Tayfun Akyatan Haberi / Antalya kamuoyunun gözünün çevrildiği 41 sanıklı Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında, duruşma süreci başladı.
Görevinden uzaklaştırılan eski büyükşehir belediye başkanı Muhittin Böcek, Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi heyeti karşısına çıktı, duruşma salonunda yaptığı açıklamada öncelikle sağlık durumuna ve adalete olan güvenine vurgu yaptı.
Muhittin Böcek'in Savunması
Mahkeme Başkanı, Muhittin Böcek'e, "Sağlığınız açısından isterseniz oturduğunuz yerden isterseniz sanık kürsüsünden savunma yapabilirsiniz" dedi.
Sanık kürsüsünden oturarak savunma yapmaya başlayan, ardından elindeki notlarla ayağa kalkan Muhittin Böcek, Mahkeme heyetini selamladı. Kadir Gecesi'ni kutladıktan sonra savunmasına başladı.
Muhittin Böcek savunmasına şu ifadelerle başladı:
"Öncelikle adaletin tecelli etmesini umut ediyorum. Ben bu suçlardan tahliye edileceğime inanıyorum ancak şunu belirtmeliyim ki hastalıklarım kötü bir durumda ve sağlık sorunlarımla mücadele ediyorum. İddianamede yer alan eylemlere karşı savunmamı yapmak istiyorum.
"13 yaşında babamı kaybettim, dün de 50. ölüm yıldönümü ve ilk defa ziyaret edemedim. Benim hep hedefimdi, Cumhuriyet'in 100. Yılında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı hayal ettim. Cumhurbaşkanımız seçimlerden sonra bizi Külliye'ye davet etti. 2019 yılında seçildikten sonra. Ve belediye borcunun 6 milyar olduğunu öğrenince şaşırdı. Antalya'da 2 kişiden 1'inin oyunu aldım.
İhale hiç yapmadım. 6 yıl boyunca CHP meclis üyelerinden hep şunu istedim; her belediyede denetimler olsun istedim. Görevime geldiğimden beri 1109 ihale yaptı belediye hiçbirinde benim yetkim yoktur. Akrabalarımı zengin etmek için belediye başkanlığı yapmadım. Bu yıl 84,5 milyar bütçemiz bulunuyor birçok bakanlıktan daha fazla. Namusum ve şerefim üzerine bu bütçeyi koruyacağım. Belediyenin hiçbir malını kimseye peşkeş çekmedim birileri gibi...
Şimdiye kadar 10 defa hastaneye kaldırıldım. 32 yıldır başkanlık dönemimde hiçbir zaman rapor almadım. 5 Temmuz'da tutuklanırken 12 ilaç kullanırken, şuan 22 ilaç kullanıyorum. Kalp, astım, şeker, tansiyon rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz'da alnım ak, başım dik bir şekilde tutuklandım.
Adaletin tecelli etmesini umut ediyorum. Ben bu suçlardan tahliye edileceğim ve hastalıklarım kötü bir durumda."
Muhittin Böcek iddianamede yer alan eylemlere karşı savunmaya geçti.
Eylem 1 Savunması:
"Yusuf Yadoğlu'nun şikayetlerini hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Emniyetteki ve savcılıktaki ifadelerimi aynen tekrarlıyorum. Ben sadece yaşamak istiyorum. Söz konusu ödemeler hakkında hiçbir şekilde haberim yoktur. Tüm suçlamaları reddediyorum. Kimsenin bir kuruşunda gözüm yoktur; mal beyanımdan da anlaşılacağı üzere maddi olarak böyle şeylere ihtiyacım da yoktur. Suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum."
Eylem 2:
Zeynep Kerimoğlu'na ev alınması ve borç verilmesi meselesine gelince, bu olaydan anladığım kadarıyla oğlum Gökhan Böcek ve Yusuf Yadoğlu arasında bir ticaret gerçekleşmiş. Bu konuda benim hiçbir bilgim yoktur. Daha önceki ifadelerimde de bunu açıkça belirttim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.
Eylem 4:
"Bülent Çeken ve Mete Yapar ile bir ilişkim yoktur ve bir talebim olmamıştır."
Eylem 7:
"Emin Hesapçıoğlu'nu uzun yıllardır tanırım. Emin Bey ve oğlum Gökhan Böcek'in bir arkadaşlığı vardır. Ek ifadelerde tehditvari konuştuğumu söylemiş Emin Bey. Ben kimseyi tehdit etmem. Bu yüzden suçlamalarını reddediyorum."
"Şimdi Sayın Başkanım, az önce de belirttiğim gibi, bu iddiaların tamamı asılsızdır. Benim ne belediye imkanlarını ne de kendi nüfuzumu bu tip işler için kullanmam söz konusu dahi olamaz. İddianamede bahsi geçen 'bağış' adı altındaki ödemelerin hiçbirinden haberim yoktur ve bunlar benim onayımla yapılmış işler değildir.
Ayrıca, hakkımda iddia edilen mal varlığı artışları tamamen kayıtlı, belgeli ve geçmişten gelen aile birikimlerimle ilgilidir. Haksız mal edinme suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. Ben 30 yılı aşkın süredir bu halka hizmet ediyorum, kimsenin hakkını yemedim, yedirtmem de.
Sağlık durumumun ciddiyeti ortadadır. Cezaevi koşullarında tedavimin aksaması hayati risk taşımaktadır. Bu nedenle, adaletinize güvenerek öncelikle tahliyemi, neticede de beraatimi talep ediyorum. Teşekkür ederim.
Son olarak şunu ifade etmek isterim; ben hayatım boyunca dürüstlüğü ve halka hizmeti kendime şiar edindim. Üzerime atılan bu suçlamalar sadece şahsımı değil, bana güvenen binlerce insanı ve temsil ettiğim makamı da yaralamaktadır. İddianamede geçen hiçbir eylemle doğrudan veya dolaylı bir bağım bulunmamaktadır.
Özellikle mal varlığımla ilgili yapılan spekülasyonlara karşı şunu söylemeliyim. Tüm mal varlığım şeffaftır ve her yıl düzenli olarak beyan edilmiştir. Haksız tek bir kuruşun hesabıma girmesi mümkün değildir. Bu davanın siyasi bir operasyonun parçası olduğunu düşünmek istemiyorum ve yüce Türk adaletine sonuna kadar güveniyorum.
Fiziksel durumumun elverdiği ölçüde tüm sorulara yanıt vermeye çalıştım. Tedavimin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi ve adaletin yerini bulması için tahliyemi talep ediyorum. Sabrınız ve dinlediğiniz için teşekkür ederim."
Eylem 15: Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) İddiaları
"Eylem 15; Seçim koordinasyon merkezi (SKM) masraflarının ödenmesi iddiası. Bu eyleme yönelik emniyette ve savcılıkta vermiş olduğum ifadelerimi aynen tekrar ediyorum. Benim seçim dönemi boyunca SKM giderlerinin kim veya kimler tarafından karşılandığına dair en ufak bir bilgim bulunmamaktadır. Bu tür ödemelerle veya giderlerle benim şahsen ilgilenmem veya bunları takip etmem hayatın olağan akışına terstir. Siyasi partilerin kendi mekanizmaları vardır, komisyonları vardır. Bunları onlar yürütür. Bütün siyasi partilerde bu böyledir. Dolayısıyla benim bu ödemelerle ilgili bir talimatım veya yönlendirmem söz konusu dahi olamaz. Bu asılsız iddiayı kesinlikle reddediyorum."
Eylem 16: Afiş ve Bayrak Ödemeleri
"Eylem 16; Seçim döneminde kullanılan afiş, bayrak ve promosyon malzemelerinin bedellerinin ödenmesi... Sayın başkanım, yine aynı şekilde ifade etmek isterim ki, ben bir belediye başkan adayı olarak sadece bana verilen programlara uyarım. Gidip afişin parasını kim ödedi, bayrağı kim astı, promosyonu kim dağıttı bunları bilmem, takip etmem mümkün değildir. Bunlar gönüllüler, partililer veya seçim komiteleri tarafından organize edilen ve finanse edilen konulardır. Bu konularda herhangi bir kişiye 'şunun parasını sen öde' şeklinde bir beyanım veya talimatım asla olmamıştır. Bu iddiaların da gerçekle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur."
Eylem 17: Ulaşım ve Araç Kiralama Masrafları
"Eylem 17; Seçim çalışmalarında kullanılan araçların kiralama ve yakıt masrafları ile ilgili iddialar... Bu konuda da daha önce verdiğim ifadeler geçerlidir. Sahada çalışan araçların kiralanması, bunların yakıtlarının karşılanması tamamen seçim koordinasyon merkezinin ve gönüllülerin inisiyatifinde olan konulardır. Bu süreçlerin hiçbirinde kişisel bir müdahalem veya finansal bir yönlendirmem olmamıştır. İddianamede geçen şahısların kendi aralarındaki para transferleri veya ödemeleri beni bağlamaz. Benim bu konularda en ufak bir bilgim veya dahilim yoktur."
Eylem 18 ve 19: Yemek ve Organizasyon Giderleri
"Eylem 18 ve 19; Seçim dönemi boyunca düzenlenen iftar yemekleri, toplantılar ve organizasyon giderleriyle ilgili olarak... Sayın başkanım, 32 yıllık siyasi hayatımda hiçbir zaman bir organizasyonun faturasını veya yemeğin hesabını takip eden konumda olmadım. Biz gideriz, halkımızla buluşuruz, konuşmamızı yaparız. Bu organizasyonları düzenleyenler, sponsor olanlar, gönüllü olarak katkı sağlayanlar her zaman olmuştur. Ancak benim bir iş insanına veya bir müteahhite 'şu yemeğin parasını öde' diye bir talimat vermem asla söz konusu değildir. Böyle bir ithamı reddediyorum. Bu suçlamaların tamamı varsayımlara ve dolaylı çıkarımlara dayanmaktadır."
Eylem 20: Sosyal Medya ve Tanıtım Harcamaları
"Eylem 20; Sosyal medya kampanyaları ve dijital reklam giderleri... Dijital ortamdaki reklamların nasıl yürütüldüğünü profesyonel ajanslar ve parti teşkilatımızdaki ilgili birimler ayarlar. Benim bizzat bir ajansla pazarlık yapmam veya bu ajansa yapılacak ödemeyi birilerine yönlendirmem gibi bir durum yaşanmamıştır. Bu iddia da diğerleri gibi mesnetsizdir ve şahsımı yıpratmaya yönelik bir kurgudan ibarettir."
Eylem 21 ve 22: Çeşitli Bağış ve Sponsorluk İddiaları
"Eylem 21 ve 22; Çeşitli derneklere, vakıflara veya kurumlara yapıldığı iddia edilen bağışlar ve sponsorluklar... Ben her zaman şeffaf bir yönetim anlayışını benimsedim. Belediyemizin veya şahsımın yaptığı her türlü iş ve işlem resmi kayıtlara tabidir. Gizli saklı, kayıt dışı bir işlemimiz olmamıştır. Suçlamaya konu edilen para transferleri, şahısların kendi aralarındaki ticari veya özel ilişkilerinden kaynaklanıyor olabilir. Bunların benim talimatımla yapıldığını iddia etmek büyük bir iftiradır. Tüm bu eylemlerle ilgili suçlamaları kategorik olarak reddediyorum."
Böcek'e İlker Arslan Sorusu
Mahkeme heyeti, Muhittin Böcek'e sorular yöneltti. Bunlardan biri, "Melek Hanım'a bir Rolex saat hediye edildiği iddia edilmiş fakat saat Berkay Genç'e verilmiş. Bu neden ona verildi?" oldu.
Antalya eski Emniyet Müdürü İlker Arslan'ın avukatının, "Muhittin Böcek, İlker Bey sizlere iş insanları arasında bir torpil sağlamış mıdır?" sorusuna Muhittin Böcek, "Asla" diye cevap verdi.
Muhittin Böcek savunmasını tamamladı.
Mahkeme Başkanı, "Muhittin Bey, savunmanız tamamlanmıştır, yerinize geçebilirsiniz. Bir sonraki sanığın savunmasına geçiyoruz" dedi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Davası 1. Duruşma: Muhittin Böcek ve Sanıklar Hakim Karşısında
Gökhan Böcek’ten Mahkemede 'Nüfuz Ticareti' Savunması
Antalya Eski Emniyet Müdürü İlker Arslan: "Beni Tanımayan Kişinin İfadesiyle Tutukluyum"