Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
20°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Serkan Temuçin Bağış Trafiğini Anlattı

Serkan Temuçin Bağış Trafiğini Anlattı

Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik açılan davanın ikinci gününde, eski Genel Sekreter Yardımcısı Serkan Temuçin, savunmasında bağış trafiğini anlattı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik açılan davanın ikinci gününde, eski Genel Sekreter Yardımcısı Serkan Temuçin, savunmasında bağış trafiğini anlattı.

KAYNAK: Tayfun Akyatan
Serkan Temuçin Bağış Trafiğini Anlattı

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla açılan davanın duruşması, tutuksuz sanıkların dinlenmesiyle devam etti.

Antalya'daki soruşturma kapsamında bir süre tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılan ve görevinden istifa eden eski Genel Sekreter Yardımcısı Serkan Temuçin, mahkemedehakkındaki suçlamalara yanıt verdi.

İtirafçı olduğu öne sürülen Serkan Temuçin, savunmasında belediye içindeki finansal işleyişe dair çarpıcı detaylar paylaştı. Seçim çalışmaları, sponsorluk ödemeleri ve vakıf bağışları adı altında dönen trafik hakkında konuşan Temuçin, bazı iddiaları reddetti ancak nakit akışındaki rolünü açıkça anlattı.

Serkan Temuçin Savunması

Davanın merkezindeki isimlerden biri olan Temuçin, özellikle inşaat projeleri ve imar planı değişiklikleri üzerinden sağlanan kaynakların nasıl yönetildiğine dair önemli açıklamalarda bulundu:


Eylem 1:

"Başkanım, birinci konuda Anadolu Reklam'a 475 bin lira paradan bahsediliyor. Burada Sezgin Köysüren isimli şahıs, benim seçim zamanında her gün yanına gittiğimi, kendisini de ziyaret etmesi konusunda kendisine telkinde bulunduğumu söylüyor. Bunun üzerine Anadolu Reklam'a 475 bin lira para yatırdığını iddia ediyor. Ancak ben Sezgin Köysüren'le seçimden önce hiç tanışmamıştım, konuşmamıştım. Ben Anadolu Reklam'la seçim zamanı çalıştığımı biliyorum, faaliyetlerimin olduğunu biliyorum. Bunların faturaları bende mevcut, bende mevcutları olarak size hepsini beyan ettim zaten. Yani bu iddiayı kabul etmiyorum, öyle bir şey olmadı. Kendisi hesap hareketlerinden böyle bir para yaptığını söylüyor ama Anadolu Reklam için yaptığını söylüyor. Ben hiçbir şey söylemedim kendisine. Soruşturma aşamasında öğrenmiş olduk bunları."

"ANTEPE'de Alacağım Dükkanın Pazarlığını Yaptık"

Eylem 14:

"Yine Sezgin Köysüren'le, yani Ekpa İnşaat'tan alınan dükkanlarla alakalı bir konu var. Şimdi bu konu şöyle gelişti: Ben Sezgin Bey'i İsmail Erdönmüş'le yapmış olduğumuz görüşmede, bana başkanımızın dükkan alacağını, seçim zamanında kullanmak üzere dükkan alacağını, bizim de birer tane maliyetine alabileceğimizi söyledi. Bunun üzerine ben de tamam o zaman dükkan bakayım, kontrolünü yapayım dedim. Bir tanesini üzerine alacağını düşünerekten hemen daha başlamadan dükkan alımının ekonomik olacağını düşünerekten ben de olabilir dedim. Daha sonra ilerleyen süreçte ANTEPE'nin, MarkAntalya dediğimiz ANTEPE'nin ofisinde üçümüz bir araya geldik. Ve burada konuşmamızda sadece alacağım, satın alacağım mahalli pazarlığı yapıyoruz. Sezgin Köysüren bu dükkanı kaça alacağını, başkanımıza ne kadar dükkan verileceği, dükkan-daire, başkanımıza kaç tane dükkan verileceği ile ilgili bir pazarlık yaptığımızdan bahsedecek; asla böyle bir şey olmadı. Biz Sezgin Köysüren'le böyle bir şey konuşmadık.

Benim Sezgin Köysüren ve İsmail Bey'in olduğu bir yerde bir araya gelmemizin sebebi satın alacağım dükkanın fiyatını konuşmak üzereydi. Ve burada o pazarlığını yaptık. O zaman iskân aşamasında 2 milyon lira olan dükkana, ben daha başlamadan temel aşamasındayken, o zamanki dolar kuru üzerinden söylüyorum 1 milyon 150 bin lira diye anlaştık. Dolar kuru üzerinden kendisi de uygun olduğunu söyledi. Evet, dolar kuru arasındaki farktan dolayı fiyatlarda bir çeşitlilik olabilir ama bu bedel üzerine anlaştık ve ben bu bedeli kendisine verip dükkanı satın aldım. Satın almış olduğum dükkanın parasını İsmail Erdönmüş'e parça parça verdim. Oradaki para daha sonra bu dükkanın yapımında, bu para da Sezgin Köysüren'e ödendi. Zaten İsmail Erdönmüş'ün de Sezgin Köysüren'in beyanında da almış olduğum dükkanın fiyatının ödendiği görülüyor. Sezgin Köysüren ifadesinde şöyle bir şey kullanmış: Demiş ki 'Serkan Temuçin inşaatına sürekli personel gönderirdi, işini yavaşlatmıştı, durdurmuştu. Bu sorunu çözmek adına ben dükkanı kabul ettim, başkan için istediği dükkanları verdi' gibi bir ifade kullanmış. Ancak benim bir komisyonu, personeli gönderecek, o işi kontrol edecek, öyle bir baskı yapacak bir gücüm de bulunmamaktadır. Ben o dönemde Kentsel Dönem Dairesi Başkanı olarak çalışıyorum. Kentsel Dönem Dairesi Başkanlığı'nın da bu inşaatlarda bir sorumluluğu, bir görevi, yetkisi bulunmamaktaydı. Kendisi de daha önceden dükkan alacağım, dükkan sahibi olmak teklifi bana gelmişti. Ben de onun üzerine beraber dükkan satın aldım. Satın almış olduğum dükkanı daha sonra kendim almak istemedim. Belediyeci olduğum için yani belediyenin denetiminde olan bir yerde dükkan sahibi olmanın başkanlık olarak hoşuma gitmeyeceği ya da hakkımda böyle sıkıntılar olabileceği düşüncesiyle direkt tapusunu devralmadan satış yaptım. Fırat Akküre isminde bir arkadaşımızla bununla beraber konuştuk, pazarlık yaptık. 2 milyon liraya anlaştık, parça parça ondan aldım parayı. Tapu zamanı geldiği zaman da dükkanın direkt tapusunun Fırat Akküre'ye devredilmesini istedim."

antalya-buyuksehir-davasi-serkan-temucin-bagis-trafigini-anlatti

İmar Planı Değişiklikleri: 'Belediyeye İki Kamyon Bağışlayalım'

Eylem 15:

"Kontev'e yatırılan paralarla alakalı. Şimdi birincisi TR Invest konusunu konuşalım. TR Invest firmasının belediyemizde bir planı vardı. Döşemealtı'nda, yanlış hatırlamıyorsam Çıplaklı Mahallesi'nde bölgesel bir plan değişikliği yapılıyordu. Bu planın Döşemealtı Belediyesi kendi meclisinden geçirmiş, Büyükşehir Meclisi'nden onaylanması gerekiyordu. Burada emsal ve kat artışı vardı ama bir parsel özelinde değil, bölgesel bir plan değişikliği vardı. Bu konuyla ilgili abimin benden yardım istemesiyle beraber Ekrem Gürsel, TR Invest sahibi olduğunu söylemişti bana. Kendisi yanıma geldi. Bu planın ne aşamada olduğunu benden öğrenmek istedi. Ben de daire başkanını arayıp sürecin ne aşamada olduğunu sordum. Hatta o süreçte imar komisyonu raporu da olumlu olarak çıkmıştı. Ben de Ekrem Bey'e bu işin olacağını, hızlanacağını söyledim ama kendisine de belediyeye bir katkısı olsa iyi olacağını söyledim. Ne yapabiliriz dediğinde belediyeye bir kamyon bağışlarsa iyi olur dedim. O da 'Ortaklarıma bir danışayım' dedi. Cevdet Yücel isminde ortağını aradı, o da dedi ki 'Bir kamyon bağışlayalım, belediyemize katkı olur' dedi. Tamam dedik, bu konuda anlaştık. Daha sonra başkanımıza da not verdim bu konuyu. O da 'tamam iyi olmuş' dedi 'belediyeye bir katkı olur.' Daha sonra Mehmet Çetinkaya ile bir ortamda karşılaştık, 'Biraz düşemez miyiz?' dedi. Başkanımızla konuştum, o da 'Tamam biraz düşürelim' dedi. 'Okan Kaya'ya yönlendirelim' dedi. Tasarruf tedbirlerinden dolayı harcamaları kısmıştık. Bu tarz konser, miting etkinlikleri sponsorlarla ödüyorduk. Aradan birkaç gün geçti, Mehmet Çetinkaya, 'Ben bu işi hallederim' dedi. Ancak para yatırıldı mı, yatırılmadı mı bilmiyorum. 'Bu parayı yatırmazsa işler yürümez' gibi bir söylemim olmadı. Zaten planlar bitmişti o zamana kadar."

