Tayfun Akyatan Haberi - Antalya'da gündemi sarsan Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' operasyonunun hukuki süreci, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nde devam etti.
Sanıklardan iş insanı Ali Yılmaz, aylık gelirinin 40 milyon TL olduğunu, Finike Döviz’de yönetim yetkisi bulunmadığını ve kara para aklama suçlamalarını reddettiğini belirterek beraatini talep etti. Ortaklardan Erkan Aydemir, “İşlemi yaptım ama şüphelendim, MASAK’a bildirdim” diyerek kendilerinin kullanıldığını savundu. Yöneticilerden Mustafa Atılgan ise yıllık cirolarının 1 milyar doların üzerinde olduğunu, yapılan işlemlerin rüşvet parası olduğunu bilmediklerini ve tüm işlemleri MASAK’a bildirdiklerini söyledi. Savunmalar tamamlandı. Öğleden sonra oturumunda, salondaki ses sisteminde yaşanan arıza, Mahkeme Başkanı'nın talebiyle sanık Mehmet Okan Kaya tarafından çözüldü. Savcı ara mütalaasında Tuncay Kaya için suç duyurusu, Serkan Temuçin için yurt dışı yasağı, ve Muhittin Böcek dahil 5 sanığın tutukluluklarının devamını istedi. Böcek'in avukatı, ev hapsi talep ettiklerini söyledi. Ara karar açıklandı. Mehmet Okan Kaya, İlker Arslan, Fazlı Ateş için tahliye kararı çıktı. Muhittin Böcek ve Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluğu devam edecek.
Savunması Alınan Sanıklar
Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında görevden alınan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, Antalya eski Emniyet Müdürü İlker Arslan'ın da aralarında bulunduğu 5'i tutuklu 41 sanık yargılanıyor.
Duruşmanın ilk gününde sırasıyla Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek, Fazlı Ateş, İlker Arslan, Okan Kaya, Zeynep Kerimoğlu, Zuhal Böcek, Yıldız Maktav, Onur Nasuh, Yusuf Nasuh ve Furkan Soral savunma yaptı. İkinci gününde ise savunma yapan isimler; Tuncay Sarıhan, İsmail Erdoğmuş, Serkan Temuçin, Fırat Akyürek, Halil Alparslan, Kaan Karbukan, Tuncay Kaya, Özlem Yıldız Kaya, Uğur Kemal Yiğit, Ertan Karamık, Serkan Çavdar ve Emrullah Tayfur Çavdar oldu.
Antalya Büyükşehir Davasında 3. Gün
41 sanıklı kritik davanın üçüncü günü başladı. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, davanın seyrini belirleyecek savunmaların bugün tamamlanması bekleniyor.
İddianamede 'Mağdur' sıfatıyla yer alan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal duruşmaya katılmadı.
CHP'li Siyasiler Adliyede
Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) Antalya Milletvekilleri Aliye Coşar ile Cavit Arı, CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, CHP Mersin Milletvekili Talat Dinçer, CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı ve İl yöneticileri Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'ne giderek davayı takip etti.

CHP Antalya vekilleri Sururi Çorabatır ile Mustafa Erdem, CHP Denizli Milletvekilimiz Gülizar Biçer Karaca, Burdur Milletvekili İzzet Akbulut da duruşmanın 3. gününde yargılamayı takip etti.

Ali Yılmaz Savunması: "Gökhan Böcek Söylesin Nereye Ödeme Yapılacaksa Yapayım, Dedim"
Suçtan zarar gören kişi olarak Ali Yılmaz şu savunmayı yaptı:
"Aylık gelirim 40 milyon TL. Çeşitli iş kollarında şirketlerim var. Bunlar turizm otelcilik. 30'un üzerinde restoran, 15'in üzerinde petrol tesisleri. Bunların bazıları ortaklıdır. 1500 çalışanım vardır. Bu yerlerin de işleyişlerinde bulunmam mümkün değil. Bahsi geçen Finike Döviz'in ne yönetim kurulundayım ne icra kurulundayım. Finike Döviz işlerini ortaklarıma devrettim, onlar ilgileniyor. Dosyada adı geçen bir çok kişiyi tanımam etmem. Muhittin Başkanımızı yıllardır tanırım. Oğlu Gökhan Böcek'i bilirim ama tanışıklığım yoktur. Oturmamışımdır. Muhittin Başkanımızla her zaman görüşemem, randevu alıp giderim. Petrol şirketimin Antalya Büyükşehir'den aldığı ihale iptal edilmişti. Muhittin Başkan ile görüştüm fakat başkanımız, 'İhale konusunda benim hiçbir yetkim yok' diye cevap verdi. Altıntaş Mahallesi'nde bir otel projem var onun için de tekrar ziyaret ettim. Derdimi anlattım, ilgileneceğini söyledi fakat herhangi bir şey olmadı. Zuhal ve Zeynep Hanım'ı ben ilk defa burada gördüm. Hiçbir sohbetim yoktur. Ben burada yargılanıyorum. Teknik takip ve şahsiyet yok. Anadolu Reklam ile ilgili yapılan yardım Tüm Türkiye'de yapılan seçim yardımıdır. Ben şahsım olarak HDP dışında diğer partilere imkanım yettiği kadar yaparım. Muhittin Başkan beni aradı, 'Ali abi çorbada tuzun olsun' dedi. Hatırlamıyorum rakamı ama o kadar yapamayacağımı, şu kadar yapabilirim, dedim. 'Gökhan Böcek söylesin nereye ödeme yapılacaksa yapayım' dedim. Bu konuda herhangi bir zorlama yoktur. Benim de bu konuda karşılık olarak beklentim yoktur. Kollukta verdiğim ifadem doğrudur.
Finike Döviz konusunda herhangi bir yetkim yoktur. Eylem ile alakam yok. Zeynep Kerimoğlu'na yatırılan parayı bilmem. Benim ortaklarım ilgilenir şirketlerle. Mustafa Bilgin ve Erkan Aydemir ilgilenir. Benim yüzde 71 bir payım vardır şirketlerden. Gökhan Böcek'in bu konu için beni aradığını sanmam.
Antalya Büyükşehir Belediyesi yaptığım işlerden dolayı bana karşı zorluklar çıkarmıştır. Benden herhangi bir beklenti de olduklarından değil, hukuka uygun yaptıklarını düşünüyorum. Finike Döviz'in yıllık cirosu 1 milyar doların üzerindedir. Kara para aklama yargılamasıyla yargılanıyorum. Biz hiçbir zaman faturasız iş yapmayız. O yüzden bu suçlamayı kabul etmiyorum. 30 Ağustos tarihindeki beyanımı tekrarlıyorum. Beraatimi talep ediyorum."
Erkan Aydemir Savunması: "İşlemi Yaptım ama Şüphelendim, MASAK'a Bildirdim"
Finike Döviz ortaklarından tutuksuz sanık Erkan Aydemir savunmasında şunları söyledi:
"Aylık gelirim 500 bin TL. Eylem 3 kapsamında; 30 yıldır döviz işi yapıyoruz. Altın ve döviz işleri yaparız. Antalya'da birçok firma ile çalışırız. Günlük işlem hacmimiz 500 civarındandır. Anladığımız kadarıyla bu olaylarda kullanılmışız. Biz bu olaylarda rüşvet parası olduğunu anlamadık. Bu olaylardan önce Bülent Çeken ve Gökhan Böcek işlem yaptırmak için geldi. Gökhan Böcek'i tanımam. Belediye başkanının oğlu olduğundan tanırım. Bir gün yanıma Mete Yapal ile geldi. Ankaralı iş insanı olduğunu söyledi. Antalya'da iş yapacağını söyledi ve işlem yapmak istediğini söylediler. Bende işlemi yaptım ama şüphelendim, MASAK'a bildirdim.
Bu olay sonrası Gökhan ve eşi Zeynep Kerimoğlu geldi o gün tanıştım. Döviz işlemi yapmak istediklerini söylediler. Biz de bankamızı kontrol ettirdik, fakat o hesabımızda yoktu. Başka bir yere yönlendirdik. Yaklaşık 70 milyon gibi bir işlemdi. Salih Eyiişleyen çalışanı Tunahan ile bu işlemi gerçekleştirdik. Zeynep Kerimoğlu hesabına gönderdi. Aralık ayında tekrar geldiler. Bülent Çeken ve Gökhan bu sefer 55 milyonluk bir işlem olacağını ve bankadan geçeceklerini söylediler. İşlemi gerçekleştirdik daha sonra parayı Bülent Çeken'e teslim edecektik fakat onun istemiyle Gökhan'a verdim. Bu işlemlerde fatura ve imza işlemleri yaptık. Daha sonra Gökhan Böcek yine geldi. Ben de Çarşı Kuyumculuk'a yönlendirdim. 700 bin TL'lik bir miktar getirdi. O an tam hatırlamıyorum altın mı ya da döviz mi bilmiyorum. Ama işlemi, Muhittin Böcek işlemi olarak hatırlıyorum. Yapılan işlemlerden herhangi bir şekilde Ali Yılmaz'ın talimatı olmamıştır."
Mustafa Atılgan Savunması: "Bunun Rüşvet ve İrtikap Parası Olduğunu Bilmiyorduk"
Tutuksuz sanık Finike Döviz Yöneticisi Mustafa Atılgan mahkemede şu savunmayı yaptı:
"Günlük 500 işlem yaptığımız oluyor. Tabi yıllık 1 milyar dolar üzerinde bir ciromuz oluyor. Fakat bu gelirden kârımız çok düşüktür. Kara para aklama ve teröre destek işlem yapılmasına karşı bir personel çalıştırmak zorundayız. Eylem 3 kapsamında suçlamaları kabul etmiyoruz. Mete Yapal ve Bülent Çeken'i tanımıyoruz. Biz Muhittin Başkanımızın oğlu vasıtasıyla, Gökhan Böcek aracılığıyla tanıdık. Antalya'da işlem yapacaklarını söylediler. O gün geldiler, Mete Yapal 80 milyon TL bir işlem yapacaklarını ve banka üzerinden yapacaklarını söylediler. Biz de yardımcı olmak istedik. Biz para karşılığında dövizi Mete Yapal'a teslim ettik. Biz bu paranın kime verildiğini bilmiyoruz. Biz bunun rüşvet ve irtikap parası olduğunu bilmiyorduk. İşlemden 20 gün sonra Gökhan Böcek ve eşi Zeynep Kerimoğlu ile geldi. Döviz işlemi yapmak istediler. Biz de daha önce yardımcı olduğumuz için yardımcı olmak istedik. Bizim de bankamızda bu işlemin karşılığı olmadığı için komşumuz Salih Eyiişleyen'e yönlendirdik. Onlar da Zeynep Kerimoğlu hesabına geçtiler. Bizden herhangi bir işlem yapılmadı sadece bizden döviz işlemine ait fatura istedi. 30 Ağustos'ta verdiğimiz ifademi tekrarlıyorum."
Eylem 4: "Kara Para Olduğunu Bilmiyorduk"
"Mete Yapal'ın ortağı olarak Bülent Çeken geldi. Bizden 55 milyon bir işlem yapmak istediğini söyledi. Fakat bizden işlemi bir gün sonra yapmamızı istedi. İşlemi yaptığımız gün Bülent Çeken gelemeyeceğini söylerek Gökhan Böcek'e verilmesini istedi. Gökhan Böcek o gün geldi, parayı aldı gitti fakat o gün yanında koruması vardı ama tanımıyorum. Birgün sonra yeniden Olcay Maktav ve Gökhan Böcek tekrar geldi. 600 bin euroluk bir parayla geldiler. Bu parayı bozdurup ev almak istediler. Bu paranın Avusturya'dan geldiğini ve vergisel olaylara takılmamak için getirdiklerini söylediler ve altın cinsinden bir işlem yapılmasını istediler yaklaşık 20 milyon TL. Biz de işlemi yaparak Olcay Maktav'ın hesabına gerçekleştirdik. Biz kara para olduğunu bilmiyorduk. Biz bütün işlemleri kolluk kuvvetlerine bildirdik. Bütün işlemleri MASAK'a bildirdik. Biz bu işlemlerde kullanıldık. Bu işlemlerden bir gelirimiz olmadı sadece yönlendirme yaptığımız Salih Eyiişleyen'in döviz bazında bir geliri olmuştur.
Ali Yılmaz'ın bu işlemlerden herhangi bir talebi olmamıştır. Kendisi birçok ticaret yapmaktadır. Biz döviz kolunu işletiyoruz ve onun kontrol etmesi ya da bir yetki vermesi mümkün değildir. "
Salih Eyiişleyen Savunması: "Muhittin Böcek Parayı Halil Ayvazoğlu Aracılığıyla Gönderiyor. Biz de Altın İşlemi Yaparak Melek Hanım'a Veriyoruz"
Tutuksuz sanık kuyumcu Salih Eyiişleyen şu savunmayı yaptı:
"Yaklaşık gelirim 700 bin ve 1 milyon arasıdır. Öncelikle vermiş olduğum bütün beyanlarımı tekrarlıyorum. Eylem 3, 6 ve 8'deki altınların tamamı fiziki olarak gelmiştir. Ben Muhittin Böcek, Gökhan Böcek, Zeynep Kerimoğlu ve Zuhal Böcek'i tanımıyorum. Ben İstanbulday'dım, benimle hiçbir şekilde irtibat kurulmadı. Çalışanım Tunahan ile görüşme gerçekleşmiştir. Bankada işlemimiz yoktur. Hatta Tunahan benden İstanbul'daki ofistesin has altın istedi. Daha sonra Tunahan ile görüştüm, işlemleri gerçekleştirdiğini söyledi. Ben de nasıl gerçekleştirdiğini, banka hesabından işlem olmadığını söyledim. O da işlem için, 'Gökhan Böcek ve Zeynep Kerimoğlu 1-2 günde yapılabilir dediler' dedi. Ben hiçbir şekilde Ali Yılmaz'ı tanımam ve hiçbir şekilde talebi olmamıştır. Ben emniyette tanıdım kendisini. Bize gelen işlem döviz değil altındır. Biz altın taşıma işlemlerini güvenlik şirketleri ile yaparız, onların kayıtlarında da vardır."
Eylem 6:
"Ben Zuhal Böcek'i tanımıyorum. Bir program var, bizim yaptığımız işlemleri server'a işler. Finike Döviz tarafından 2 milyon 400 bin TL'lik altın işlemi yönlendiriliyor."
Eylem 8:
"Muhittin Böcek parayı Halil Ayvazoğlu aracılığıyla gönderiyor. Biz de bu parayı altın işlemi yaparak Melek Hanım'a veriyoruz. Bizim işyerimizde yapılan işlemler ilk başta eşim, daha sonra benim onayımdan geçtikten sonra yapılmaktadır. 5 Temmuz'da Muhittin Başkan gözaltına alındığı gün Tunahan beni aradı ve 'Abi biz de işlem yaptık bu konu hakkında, bizden de bilgiler alabilirler' dedi. Ben de ne bilgi isterlerse veririz, ne işlem yaptıysak dedim. Daha sonra 4-5 gibi emniyetten aranarak tarafımın bilgisinin alınması istediler ben de giderek bilgimi verdim ve daha sonra gece emniyetten çıktım. Biz Finike Döviz ile aramızdaki altın işlemlerini hiçbir şekilde güvenlikli ve sigortalı olarak taşımadık. Çünkü iş yerlerimizin mesafesi çok yakındır. Bu yapılan işlemleri MASAK'a bildirmedik. Çünkü ben Erkan ve Tunahan Bey'i yıllardır tanırım."
Birsen Kaya Savunması: "2015 Yılında Ortaklıktan Ayrıldım"
Tutuklu sanık Mehmet Okan Kaya'nın eşi tutuksuz sanık Birsen Kaya savunmasında, "Beni gazete haberi sonrası aldıklarını söylediler. Ben de ifademi verdikten sonra, tutuklu olarak mahkemeye sevk ettiler. Mahkeme tutuksuz yargılamam kararını verdi. Ben şirketlerden 2015 yılında ortaklıktan ayrıldım. Eşim tutuklandıktan sonra şirketlerin başına geçmek zorunda kaldım. O dönemde kaynağını bilmediğim ödemeler yapılmadı. Olaylarla hiç ilgim yoktur. Tarafları hiçbir şekilde tanımıyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.
Savunmalar Bitti
Savunmalar sona erdi. Duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi.
Mahkeme Salonundaki Ses Sorununu Sanık Okan Kaya Çözdü
Öğleden sonra oturumunda, salondaki ses sisteminde yaşanan arızanın giderilmemesi üzerine Mahkeme Başkanı, ses ve ışık organizasyon şirketi olduğunu bildiği sanık Mehmet Okan Kaya'dan arızayı giderip gideremeyeceğini sordu. Okan Kaya da sorunu çözebileceğini ifade etti. Bunun üzerine Okan Kaya ayağa kalkarak söz konusu teçhizatın olduğu bölgeye gitti ve sorunu çözdü. Bu hareket sonrasında salonda Okan Kaya'ya alkışlar yükseldi. Hakim beklememek için bu tarz bir yola başvurduğunu söyledi.
Savcı Ara Mütalaası: Tuncay Kaya İçin Suç Duyurusu, Serkan Temuçin için Yurt Dışı Yasağı, Tutuklulukların Devamı İstendi
Savcı, ara mütalaasında, tutukluların, tutukluluk hallerinin devamını istedi. "Tuncay Kaya hakkında iftira beyanda bulunduğu için başsavcılığa suç duyurusunda bulunuyoruz" derken Serkan Temuçin hakkında yurtdışı çıkış yasağı talep etti.
Savcı, 'Mağdur' olarak iddianamede adı geçen Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal'ın dinlenmesi için, diğer yapılacak celseden mahkemeye getirilmesini istedi.
Muhittin Böcek: Tedavi Olmak İstiyorum, Çok Acil Tahliyemi Talep Ediyorum"
Muhittin Böcek, savcılık makamının istemi üzerine savunma yapıyor:
"Kadir gecesi ile başladık bugün de Çanakkale zaferi ve şehit ile gazilerimizi anma günü bir şehit torunu olarak onları saygıyla anıyorum.
9 aydır tutukluyum. Çok rahatsızım, 5 Temmuz'da 12 ilaç kullanırken tutuklandım şuan 22 ilaç kıllanıyorum. Ben suç işlemedim, tahliyemi istiyorum. Çok büyük rahatsızlıklarım geçiriyorum, bütün raporlarım vardır. Ben kamuyu zarara uğratmadım. Ben tedavi olmak istiyorum, çok acil tahliyemi talep ediyorum. 10 defa hastaneye kaldırıldım."
Böcek'in Avukatı: "Ev Hapsi Talep Ediyoruz"
Muhittin Böcek'in avukatı Hüseyin Kaya, mütalaaya ilişkin savunmada, mahkemenin Yusuf Yadoğlu ve Muhittin Böcek arasındaki rüşvet iddiasıyla ilgili soru sormadığını belirtti. Böcek için ev hapsi talep ettiklerini belirten avukat şunları söyledi:
"Yaklaşık 9 ay süren bir soruşturma yapılmış. O kadar ifadeler alınmış sanıklar dinlenilmiş fakat açıklanan mütalaada herhangi bir gelişme yaşanmamıştır. Tutukluluk bir tedbirdir. Kimsenin özgürlüğü kısıtlanamaz. Soruşturma örgütlü olarak başlatıldı. Fakat birkaç ay sonra örgütlüden çıkarılarak normal soruşturmaya çevrilmiştir. İstanbul’da başlatılan soruşturma ile bağlamaya çalıştılar fakat oradan takipsizlikle dosya Antalya’ya geldi. Bu soruşturmada örgüt yok. Mahkeme, Yusuf Yadoğlu ve Muhittin Böcek başkanımızla arasındaki rüşvet iddiasıyla ilgili bir soru sormadı. Fakat dosya rüşvet konusuyla açıldı. Tutuklulukla yargılanacak bir zaafi yok. Kuvvetli suç şüphelisinin azalmasından dolayı bizim sadece talebimiz, ev hapsi talep ediyoruz."
Gökhan Böcek: Siyasetçinin Oğlu Olarak Tutukluyum"
Gökhan Böcek mütalaaya karşı savunmasında, "Oğlum 5 aydır annesiz, 7 aydır babadan uzaktır. Ben kara para aklama gibi bir suç işlemedim. Benim kaçma gibi bir şüphem yoktur. Kendim yurtdışından gelerek teslim oldum. Bu suçlamalarda hiçbir ilgim bağlantım yoktur. Ben bir siyasetçinin oğlu olarak tutukluyum. Ben normal bir insan olsaydım, bugün yargılanmıyordum. Ev hapsi dahil adli kontrol uygulamalarını talep ediyorum" şeklinde konuştu.
Gökhan Böcekin avukatı ise, "Bu dosyada somut delil yok. Sorduğumuzda ise hiçbir cevap alamadık. Anında tutukluluk halinin devamına karar verildi. Müvekkillim yaklaşık 7 aydır oğlundan uzak. Zuhal Böcek'in salınması için müvekkilime konuşursa eşinin salınabileceğini ve oğluyla görüşebileceğini savcılık söyledi. Müvekkilime baskı yapıldı. Hiçbir şekilde görüşme imkanı sağlanmadı. Müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum" dedi.
Fazlı Ateş: "Tahliyemi ve Beraatimi İstiyorum"
Fazlı Ateş, mütalaaya ilişkin savunmasını yaparken, "Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum" diye konuştu.
Fazlı Ateş'in avukatı Mahmut Can Sümbül, "Bülent Çeken ve Mete Yapal’ın soyut ifadeleriyle müvekkilim tutukludur. Bülent Çeken ve müvekkilim arasındaki ilişki ticaret ve dostluktur. Bülent Çeken'in ifadeleri kendisini kurtarmaya yöneliktir. O yüzden tahliyemizi talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
İlker Arslan'ın Avukatı: "Rakam Hatasından Kaynaklı Tutukluluk Yaşıyoruz"
Tutuklu yargılanan Antalya eski Emniyet Müdürü İlker Arslan, mütalaaya ilişkin savunmasında, "Tutuksuz yargılanma sonrası tahliyemi talep ediyorum" dedi.
İlker Arslan'ın avukatı Ali Aktaş şunları söyledi:
"Fazlı Ateş'in Bülent Çeken ve Evren Topal'dan aldığı paraların İlker Arslan'a verildiği iddia ediliyor. Fakat Fazlı Ateş'in aldığı paralar 2024 yılında. Ama Fazlı Ateş ve İlker Arslan arasındaki banka işlemi 2025 yılındadır. Bu iddianamede rakam hatasından kaynaklı tutukluluk yaşıyoruz. İlker Arslan ve Muhittin Böcek arasında bir ilişki yoktur. Biz de belirttik zaten sadece İlker Bey'in konutunda bir kere okey oynama meselesi var. Farklı bir ilişkileri yoktur. Eğer haksız bir mal edinme gibi bir şey yapsa İlker Bey burada milyonlar konuşuldu fakat İlker Bey hiçbir şekilde bu konularda yer almadı. O yüzden tahliyemizi ve tutuksuz yargılanmamızı talep ediyoruz."
Mehmet Okan Kaya: "Tüm Bildiklerimi Aktardım"
Mehmet Okan Kaya, savcılığın mütalaasına karşı savunmasında, "Tüm bildiklerimi aktardım. Daha önce sağlık sorunlarından bahsetmiştim. Yaklaşık 7 aydır çocuklarımı görmedim. Ve önümüz bayram o yüzden tahliyemi talep ediyorum" dedi.
"Böcek ve Tütüncü Hakkında Yapılan Yardımlar Kayıtlı Şekilde Bizde Bulunuyor"
Mehmet Okan Kaya'nın avukatı ise şunları söyledi:
"Bizde tutukluluk tedbir olmaktan çıktı. Her yargılamada artık tutukluluk hallerinin devamına karar çıkıyor. Biz savcılığın mütalaasını kabul etmiyoruz. Bu dosyada birçok kişiye baskı yapılarak ifade vermesi istendi. Önümüze sunulan hiçbir delil yok. Seçim dönemlerinde hem Muhittin Böcek ve Hakan Tütüncü hakkında yapılan yardımlar kayıtlı bir şekilde bizde bulunuyor. Seçim işlemleri zamanında reklam işlerini Anadolu Reklam yapmış. Benim müvekkilim ise ses ve ışık sistemini yapmış. Her iki şirkette fatura kesilmiş ve gelen paralar sponsorlardan gelmiş. Ama benim müvekkilimin yaptığı suç unsuru sayıldı. Kendisinin tahliyesini talep ediyoruz, aksi takdirde adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını istiyoruz."
Ara Karar Açıklandı: 3 Tahliye, Muhittin Böcek ve Oğlunun Tutukluluğu Devam Edecek
Ara karar için mahkeme, saat 17.00'ye kadar ara verdi. Mahkeme salonuna girildi.
Mahkeme heyeti ara kararında, Savcı mütalaasındaki Tuncay Kaya hakkındaki suç duyurusu talebini reddetti.
Serkan Temuçin hakkında istenen yurt dışına çıkış talebi reddedildi.
Mehmet Okan Kaya, İlker Arslan, Fazlı Ateş hakkında yurt dışı yasağı şartıyla tahliye kararı çıktı.
Muhittin Böcek ve Mustafa Gökhan Böcek hakkında tutukluluğa devam kararı verildi.
Muhittin Böcek hakkında son 1 yıllık sağlık raporu için, İl Sağlık Müdürlüğü'ne yazı yazılacak. Heyet raporu aldırılması talep edildi. Muhittin Böcek'in 30 günlük aralarda tutukluluk halininin değerlendirilmesi yapılacak.
Dava 4 Mayıs 2026 Pazartesi günü saat 9.30'a ertelendi.

"Israrla Tutuksuz Yargılanmasını İstiyoruz"
CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, davayı takip eden CHP'lilerle birlikte açıklamada bulundu. İl Başkanı Kamacı, "8 buçuk aydan beri devam eden tutukluluk hali beklediğimiz gibi sonuçlanmadı.
Bundan dolayı üzgün olduğumuzu açıkça ifade etmek istiyorum. Tutukluluğundan bu yana 256 gün geçti. Sağlık sorunları bütün kamuoyunun malumu. Hatta bugün mahkeme heyetinde belirtildiği gibi sağlık sorunları konusunda hastayla ilgili rapor alınmasını istediler. Böyleyken tutukluluk halinin devam etmesi doğru bir yaklaşım değildir. Üstelik Ramazan’ın son günlerindeyiz. Barışma ayındayız. Bayram arifesindeyiz. İnsanların aileleriyle bir araya geldiği, birlikteliğin en güçlü olduğu zamanlardayız. Muhittin Başkan’ın ailesinden ve sevenlerinden uzak tutulmasının hiçbir izahı yoktur. 3 günlük yargılamada, 16 Mart’tan 18 Mart’a kadar olan süreçte tablo çok açıktır. İlk gün Muhittin Başkan Mahkeme’ye vermiş olduğu savunmasında gayet açık bir şekilde duruşmaya devamına ek savunmalar getirmiştir. Bunun anlamı şudur arkadaşlar: Ek savunmalarının alınması bildiğiniz gibi cezaevinde yapılan uygulamalar olmuştur. Aynı gün, ikinci gün yine bazı sanıklar korkudan dolayı suçlamaları gerçekleştirdiğini söylemiş ve suçladığı kişilerden özür dilemiştir. Bu kadar açık olduğu halde bugün Muhittin Başkan’ın tutukluluk halinin devamı gerçekten adalet adına üzüntü verici bir tablodur. Biz sonuçta dayanacağız. Muhittin Başkan’ı bir gün cezaevinden çıkaracağız. Bundan hiç kuşkumuz yok. Ama insan hakları diye bir konu var. İnsan hakları, insan yaşamı temel haktır. Temel hakkın temelinde de sağlık konusu gelir. Buna dikkat edilmediğini görmek bu ülke için gerçekten kötü bir durumdur. Mahkemede, korku yüzünden “Eşimin de tutuklanması yüzünden 3 kişiyi suçladım” demesiyle bir anda iddia makamının aniden refleks göstermesi de bu uygulamanın açık bir kanıtıdır. Demek ki iddia makamı sadece bu konuda görüş bildirenlerin görüşleriyle bu dosyayı hazırlamıştır. Bu dava ikinci gün bu konu görüşüldüğü anda çökmüştür. Artık Antalya’da Muhittin Başkan davası çökmüştür. Herkesin başkanı bu ittirmece değildir. İnsanları yargılayabilirsiniz, suçlayabilirsiniz. Ama temel haklarından alıkoymak kimsenin yararına değildir. Hele bu Türkiye Cumhuriyeti’nin yararına hiç değildir. O yüzden 42 gün gibi süre verilen bir zamanın çok daha öncesine çekilmesini ve bu tutukluluğun tutuksuz halde yargılanmasını talep ve ısrar ediyoruz" dedi.

Akın Gürlek: Muhittin Böcek İtirafçı Olacaktı
Antalya Büyükşehir Davası: Serkan Temuçin Bağış Trafiğini Anlattı
Antalya Büyükşehir Davasında İkinci Gün: Tutuksuz Sanıklar Savunma Yaptı
Antalya Eski Emniyet Müdürü İlker Arslan: "Beni Tanımayan Kişinin İfadesiyle Tutukluyum"
Gökhan Böcek’ten Mahkemede 'Nüfuz Ticareti' Savunması


