Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
20°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya Eski Emniyet Müdürü: "Beni Tanımayan Kişinin İfadesiyle Tutukluyum"

Antalya Eski Emniyet Müdürü: "Beni Tanımayan Kişinin İfadesiyle Tutukluyum"

Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davada savunma yapan eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu ve Fazlı Ateş ile ticari ilişkilerinin arsa satışı kaynaklı olduğunu söyledi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davada savunma yapan eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu ve Fazlı Ateş ile ticari ilişkilerinin arsa satışı kaynaklı olduğunu söyledi.

KAYNAK: Tayfun Akyatan
Antalya Eski Emniyet Müdürü: "Beni Tanımayan Kişinin İfadesiyle Tutukluyum"

Tayfun Akyatan Haberi / Antalya'da Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevinden alınan Antalya eski Emniyet Müdürü İlker Arslan, davanın ilk duruşmasında savunma yapmak üzere söz aldı.


Eski Emniyet Müdürü İlk Kez Mahkemede Konuştu

31 yıllık meslek hayatının ardından emekliliğe ayrıldığını belirten Arslan, bugüne kadar pek çok zorlukla karşılaştığını ifade ederek söze başladı. Meslek hayatı boyunca FETÖ tarafından üç kez kumpasa uğradığını ve Ergenekon davaları sürecinde meslekten ihraç edilme istemiyle yargılandığını hatırlatan Arslan hakkındaki suçlamaları reddetti.

antalya-eski-emniyet-muduru-ilker-arslan-beni-tanimayan-kisinin-ifadesiyle-tutukluyum

Görevini tamamlayarak emekliliğe ayrıldığını belirten İlker Arslan'ın savunması şöyle:

"1990 yılında girdiğim Polis Akademisi'nden 1994 yılında mezun oldum. Mezun olduğum o günden bugüne, hukuk başlangıcı dersiyle başladığım hukuk, kanun ve mevzuatla olan tanışıklığım, 31 yıllık meslek hayatım boyunca çalıştığım birimlerde hem teşkilat içi hem de adli kolluk mevzuatıyla ilgili düzenlemelerle zenginleşmiştir. Nihayetinde Adalet Bakanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, Bilgi İşlem ve CTE Genel Müdürlüğü ile yaptığımız ortak çalışmalarla hukuk müktesebatımı geliştirmiş bulunmaktayım.

1994 yılında mezun olduğum tarihten, bu soruşturma sebebiyle emekliye sevk edildiğim tarihe kadar bu aziz devlete ve milletimize 31 yıl boyunca zevkle ve gururla hizmet etmiş bulunmaktayım. 31 yıllık meslek hayatım boyunca hiçbir zaman hakkımda bu soruşturmaya konu olan akçeli işlerle ilgili bugüne kadar en ufak bir iddia, itham veya ima dahi bulunulmamıştır. Meslek hayatım boyunca çok önemli görevlerde bulundum. Bunlardan en önemlisi, beş yıl boyunca Emniyet Genel Müdürlüğü'nde yürüttüğüm Tanık Koruma Birimi ve 2016-2021 yılları arasında 15 milyon TL'lik örtülü ödeneğin başındaki tek sorumlu olmamdı. Devletimizin ve milletimizin kaynaklarına yan gözle bakmayan bir anlayışla görevimi yaptım.

Size bir şey göstereceğim Sayın Başkanım, bu cezaevindeki haftalık yemek listesidir. Arkasındaki boş sayfayı not almak için kullandım. Cezaevi şartları kötü olduğundan değil, bu işe ne kadar önem verdiğimi göstermek için bunu yaptım. Devlete verdiğim 31 yıllık hizmet süresince üç defa FETÖ tarafından kumpasa maruz kaldım. Bunlardan birincisi Ergenekon terör örgütü üyeliği iddiasıyla hakkımda düzenlenen iddianamedir. İki yıl boyunca telefonlarım dinlendi ve meslekten ihraçla yargılandım. İkinci kumpas Selam Tevhid soruşturması, üçüncüsü ise Hizbullah soruşturmasıdır. Bu kumpasların hepsinde müşteki olarak müdahil oldum. Ancak meslek hayatım boyunca hiçbir zaman mağdur edebiyatı yapmaya tenezzül etmedim. İlk defa burada, Antalya'da bir mahkemede bunları anlatıyorum.

Yurt dışında da devletimizi üç yıl boyunca temsil etme fırsatım oldu. Üsküp'te, Kuzey Makedonya'da İçişleri Müşaviri olarak görev yaptım. Nihayetinde bir yıllık başarılı ve alnı ak bir şekilde yerine getirdiğim Antalya İl Emniyet Müdürlüğü görevini yürüttüm. Emniyet teşkilatında kime sorarsanız beni dürüstlüğümle tanıyacaklardır. Bu kadar önemli görevlerde bulunmama rağmen hâlâ bir evim bile yok ve Ankara'da kirada oturuyorum. Kendi maaşıyla geçinen klasik bir devlet memuruyum.

Altı aydır tutuklu olmama sebep olan iki tane zayıf iddia bulunmaktadır. Bu ifadeler bana operasyon yapılmadan sadece iki gün önce alınmıştır. Daha önce bu şahıslar emniyette ve savcılıkta ifade vermişler ancak ismim dahi geçmemiştir. İfadeleri verenlerden biri zaten beni hiç tanımadığını söylüyor. Diğeri ise benim adıma kendisinden para istendiğini, beni aramak istediğini ancak arama gelmeyince parayı vermediğini söylüyor. Yani ortada benimle bir görüşme yok, sadece ismim geçiyor. Benim haberim olmayan konularda nasıl sanık olabiliyorum? Mağdur olmam gerekirken neden buradayım?

Antalya'da sivil olarak tek tanıdığım dostum Fazlı Ateş'tir. Beklemediğim bir atama gereği Antalya'ya tayinim çıkınca, Ankara'da olan arsamın satışı için kendisiyle konuştuk. Aramızdaki ticaret tamamen arsa satışı üzerinedir; arsa satışını 5 milyon TL üzerinden anlaştık ve bu ödemeler banka kanalıyla yapıldı. İddianamede mal varlığımda artış olduğu söylenmiş ancak tam tersine azalma meydana gelmiştir. Arsa satış sözleşmemiz kriminal laboratuvarda incelenmiş ve orijinal olduğu raporlanmıştır.

Haberim olmadığı eylemlerden dolayı suçtan elde edilen mal varlığını aklama suçunu işlemem imkansızdır. Savcı Bey zaten eylemlerden haberdar olduğuma dair delil olmadığını tespit etmiş, kendisine teşekkür ediyorum ama hemen alt satırda menfaat elde ettiğim iddia edilmiş. Haberdar olmadığım bir konudan nasıl menfaat sağlayabilirim? 31 yıllık polis ve emniyet müdürü olarak, eğer kara para aklayacak olsaydım bunu neden resmi banka kanallarıyla yapayım? Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum.

Soru - Cevaplar

Mahkeme Başkanı: Ankara'daki arsa kaç metrekareydi? Fazlı Ateş'e yapılan 2,5 milyonluk havaleler bu arsa satışı için miydi?
İlker Arslan: Evet efendim. Biri eşimin üzerine olan Gölbaşı'ndaki arsa, diğeri benim üzerime olan Susuz'daki arsaydı. 5 milyon değerindeki Susuz'daki arsamı Fazlı Bey'e sattım. Ödemeler parça parça ve taksitlerle yapıldı. Sözlü anlaştıktan sonra aramızda yazılı sözleşme de yaptık.

Mahkeme Başkanı: Aranızda sözlü anlaşma yapmadan önce herhangi bir para aldınız mı?
İlker Arslan: Hayır efendim, hiç para almadım.

Mahkeme Başkanı: Yazılı sözleşme ne zaman yapıldı?
İlker Arslan: Araba devir işlemlerinden önce, hatırlamıyorum ama o tarihlerde yapıldı. Biz Fazlı Bey ile zaten eski dostuz, güvene dayalı bir ilişkimiz vardı.

Mahkeme Başkanı: Arsa satışı için Fazlı Bey'in banka hesabına 3 milyon 750 bin TL gibi rakamlar geçmiş miydi?
İlker Arslan: Sayın Başkanım, bu rakamlar 2,5 milyon ve 1,5 milyon gibi rakamlar; yani toplamda 4 milyon civarıydı. Tüm bu süreçler şeffaf ve banka üzerinden yürütülmüştür."

antalya-eski-emniyet-muduru-ilker-arslan-beni-tanimayan-kisinin-ifadesiyle-tutukluyum

Fazlı Ateş'in Savunması

Öte yandan duruşmada iş insanı Fazlı Ateş, "Bülent Çeken yakın arkadaşımdır. Borç para aldım. Ödeyemediğim için Ankara'daki evimi Bülen Çeken'in yeğenine protokol ile borcumu ödeyene kadar devretmişimdir. Bülent Çeken benim için, 'Dolandırıcı ve o yüzden ilişiğimi kestim' demiştir fakat tutuklandığım gün bile telefondan görüşmüşüzdür. Evren Topal buradaki ofisime geldi. ASAT ile iş yaptığı için hak edişleri hakkında sıkıntıları olduğunu anlattı ve benim Muhittin Böcek başkanla yakın olduğumu ve bu işin çözülmesini talep etti. Ben de Muhittin Başkan ile görüştüm o da bürokratlarıyla görüştü. Fakat yaptığı işi tamamlamadığı için bu hak edişlerin yapmadığını söylediler. İlker Arslan ile 30 yıllık dostumdur, bir abimdir. Benden bir şey rica etti ve ben de yaptım. Bülent Çeken'in verdiği ifadede ödeme yapıldığı, İlker Arslan'a verildiği gibi bir şey söylenmiştir. Fakat Bülent Çeken ile arasındaki yaptığımız ticarettir, İlker Arslan'a verildiği gibi bir şey yoktur. Bu para transferlerinin de Muhittin Başkan ile alakası yoktur" şeklinde savunma yaptı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız