Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
29°

Savaşın düşündürdükleri

YAYINLAMA:
Savaşın düşündürdükleri

İsrail ve Amerika’nın İran’la savaşına dair çok farklı düşünceler, çok çeşitli nedenler ve çok yönlü hesapların olduğu artık herkesçe biliniyor. İran’ın petrol ve doğalgazı emperyalist ülkelerin ve bu ülkelerdeki büyük şirketlerin iştahını kabartıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin Çin’le ve Rusya ile olan rekabeti ve İran’ın petrol ve doğalgazının en önemli müşterilerinin de Çin ve Rusya olduğu göz önüne alınınca, İran’ı ABD’nin neden vurduğu da anlaşılır. Bir taşla birkaç kuş vurmak böyle bir şey olsa gerek. ABD rakiplerinin petrol ve doğalgaz alımını önlerken, İsrail’de Orta Doğu’daki genişlemesini ve güvenliğini arttırmış oluyor!

Ayrıca bölgede büyük devlet istemediklerini söyleyenler olarak ABD ve İsrail, Iran’ daki ceberut rejimin halk tarafından devrilmesini umuyorlar. Üstelik İran’da bulunan farklı etnik kimlikleri kışkırtarak, küçük küçük devletler yaratmayı istiyorlar. Bu mümkün mü? Aslında İran halkına karşı kötü ve baskıcı bir yönetimle ve hatta kan dökerek sürdürülen “Molla rejimi” kendi halkının büyük bir kısmının desteğini kaybetmiş durumda.

İran nüfusunun yüzde 51’ini Farslar, yüzde 29’unu Türkler, yüzde 5’ini Kürtler, yüzde 5’ini Beluciler ve yüzde 2’ye yakınını da Araplar, Ermeniler ve diğer küçük gruplar oluşturuyor.

Yani, emperyalizmin “böl ve yönet” politikasına gayet uygun görünen bir yapısı var İran’ın. Fakat savaş ve onun getirdiği ölüm ve yıkımlar, hele hele okulların vurulması ve küçük kızların ölmesi, İran’da yönetime karşı beklenen isyanı getirmedi. Ayrıca daha önce Ortadoğu’da Irak, Suriye ve Libya’da yıkılan devlet yapılarının yerini, vadedilen “demokrasi” nin almadığı, sadece parçalanma ve kaos yaşandığını da görüyor herkes!

Bu savaşa karşı olan ve Amerikan askerlerinin ölmesini istemeyen Amerikan halkı gibi, İsrail’in bugünkü saldırgan yönetimini istemeyen Israil’liler de var. Çünkü savaş en çok bu kararı veren yönetimleri değil, halkları yok ediyor! İnsanları yoksullaştırıyor, uzun yıllar süren acılar yaşatıyor. Savaş insanlara sadece ölüm ve yıkım getiriyor!

Hatta bu savaşın tarafı olmayan ülkeler de savaşın getirdiği ekonomik yükü çekecekler. Hürmüz Boğazının kapatılması, petrol ve doğalgaz tesislerinin vurulması yüzünden yaşanan enerji krizi, fiyatlara da yansıyor şimdiden. Üstelik hedef alınan nükleer tesisleri de düşünürsek, kirletilen ve zehirlenen yalnızca doğa olmayacak. İnsanlar da bu felaketlerden nasibini alacak! Savaş ve saldırganlık suçu ise, ne yazık ki yine sürecek ve yine cezalandırılmayacak!

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız