bölgede toplandı.
702 Sayfalık İddianame
Davanın temelini oluşturan 702 sayfalık kapsamlı iddianame, belediye yönetimindeki işleyişe dair ciddi suçlamaları barındırıyor. İddianamede yer alan 26 ayrı suç unsuru eylemin detayları duruşma süresince ele alınacak.

Muhittin Böcek ve Sanıklar Salona Girdi
Muhittin Böcek, jandarma eşliğinde mahkeme salonuna getirildi. Sanıklardan eski Emniyet Müdürü İlker Arslan, oğul Mustafa Gökhan Böcek de duruşma salonuna giriş yaptı. Salonda bulunan seyirciler, sanıkların girişini alkışlarla karşıladı.
"Muhittin Böcek Yalnız Değildir"
CHP eski Parti Meclis Üyesi Şengül Yeşildal, Muhittin Böcek'in duruşma salonuna girdiği anların görüntüsünü sosyal medyada, "Torosların evladı, Antalya'nın iradesi, herkesin başkanı Muhittin Böcek yalnız değildir. Halkın iradesi yargılanamaz" notuyla paylaştı.
İlk Savunma Muhittin Böcek'in
Mahkeme salonunda ilk olarak tutuklu sanıkların dinleneceği belirtildi. Duruşmada ilk savunmayı Muhittin Böcek yapacak. Böcek’in ardından oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Emniyet Müdürü İlker Arslan ve diğer tutuklu sanıkların ifadeleri alınacak.
Ümit Uysal 'Mağdur' Sıfatıyla Duruşmada
İddianamede, 'adı kullanılarak nüfuz izlenimi yaratıldığı' gerekçesiyle 'mağdur' sıfatıyla yer alan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal da duruşmaya geldi.
"Dava Mayıs'tan Önce Görülemezdi"
Mahkeme Başkanı, normalde davanın Mayıs'tan önce yapılmasının imkansız olduğunu ancak erken tarihe çekebildiklerini söyledi.
Muhittin Böcek Savunmasına Başladı
Mahkeme Başkanı, Muhittin Böcek'e, "Sağlığınız açısından isterseniz oturduğunuz yerden isterseniz sanık kürsüsünden savunma yapabilirsiniz" dedi.
Sanık kürsüsünden oturarak savunma yapmaya başlayan, ardından elindeki notlarla ayağa kalkan Muhittin Böcek, Mahkeme heyetini selamladı. Kadir Gecesi'ni kutladıktan sonra savunmasına başladı.
Muhittin Böcek savunmasına şu ifadelerle başladı:
"Öncelikle adaletin tecelli etmesini umut ediyorum. Ben bu suçlardan tahliye edileceğime inanıyorum ancak şunu belirtmeliyim ki hastalıklarım kötü bir durumda ve sağlık sorunlarımla mücadele ediyorum. İddianamede yer alan eylemlere karşı savunmamı yapmak istiyorum.
"13 yaşında babamı kaybettim, dün de 50. ölüm yıldönümü ve ilk defa ziyaret edemedim. Benim hep hedefimdi, Cumhuriyet'in 100. Yılında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı hayal ettim. Cumhurbaşkanımız seçimlerden sonra bizi Külliye'ye davet etti. 2019 yılında seçildikten sonra. Ve belediye borcunun 6 milyar olduğunu öğrenince şaşırdı. Antalya'da 2 kişiden 1'inin oyunu aldım.
İhale hiç yapmadım. 6 yıl boyunca CHP meclis üyelerinden hep şunu istedim; her belediyede denetimler olsun istedim. Görevime geldiğimden beri 1109 ihale yaptı belediye hiçbirinde benim yetkim yoktur. Akrabalarımı zengin etmek için belediye başkanlığı yapmadım. Bu yıl 84,5 milyar bütçemiz bulunuyor birçok bakanlıktan daha fazla. Namusum ve şerefim üzerine bu bütçeyi koruyacağım. Belediyenin hiçbir malını kimseye peşkeş çekmedim birileri gibi...
Şimdiye kadar 10 defa hastaneye kaldırıldım. 32 yıldır başkanlık dönemimde hiçbir zaman rapor almadım. 5 Temmuz'da tutuklanırken 12 ilaç kullanırken, şuan 22 ilaç kullanıyorum. Kalp, astım, şeker, tansiyon rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz'da alnım ak, başım dik bir şekilde tutuklandım.
Adaletin tecelli etmesini umut ediyorum. Ben bu suçlardan tahliye edileceğim ve hastalıklarım kötü bir durumda."
Muhittin Böcek iddianamede yer alan eylemlere karşı savunmaya geçti.
Eylem 1 Savunması:
"Yusuf Yadoğlu'nun şikayetlerini hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Emniyetteki ve savcılıktaki ifadelerimi aynen tekrarlıyorum. Ben sadece yaşamak istiyorum. Söz konusu ödemeler hakkında hiçbir şekilde haberim yoktur. Tüm suçlamaları reddediyorum. Kimsenin bir kuruşunda gözüm yoktur; mal beyanımdan da anlaşılacağı üzere maddi olarak böyle şeylere ihtiyacım da yoktur. Suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum."
Eylem 2:
Zeynep Kerimoğlu'na ev alınması ve borç verilmesi meselesine gelince, bu olaydan anladığım kadarıyla oğlum Gökhan Böcek ve Yusuf Yadoğlu arasında bir ticaret gerçekleşmiş. Bu konuda benim hiçbir bilgim yoktur. Daha önceki ifadelerimde de bunu açıkça belirttim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.
Eylem 4:
"Bülent Çeken ve Mete Yapar ile bir ilişkim yoktur ve bir talebim olmamıştır."
Eylem 7:
"Emin Hesapçıoğlu'nu uzun yıllardır tanırım. Emin Bey ve oğlum Gökhan Böcek'in bir arkadaşlığı vardır. Ek ifadelerde tehditvari konuştuğumu söylemiş Emin Bey. Ben kimseyi tehdit etmem. Bu yüzden suçlamalarını reddediyorum."
"Şimdi Sayın Başkanım, az önce de belirttiğim gibi, bu iddiaların tamamı asılsızdır. Benim ne belediye imkanlarını ne de kendi nüfuzumu bu tip işler için kullanmam söz konusu dahi olamaz. İddianamede bahsi geçen 'bağış' adı altındaki ödemelerin hiçbirinden haberim yoktur ve bunlar benim onayımla yapılmış işler değildir.
Ayrıca, hakkımda iddia edilen mal varlığı artışları tamamen kayıtlı, belgeli ve geçmişten gelen aile birikimlerimle ilgilidir. Haksız mal edinme suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. Ben 30 yılı aşkın süredir bu halka hizmet ediyorum, kimsenin hakkını yemedim, yedirtmem de.
Sağlık durumumun ciddiyeti ortadadır. Cezaevi koşullarında tedavimin aksaması hayati risk taşımaktadır. Bu nedenle, adaletinize güvenerek öncelikle tahliyemi, neticede de beraatimi talep ediyorum. Teşekkür ederim.
Son olarak şunu ifade etmek isterim; ben hayatım boyunca dürüstlüğü ve halka hizmeti kendime şiar edindim. Üzerime atılan bu suçlamalar sadece şahsımı değil, bana güvenen binlerce insanı ve temsil ettiğim makamı da yaralamaktadır. İddianamede geçen hiçbir eylemle doğrudan veya dolaylı bir bağım bulunmamaktadır.
Özellikle mal varlığımla ilgili yapılan spekülasyonlara karşı şunu söylemeliyim. Tüm mal varlığım şeffaftır ve her yıl düzenli olarak beyan edilmiştir. Haksız tek bir kuruşun hesabıma girmesi mümkün değildir. Bu davanın siyasi bir operasyonun parçası olduğunu düşünmek istemiyorum ve yüce Türk adaletine sonuna kadar güveniyorum.
Fiziksel durumumun elverdiği ölçüde tüm sorulara yanıt vermeye çalıştım. Tedavimin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi ve adaletin yerini bulması için tahliyemi talep ediyorum. Sabrınız ve dinlediğiniz için teşekkür ederim."
Eylem 15: Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) İddiaları
"Eylem 15; Seçim koordinasyon merkezi (SKM) masraflarının ödenmesi iddiası. Bu eyleme yönelik emniyette ve savcılıkta vermiş olduğum ifadelerimi aynen tekrar ediyorum. Benim seçim dönemi boyunca SKM giderlerinin kim veya kimler tarafından karşılandığına dair en ufak bir bilgim bulunmamaktadır. Bu tür ödemelerle veya giderlerle benim şahsen ilgilenmem veya bunları takip etmem hayatın olağan akışına terstir. Siyasi partilerin kendi mekanizmaları vardır, komisyonları vardır. Bunları onlar yürütür. Bütün siyasi partilerde bu böyledir. Dolayısıyla benim bu ödemelerle ilgili bir talimatım veya yönlendirmem söz konusu dahi olamaz. Bu asılsız iddiayı kesinlikle reddediyorum."
Eylem 16: Afiş ve Bayrak Ödemeleri
"Eylem 16; Seçim döneminde kullanılan afiş, bayrak ve promosyon malzemelerinin bedellerinin ödenmesi... Sayın başkanım, yine aynı şekilde ifade etmek isterim ki, ben bir belediye başkan adayı olarak sadece bana verilen programlara uyarım. Gidip afişin parasını kim ödedi, bayrağı kim astı, promosyonu kim dağıttı bunları bilmem, takip etmem mümkün değildir. Bunlar gönüllüler, partililer veya seçim komiteleri tarafından organize edilen ve finanse edilen konulardır. Bu konularda herhangi bir kişiye 'şunun parasını sen öde' şeklinde bir beyanım veya talimatım asla olmamıştır. Bu iddiaların da gerçekle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur."
Eylem 17: Ulaşım ve Araç Kiralama Masrafları
"Eylem 17; Seçim çalışmalarında kullanılan araçların kiralama ve yakıt masrafları ile ilgili iddialar... Bu konuda da daha önce verdiğim ifadeler geçerlidir. Sahada çalışan araçların kiralanması, bunların yakıtlarının karşılanması tamamen seçim koordinasyon merkezinin ve gönüllülerin inisiyatifinde olan konulardır. Bu süreçlerin hiçbirinde kişisel bir müdahalem veya finansal bir yönlendirmem olmamıştır. İddianamede geçen şahısların kendi aralarındaki para transferleri veya ödemeleri beni bağlamaz. Benim bu konularda en ufak bir bilgim veya dahilim yoktur."
Eylem 18 ve 19: Yemek ve Organizasyon Giderleri
"Eylem 18 ve 19; Seçim dönemi boyunca düzenlenen iftar yemekleri, toplantılar ve organizasyon giderleriyle ilgili olarak... Sayın başkanım, 32 yıllık siyasi hayatımda hiçbir zaman bir organizasyonun faturasını veya yemeğin hesabını takip eden konumda olmadım. Biz gideriz, halkımızla buluşuruz, konuşmamızı yaparız. Bu organizasyonları düzenleyenler, sponsor olanlar, gönüllü olarak katkı sağlayanlar her zaman olmuştur. Ancak benim bir iş insanına veya bir müteahhite 'şu yemeğin parasını öde' diye bir talimat vermem asla söz konusu değildir. Böyle bir ithamı reddediyorum. Bu suçlamaların tamamı varsayımlara ve dolaylı çıkarımlara dayanmaktadır."
Eylem 20: Sosyal Medya ve Tanıtım Harcamaları
"Eylem 20; Sosyal medya kampanyaları ve dijital reklam giderleri... Dijital ortamdaki reklamların nasıl yürütüldüğünü profesyonel ajanslar ve parti teşkilatımızdaki ilgili birimler ayarlar. Benim bizzat bir ajansla pazarlık yapmam veya bu ajansa yapılacak ödemeyi birilerine yönlendirmem gibi bir durum yaşanmamıştır. Bu iddia da diğerleri gibi mesnetsizdir ve şahsımı yıpratmaya yönelik bir kurgudan ibarettir."
Eylem 21 ve 22: Çeşitli Bağış ve Sponsorluk İddiaları
"Eylem 21 ve 22; Çeşitli derneklere, vakıflara veya kurumlara yapıldığı iddia edilen bağışlar ve sponsorluklar... Ben her zaman şeffaf bir yönetim anlayışını benimsedim. Belediyemizin veya şahsımın yaptığı her türlü iş ve işlem resmi kayıtlara tabidir. Gizli saklı, kayıt dışı bir işlemimiz olmamıştır. Suçlamaya konu edilen para transferleri, şahısların kendi aralarındaki ticari veya özel ilişkilerinden kaynaklanıyor olabilir. Bunların benim talimatımla yapıldığını iddia etmek büyük bir iftiradır. Tüm bu eylemlerle ilgili suçlamaları kategorik olarak reddediyorum."
Böcek'e İlker Arslan Sorusu
Mahkeme heyeti, Muhittin Böcek'e sorular yöneltti. Bunlardan biri, "Melek Hanım'a bir Rolex saat hediye edildiği iddia edilmiş fakat saat Berkay Genç'e verilmiş. Bu neden ona verildi?" oldu.
Böcek soruya ise şu cevabı verdi: "Melek Hanım'a Rolex marka saat almaya karar verdiğimde genel sekreter yardımcımız Serkan Temuçin, bu marka saatin bulunamaz, isim yazdırıp sıraya beklemek gerekiyor ama ben bir araştırayım, kısa sürede halletmeye çalışırım dedi... Saat bana getirildi. Ben de bu saati Melek Hanım'a hediye ederken, faturasının beklediğimi, ayarını yaptırmasını, şimdilik kullanmasını söyledim. Bu saati kendi imkanlarımla yaptırdım. Saat bedeli olarak da 7-8 bin euro civarında bir miktar ödedim. Kime verildiğini bilmiyorum"
Antalya eski Emniyet Müdürü İlker Arslan'ın avukatının, "İlker Bey sizlere iş insanları arasında bir torpil sağlamış mıdır?" sorusuna Muhittin Böcek, "Asla" diye cevap verdi.
Muhittin Böcek savunmasını tamamladı.
Mahkeme Başkanı, "Muhittin Bey, savunmanız tamamlanmıştır, yerinize geçebilirsiniz. Bir sonraki sanığın savunmasına geçiyoruz" dedi.

Mustafa Gökhan Böcek Savunmasına Geçildi
Muhittin Böcek'in oğlu Mustafa Gökhan Böcek savunmaya başladı:
"Sayın Başkan, değerli heyet üyeleri öncelikle adaletin tecelli edeceğine olan inancımla hepinizi saygıyla selamlıyorum. Yaklaşık altı aydır tutuklu bulunmaktayım. İddianamede şahsıma yöneltilen "nüfuz ticareti" ve "haksız mal edinme" suçlamalarını kesinlikle kabul etmiyorum.
Eylem 2 olarak belirtilen hususta, Yusuf Yadoğlu'ndan borç istediğim iddia edilmiştir. Ben Yusuf Yadoğlu'ndan borç istedim, bu doğrudur; ancak bu tamamen kişisel ve ticari bir talepti. Bence kendisi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yapılan operasyon sonrası korktuğu için böyle bir ifade vermiştir. Babam Muhittin Böcek'in benden böyle bir şey istediğini veya bu işin içinde olduğunu söylemiş; fakat böyle bir şey asla yaşanmamıştır, bu ifadeyi kabul etmiyorum.
Emin Hesapçıoğlu'nun ifadelerine gelecek olursak; kendisiyle çok sık görüşürdük, beni sürekli arardı. Genelde ofisinde bir araya gelirdik. Babamla görüşmek istediği zamanlarda beni aracı olarak kullanırdı. Söz konusu aracın parasını biz kendisine nakit olarak elden verdik. Buna rağmen daha sonra beni İcra Mahkemesi'ne vermiştir, bu aramızdaki ticari bir anlaşmazlıktır.
Şunu özellikle belirtmek isterim ki; bizim kimsenin parasına ihtiyacımız yoktur. Biz varlıklı ve köklü bir aileyiz. Hiçbir zaman babamın makamını veya ismini kullanarak "nüfuz ticareti" yapmadım, kimseye bu yönde bir telkinde bulunmadım. Suçlamaları reddediyor, tahliyemi talep ediyorum."
Mustafa Gökhan Böcek'in savunması tamamlandı.
Fazlı Ateş Savunması
İş insanı Fazlı Ateş savunmaya başladı. Ateş savunmasında şunları söyledi:
"Bülent Çeken benim uzun zamandır tanıdığım bir arkadaşımdır. Kendisiyle zaman zaman para alışverişlerimiz olmuştur. Bir maddi sıkıntım vardı, Bülent Çeken'den 4,5 milyon lira para aldım ve buna mukabil geri ödeme yapamadığım için Ankara Bilkent'te, Hukuk Sitesi'nde şu an oturduğum evimi emaneten ona verdim. Tapusunu yeğeni Muhammet Çeken'e devrettim ama şöyle bir sözleşmeyle: "Borcumu ödeyince evimi geri alırım" şeklinde. Evimin şu andaki bedeli yaklaşık 15 milyon civarındadır. Bu paralar bana borç olarak gelmiştir, öyle iş takibi şu bu vesilesiyle gelmedi. Bütün dekontlarda "borç" olarak gönderilmiştir bu paralar bana. Şu anda da Bülent Çeken'in bana borcu bulunmaktadır; evimin değeri 15 milyon, bana gelen para 6 milyon.
İddianamede okudum; demiş ki "Ben Fazlı Ateş'i dolandırıcı sahtekar olarak görüyorum, o yüzden ilişkimi kestim". Biz en son tutuklanacağı gün bile telefon görüşmesi yaptık. Ankara'da beraber ziyaretlere gitmiştik, orada beraberdik. Sürekli görüşen insanlarız çünkü evim hala onda, bizde 10 milyonluk senedim var kendisinde.
Evren Topal olayında da; Evren Topal bana geldi, Ankara'dan sevdiğim saydığım bir dostum vasıtasıyla. Buradaki ofiste dedi ki: "Abi benim bir sıkıntım var, ASAT'tan 80 milyon liralık iş yaptım, şu an hakedişlerim imzalanmıyor. Sizin Muhittin Böcek başkanla diyaloğunuz varmış". Ben de "Dostluğumuz var ama Muhittin Başkan'a sorarız" dedim. Müsait olduğu bir dönemde kendisine sordum. Sayın Başkanım da yetkili müdürlere sorarak baktırdı durumlarına ve o insanların yapmış olduğu işi sağlıklı yapmadıklarını, teknik şartnameye uymadıklarını, usulsüz iş yaptıklarını, bu yüzden imzalanmadığını beyan etti. Ben de kendilerine arz ettim, durum böyleyken o işin olmayacağını söyledim. Onlar "Yüksek Fen Kurulundan rapor aldık" dediler, ben de "O zaman ticari mahkemeye başvurun" dedim. Ben bu ara onlardan 1-2 milyon borç almıştım, 25 gün veya bir ay gecikmeli ödeyince aramızda bir gerginlik oldu. Ben bu borcu IBAN üzerinden resmi olarak iade ettim, kendileri de bunu kabul ediyor zaten.
İlker Bey ise benim 30 yıllık dostum, abim. Refah Partisi döneminden, Necmettin Erbakan hocamızın döneminden beri tanışırız. Antalya'ya gelince dostluğumuz baki kalmıştır. Bu süreçte kendisinin ufak tefek sıkıntıları oldu, ben dost olarak bunları yaptım. Bülent Çeken'in iddiası olan "Bizden alıyordu oraya veriyordu" kısmına gelince; İlker Bey diyor ki "Tarihlerine tek tek baktım, Bülent Çeken'in bana gönderdiği tarihle benim İlker Bey'e verdiğim paranın tarihinin alakası yok". Ben dostane bir borç olarak verdim.
Sonra İlker Müdürüm beni çağırdı, "Fazlı, ölüm var kalım var, kardeşiz. Benim Ankara Susuz'da bir arsam var, bunu sana satayım, değeri 5 milyon" dedi. Ben 3 milyon civarında para vermiştim zaten. Aramızda adi bir sözleşme yaptık. 2 milyon daha Sayın Müdürüme o arsadan dolayı borcum var, bittikten sonra arsanın satışını bana yapacak."
Soru-Cevaplar
Mahkeme Başkanı: Sözleşmeyi ne zaman yaptınız? Muhittin Başkanın tutuklanmasından sonra mı?
Fazlı Ateş: Ondan sonra olmuş olabilir Sayın Başkanım ama Muhittin Başkanımla alakası yok bu alışverişin. Zaman itibariyle tutuklanmasından sonra olabilir, hatırlamıyorum.
Avukat: Fazlı Bey, iddianameye göre Bülent Çeken 31 Temmuz 2025'te gözaltına alındı. Gözaltına alındıktan sonra kendisiyle görüştünüz mü?
Fazlı Ateş: Tutuklandığı gün beni telefondan kendisi de aradı. Arkadaşlığımız her zaman devam etti, HTS kayıtlarına bakılabilir.
Avukat: Bülent Çeken'in iddiasına göre siz Emniyet Müdüründen 2 milyon 600 bin lira para talep etmişsiniz, o reddedince görüşmeyi kesmişsiniz. Doğru mu?
Fazlı Ateş: Yok efendim, öyle bir şey olmadı. Ağustos ayında Antalya'da da görüştük, Ankara'da otelde de beraber oturduk, ofisinde de oturduk.
Avukat: Bülent Çeken 2022 yılından beri sizin "dolandırıcı olduğunuzu" düşündüğü için 1,5 - 2 yıl görüşmediğini söylemiş. Bir küslük oldu mu?
Fazlı Ateş: Hayır efendim, HTS kayıtlarına ve bana gönderdiği paralara bakılırsa sürekli görüşme ve ödeme trafiğimiz olduğu görülür.
Avukat: Sizin ikamet adresinizde Bülent Çeken de yaşıyor mu?
Fazlı Ateş: Kendisi sürekli misafirimizdir, Antalya'ya geldiğinde benim buradaki evimde kalıyor.
Fazlı Ateş savunmasını tamamladı.
İlker Arslan Savunması
Antalya Eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan savunması başladı. İlker Arslan görevini tamamlayarak emekliliğe ayrıldığını söyledi.
Arslan'ın savunması şöyle:
"31 yıllık meslek hayatım boyunca, bu soruşturma gereği dosyada geçen suçlamalar hiçbir zaman tarafıma yapılmamıştır. FETÖ tarafından 3 kere kumpasa uğradım. Ergenekon davalarında meslekten ihraç edilmeyle yargılandım. Meslek hayatım boyunca hiçbir zaman mağdur edebiyatı yapmadım. Bu konular hakkında hiçbir yerde bir açıklama yapmadım, ilk defa burada Antalya'da bir mahkemede söylüyorum. Her zaman, meslek hayatım boyunca dürüst ve namuslu olmuşumdur.
Yaklaşık 6 aydır tutukluyum ve tarafıma karşı verilen ifadeler gözaltına alınmadan iki gün önce verilmiş ve ondan önce verilen ifadelerde ismim dahi geçmemiştir. Benim aleyhime ifade veren şahıs, beni tanımadığını söylemiş ve tanımadığı şekilde nasıl bir suçlama yapabiliyor? Benim haberimin olmadığı konularda nasıl ben burada sanık olabiliyorum, mağdur olmam gerekirken.
Yıllardır tanıdığım ve dostum olan Fazlı Ateş Antalya'dan tek tanıdığımdı. Beklemediğim bir atama gereği Antalya'ya tayinim sonrası Ankara'da olan arsamın satışı gereği bir ticaret konuşması olmuştur. Aramızda yapılan ticaret, arsamın satışı gereğidir, hiçbir şekilde farklı bir şey yoktur."
İlker Arslan'ın savunmasını tamamlandı.
Mahkeme ara verdi. Saat 14.00'te duruşma tekrar başladı.

Muhittin Böcek İçin Demokrasi Nöbeti: Siyaset Dünyası Antalya Adliyesi'nde
Okan Kaya Savunması
Yaklaşık 7 aydır tutuklu bulunan iş insanı Okan Kaya, mahkemede yaptığı savunmada hakkındaki suçlamaları reddetti. Kaya, Akarlar firmasının sahiplerini tanımadığını, kesilen faturaların seçim sponsorlugu kapsamında olduğunu düşündüğü için düzenlendiğini söyledi. Hesabına yatırıldığı iddia edilen 100 bin doların ise kendi şirketine ait bir para olduğunu belirten Kaya, tüm işlemlerin ticari faaliyet kapsamında gerçekleştiğini savundu.
“Akarlar Firmasının Sahiplerini Tanımıyorum”
Savunmasında Akarlar firmasının sahiplerini tanımadığını ifade eden Kaya, belediyede yürüttüğü yemek işleri nedeniyle bir gün Serkan isimli kişiyle karşılaştığını anlattı. Kaya, olayın gelişimini şöyle aktardı: “Belediyede işlerim vardı. O süreçte bulunduğum bir gün Serkan Bey’i gördüm. 15 dakika sonra odasına gelmemi söyledi. İşlerimi hallettikten sonra odasına gittim. Odada baba-oğul arkadaşlar vardı. Çay kahve içip sohbet ediyorlardı.” Odada bulunan kişilerin seçim kampanyası için sponsor olduklarını söylediklerini belirten Kaya, şirket bilgilerini vererek kendisinden fatura kesmesini istediklerini ifade etti.
“Fatura Bilgilerini Aldım ve Çıktım”
Kaya, görüşmenin kısa sürdüğünü belirterek şunları söyledi: “Ben oturmadım, ayakta konuştum. Fatura bilgilerini aldım ve odadan çıktım. Belediyedeki işlerimi bitirdikten sonra faturamı kestim. e-fatura olduğu için sisteme düştükten sonra ne zaman ödeme yaptıklarını bilmiyorum.” Kendisinin firma yetkilileriyle doğrudan bir iletişimi olmadığını dile getiren Kaya, telefon numaralarını almadığını ve onları aramadığını belirtti.
“Yolda Görsem Tanımam”
Savunmasında sponsorluk kapsamında birkaç kez daha fatura kesmesinin istendiğini anlatan Kaya, bu talepler üzerine tekrar fatura düzenlediğini söyledi. Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben kendilerini hiç aramadım. Tekrar söylüyorum; yolda görsem tanımam. Sponsorluk ödemesinin neden yapıldığını da bilmiyorum. Ancak odada gördüğüm samimi ortam nedeniyle beni kuşkulandıracak bir durum hissetmedim.”
“30 Gün İçinde Birçok Seçim Organizasyonunda Çalıştım”
Ses, ışık, sahne ve teknik hizmetler alanında çalıştığını belirten Kaya, kısa süre içinde çok sayıda yerel ve genel seçim organizasyonunda hizmet verdiğini söyledi. Bu çalışmaların ticari faaliyet kapsamında yürütüldüğünü ifade eden Kaya, herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını savundu.
“100 Bin dolar İddiasını Kabul Etmiyorum”
Kaya, soruşturma sırasında kendisine yöneltilen 100 bin dolarlık para transferi iddiasını da reddetti. İfadesinde kendisine 15 Kasım’da hesabına 100 bin dolar yatırıldığı ve bu paranın Ekrem adlı kişi tarafından verildiği iddiasının yöneltildiğini belirten Kaya, bu suçlamayı kabul etmediğini söyledi. “Kesinlikle böyle bir şey yok. Ben para almadım. Aldığım her ödemenin faturası vardır” diyen Kaya, HTS kayıtlarının incelenmesini talep ettiğini ancak bu kayıtların dosyaya sunulmadığını öne sürdü.
“Ekrem Benimle Siyasi Konular İçin Görüşmek İstedi”
Savunmasında Ekrem isimli kişiyle yaptığı görüşmelere de değinen Kaya, ilk görüşmenin bir reklam anlaşması için planlandığını söyledi. Ancak görüşmede farklı konuların gündeme geldiğini belirten Kaya, şu ifadeleri kullandı: “Kendisi bana Adalet ve Kalkınma Partisi’nden Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacağını söyledi. Televizyon kanalım ve çevrem aracılığıyla kendisini tanıtmamı istedi.” Bu talepler üzerine rahatsız olduğunu ifade eden Kaya, ticari bir görüşme yapılmadığını ve daha sonra kendisine randevu vermediğini dile getirdi.
“100 Bin Dolar Kendi Şirketimle İlgili İşlem”
Hesabına yatırıldığı belirtilen 100 bin doların kendi şirketine ait para olduğunu savunan Kaya, bu paranın şirket hesabına yatırıldıktan sonra başka bir firmaya olan borcun ödenmesinde kullanıldığını söyledi. Kaya, söz konusu paranın ticari bir işlem olduğunu belirterek iddialarla ilgisi bulunmadığını ifade etti.
“Suçlamaları Kabul Etmiyorum”
Mahkemede yaptığı savunmanın sonunda Kaya, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek adaletin ortaya çıkacağına inandığını söyledi.
Ara Karar Ne Zaman?
Diğer yandan mahkeme heyetinin, ara kararı arefe günü ya da arefeden bir gün önce vereceği öğrenildi. Bu kararda tahliye talepleri ve beraat talepleri açıklanacak ve son savunmalar alınacak.
Zeynep Kerimoğlu Savunması
Gökhan Böcek'in eski eşi Zeynep Kerimoğlu, duruşmada şu savunmayı yaptı:
"Evliliğimin 2. ayında zina nedeniyle karşılıklı anlaşarak boşanma davası başlattık. Boşanmanın karşılığında bir protokol yaptık. 80 milyon TL ile alakalı, boşanmadan bir gün önce verildi. Biz de avukatlarımız ile birlikte adliyeye gittik ve boşandık. Boşanma protokolü nedeniyle İstanbul'a taşındım, oradaki evimin kiralarını o ödedi. Finike Döviz aracılığıyla yapılan işlemlerde yanımda Gökhan bulundu. Bütün işlemleri birlikte yaptık fakat suçlamaları kabul etmiyorum."
Zuhal Böcek Savunması
Muhittin Böcek'in gelini ve Gökhan Böcek'in eşi Zuhal Böcek, ilk duruşmaya katıldı. Tutuksuz yargılanan Böcek, yaptığı savunmada şu ifadeleri kullandı:
"Eylem 4'te oğlum Aslan Böcek hakkında suçlama var. O evin alınmasıyla ilgili o dönem kirada oturuyordum. Kiralar o dönem çok yüksekti. Gökhan'ın yardımıyla o eve sahip oldum.
"Eylem 4'te oğlum Aslan Böcek hakkında suçlama var. O evin alınmasıyla ilgili o dönem kirada oturuyordum. Kiralar o dönem çok yüksekti. Gökhan'ın yardımıyla o eve sahip oldum.
Ablam 25 yıldır Avusturya vatandaşıdır. Onun hiçbir alakası yoktur. İddianamedeki geçen bütün araçlar alınırken birikimlerinden ziyada arada kalan eksikliği Gökhan karşılamıştır. Nasıl, nereden, ne şekilde karşıladığını bilmiyorum. En son alınan Range Rover markalı aracın doğum yaptığım için, doğum hediyesi olarak alındığını düşünüyorum."
Yıldız Maktav Savunması
Zuhal Böcek'in ablası Yıldız Maktav savunmasında, "Hakkımdaki suçlamaları biliyorum. İddia edilen aracı çocuğuna baktığım için hediye olarak almıştır. Ben kız kardeşimle yaşıyorum. Onun çocuklarına bakıyorum. Ben evdeyken, kardeşim ve Gökhan Böcek beni aşağı çağırdı ve araba aldıklarını söylediler. Nasıl aldığını, nereden aldığını bilmiyorum" dedi.
Onur Nasuh Savunması
Gökhan Böcek'in şoförü olduğu iddia edilen, belediye çalışanı Onur Nasuh ise savunmasında, "2022 yılında Gökhan Böcek'in şoförü olarak her işini yapıyordum. Gökhan Böcek, Zeynep Kerimoğlu, avukatlar, Bülent Çeken ve Mete Yapal Finike Döviz'e gittik. Daha sonra o miktarlar sonrası, adliyeye gittik imzalar atıldı. O paranın Bülent Çeken'den alındığını biliyorum. Ben Bülen Çeken'i belediye ile iş yaptığımdan tanırım. Fakat bu paranın neden alındığını, nasıl alındığını, borç için mi alındığını bilmiyorum. Verilen talimatlar yerine getirilmiş, yapılan işlemlerin hepsi Gökhan Böcek talimatıyla gerçekleştirilmiştir. Bülent Çeken ve Mete Yapal'dan alınan parayı boşanmak için Zeynep Kerimoğlu'na verilmesi için alındığını ve belediyeden ihale alması için alındığını duydum." ifadelerini kullandı.
Yusuf Nasuh Savunması
Onur Nasuh'un kardeşi Yusuf Nasuh, "Ben belediyede, özel kalemde şoförüm. bana ne derlerse sorgulamadan yaparım. Gökhan Böcek o gün, mahkemeye gideceğiz, diye evden almamı istediler. Ben de aldım. Daha sonra Finike Döviz'e gittik. O içeri girdi, ben aşağıda bekledim. Sonra yukarıdan poşetleri indirmem söylendi. Poşetleri indirdim, ne olduğunu bilmem. O gün Gökhan Bey'in eski eşi Zeynep Kerimoğlu'nu gördüm. Daha sonra adliyeye gittik. Bülent Çeken ve Mete Yapal'ı tanımam etmem. Sadece daha sonra öğrendim. Döviz ve altın bozdurulmasına şahit olmadım" şeklinde savunma yaptı.
Furkan Soral Savunması
Tutuksuz sanık Furkan Soral savunmasında, "Gökhan Böcek yıllardır arkadaşımdır. Kaş'ta bir arsa almamı söyledi. Daha sonra orayı akaryakıt istasyonuna çevirebileceğini belirtti. Gökhan Böcek, ruhsat işlerinin kolay olmadığını, normalde 30-40 milyon TL veya belediye 5-6 adet kamyon alınması gerektiğini belirtti. 'Ama sen yakın arkadaşım olduğundan' dedi, bu işleri çözebileceğini söyledi. Gökhan'ın belediyede Serkan Temuçin'in odasının yanında bulunan özel bir odası bulunuyordu. Ben arsa karşılığında Finike Döviz'e 15 milyon TL yatırdım" dedi.
Duruşmanın İlk Günü Tamamlandı, Yarın Devam Edecek
Mahkeme, bugünkü duruşmayı sona erdirdi. Yarın (17 Mart 2026 Salı) tutuksuz sanıkların savunmalarıyla dava devam edecek. Duruşma saat 09.30'da başlayacak.
Gökhan Böcek’ten Mahkemede 'Nüfuz Ticareti' Savunması
Antalya Eski Emniyet Müdürü İlker Arslan: "Beni Tanımayan Kişinin İfadesiyle Tutukluyum"
"Yaşamak İstiyorum" Diyen Muhittin Böcek'ten Tarihi Savunma: Ödemelerden Haberim Yok