"20 Bin Doları Başkana İlettim, 15 Bin Doları Kendi İhtiyaçlarım İçin Kullandım"

Eylem 16:

"Diğer konu da Salih Akar konusu. Salih Akar'ın da inşaatları devam ediyordu, Kültür Merkezi vardı belediyemizin. Seçim döneminden beri gelen, Muhittin Böcek başkanımız döneminde başlayan bir inşaat süreci vardı. Daha sonra bizim dönemimizde inşaat ilerlemeye başladı ancak belediyenin ekonomik durumundan dolayı bütün inşaatlara belli miktarda para ödeniyordu. Bir gün Salih Akar yanıma gelip bu inşaatı devam ettiremeyeceğini, şantiyeyi bu şekilde bitiremeyeceğini söyledi bana. Ben de başkanımızla görüşebileceğimi söyledim. Bu projenin önemli olduğunu, özellikle düğün salonu kısmının yetiştirilmesini istediğini söyledi başkanımız. 'O zaman ödemesini hızlandıralım, inşaatı bitirsin, bize yetiştirsin' dedi. Bunun üzerine Salih Akar teşekkür etti. Daha sonraki konuşmamızda dedik ki 'bizim de seçim etkinlikleri yapıyoruz, sponsorlarımız oluyor, sen de bize yardımcı olursan iyi olur' dedik. O da tamam dedi. Okan Kaya ile irtibatlandırdım kendisini. Birkaç sefer parça parça seçim için yardımcı oldu kendisi. 25 bin dolar ihtiyacımız olduğunu söyledik kendisine, o da tamam dedi ve 35 bin dolar olarak getirdi. 20 bin dolarını başkana ilettim. 15 bin doları da kendi ihtiyaçlarım için kullandım."

Vakıf Bağışları

Eylem 26:

"Halil Karaca, Yavuz Selim Şarvanoğlu'ndan alındığı iddia edilen bir para var. Ben belediyede Genel Sekreter Yardımcısı olduğumda, kentsel tasarım, imar daire başkanlığı bana bağlıydı. İşlerini hızlandırmak isteyen müteahhitler yanıma geliyordu. Kontev vakfına bir bağışta bulunması talebinde bulundum. Bu müteahhitlerden alınan bağış olarak kaydedildi. Halil Karaca'ya da bu konuda yardımcı olacağımı söylediğim zaman, dükkan iskanı konusunda, Kontev'e bir bağış yaparsa iyi olacağını söyledim. O da tamam dedi. Ancak daha sonra Halil Karaca benim ismimi kullanarak Yavuz Selim Şarvanoğlu'ndan 300 bin lira da nakit para istemiş. Halil Karaca parayı kendi ihtiyaçları için kullandığını söylemiş. Kendisinden şikayetçiyim bu yalan beyanından dolayı.

Önceki verdiğim plan ifadesinden tam tarihlerini hatırlamadığım için hapisten çıktıktan sonra detaylıca baktım. Zaten bu planlamalar meclislerden geçmiş. Biz başkanımızla zaten daha sonra görüştük bu konu hakkında. Daha önceki ifademi, tam hatırlamadığım için yanlış verdim. Şu anki ifadem doğrudur."

Rolex Sorusu

Hakim, Serkan Temuçin'e, Muhittin Böcek'in seninle Rolex marka saat alımında bir görüşmesi oldu mu ve Berkay Genç vermeni istedi mi?" sorusunu yöneltti. Temuçin, "Hayır böyle bir görüşme olmadı" yanıtını verdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız