Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
25°

Yerele ve Ankara’ya rağmen…

YAYINLAMA:
Yerele ve Ankara’ya rağmen…

Ah memleketim, ah güzel ülkem, güzel kentim. Köyüm, ormanım, sahilim, falezlerim vs derken arkeolojik sit alanına müdahale bile normalleşti. Artık belediye meclislerinde sıradan konular haline geldi, sit alanına yapılaşma ya da HES, GES vs yatırımı…

Yıllar geçtikçe yükselecek sandığım koruma bilinci sanıyorum yerine yatırım içim, turizm için herşey mubaha bıraktı. Ve maalesef kentin koruyucuları olan meslek odaları, kişi ve kurumlar da oldukça yoruldu ve yalnızlaştı…

Sermayeye karşı direnme anlayışı, kenti ve doğayı koruyarak yatırımı teşvik anlayışı da oldukça yıprandı…

Evet zaten demokratik iklimin yara aldığı bir dönemde kent savunuculuğu da çok kolay değil. Kabul ediyorum. Ancak bu kent, bu memleket bizim. Yaşadığımız coğrafya sahip çıkmalı ve gelecek nesile emaneti en az hasarla teslim etmeliyiz…

Ama 1973-1980 döneminde Antalya Belediyesi Başkanı olan Selahattin Tonguç bugün 84 yaşında isyan ediyor ve falezlere kıymayın uyarısı yapıyorsa hepimiz bir durup düşünmeliyiz…

Özellikle de yerel yöneticiler, milletvekilleri ve bakanlar….

Tabii halk da…

Halka rağmen hiçbir şey olmaz…

Evet turizm de kazansın Antalya da…

İnşaat sektörü de kazansın Antalya da…

Sadece biri kazanır Antalya kaybederse olmaz…

Olmuyor da…

Evet sevgili yöneticiler topu bakanlığa, Ankara’ya atmakla olmuyor…

Bir yanlışı yanlışa aklayamazsınız. Usulsüzlükleri kılıfa uydurmak yerine ortadan kaldırmak gerekiyor…

Bakın meslek odaları ki İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Soner Akdoğan, çıkıp falezlerdeki kaçak asansöre işaret ediyor…

Ortada ruhsat varsa gören yok. Proje varsa gören yok. Topu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ve Muratpaşa Belediyesi aralarında çeviriyor…

Geçen yıl yıkım kararı olan otel ve asansör, plaj ve diğer kaçaklar normalleştiriliyor…

Oda Başkanı isyan ediyor, duyan yok…

Prof. Dr. Nihat Dipova isyan ediyor dikkate alan yok…

Bilimi, teknik insanları yok saymadan, onlarla omuz omuza belediyecilik ve yöneticilik mümkünken galiba istenmiyor…

Ama mücadele devam ediyor neyse ki. Herkese ve herşeye rağmen…

Söz uçar, yazı kalır misali ‘Antalya Jeolojik Miras Platformu’ adıyla sosyal medyada hesap açan ve görüşlerini aktaran Nihat Hoca’yı kutluyorum…

Ranta karşı direnen ve değerlerimizi Korumaya çalışan Soner Başkan ve tüm başkanlarımızı tebrik ediyorum…

Eşgüdüm Kurulu’ndan ve TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu’ndan da daha aktif ve hızlı mücadele bekliyoruz…

Antalya Kent Konseyi’nden ümidi kestik ama o da silkelenip ayağa kalkar inşallah…

Ne diyelim kentimize sahip çıkmak hepimizin görevi…

Kubbede hoş seda da bırakabiliriz, kara bir leke de…

Tamamen tercih…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız