ANTİDEPRESAN
Gitme burdan / Sen olmadan ben asla yaşayamam / Kesmiyo ne ilaç ne antidepresan / Çözemedim, valla çok enteresan / Kafayı yiyorum…
Mabel Matiz’in çok sevilen bir şarkısı var biliyorsunuz adı: “Antidepresan”… Sözleri ne güzel değil mi? Şarkı gibi gibi ülkenin de ruh sağlığı hiç iyiye gitmiyor. Türkiye’de antidepresan kullanımı son 10 yılda neredeyse iki katına çıktı. Bugün her 100 kişiden 6’sı antidepresan kullanıyor. Antidepresan kullanımındaki bu sıçrama toplumun kolektif olarak yaşadığı zorlanmayı açık bir şekilde yansıtıyor. Hatta reçetelerin yaklaşık yüzde 70’i ise kadınlara yazılıyor. Yani antidepresan kullanan her 10 kişiden 7’si kadın.
Uzmanlar uyarıyor ‘Ruh Sağlığı’ çok önemli diye ama ülkemizdeki ekonomik ve sosyal şartlar o kadar kötü ve umutsuz ki insanımız çareyi antidepresan kullanmakta buluyor. Artık insanlar leblebi gibi bu tür ilaçları yutar oldu. Eskiden antidepresan ilaçları kullanan biri görünce o kişiden uzak dururduk, biraz korkardık, çekinirdik çoğu zaman da uzaktan uzağa ona acırdık kim bilir ne derdi var ki bu tür ilaçlar kullanıyor derdik. Ama şimdi öyle mi? İş yerinde, evde, sokakta tanıdık tanımadık o kadar çok insan artık bu tür ilaç kullanıyor ki artık yadırgamaz olduk… Ne acı değil mi?
Zaten rakamlarda Türk insanının artık antidepresan bağımlısı olduğunu ispatlıyor. Ülkemizde özellikle pandemi sonrası antidepresan kullanımı giderek artış gösterdi. Öyle ki; Türkiye’de antidepresan kullanımı son 10 yılda neredeyse iki katına çıktı. Bugün her 100 kişiden 6’sının antidepresan kullanır halde. 2010’ların başında her 100 kişiden yaklaşık 3’ü düzenli antidepresan kullanırken, bugün bu sayı 6’ya yaklaştı. Pandemiyle birlikte bu artış daha da hızlandı: 2020 sonrası sadece iki yıl içinde piyasaya sürülen antidepresan miktarında yaklaşık 10 milyon kutuluk bir artış yaşandı. Bu veriler, toplumda ruh sağlığı sorunlarının artışıyla birlikte sosyal koşulları ve sağlık hizmetlerine erişimdeki farklılıkları da düşündürüyor. Antidepresan kullanımındaki bu sıçrama toplumun kolektif olarak yaşadığı zorlanmayı yansıtıyor.
Antidepresan kullananların %70’i kadın…
Ülkemizdeki antidepresan kullanımındaki kadın-erkek dengesi de çok ilginç. Öyle ki; reçetelerin yaklaşık yüzde 70’i kadınlara yazılıyor. Yani antidepresan kullanan her 10 kişiden 7’si kadın. Bu fark, kadınların daha fazla ruh sağlığı sorunları geliştirmesinden mi yoksa erkeklere göre tedavi aramaya daha fazla açık olmalarından mı kaynaklanıyor, burası tam belli değil... Yaş grubunda ise 35 yaş üstü bireyler öne çıkıyor. Özellikle 36-50 yaş aralığında kullanım yaygın. Ancak gençler arasında da son yıllarda artış olduğu gözleniyor. Bu gençlerin gittikçe daha fazla ruh sağlığı sorunları için risk altında olduğuna işaret ediyor. İllere göre dağılımda dikkat çeken farklar var: Büyükşehirlerde kullanım oranları daha yüksek. Türkiye’de antidepresan kullanımı artıyor ama hâlâ birçok Avrupa ülkesinin gerisindeyiz. Örneğin, İzlanda, Portekiz, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde kişi başına düşen antidepresan kullanımı Türkiye’nin 3 ila 4 katı kadar. Ancak bu fark, Türkiye’de toplumun daha sağlıklı olduğunu değil, psikoterapiye ve psikiyatrik hizmetlere erişimin daha sınırlı oluşundan kaynaklanıyor.
Kıymetli okurlar; ruh sağlığınızı bozacak haberlerden, tatsız olaylardan uzak kalacağınız sonuç olarak antidepresan ilacı kullanmaya mecbur kalmayacağınız (biliyorum zor ama) bir gün dileğiyle…