2026’dan beklentimiz..
Bugün 1 Ocak 2026
Yeni yılın ilk günü. Yazıma, yeni umutların yeni başlangıçların gerçekleşmesini dileyerek başlamak isterdim. Ancak; öyle sorunlar yumağıyla boğuşuyoruz ki sorunlarımızın biteceğini, umutlarımızın yeşereceğini, huzur ve barış ikliminde yaşayacağımızı söylemek neredeyse imkânsız oldu!
Yeni bir yıla başlarken çok farklı şeyler yazmak isterdim.
Çocuklarımızın soğuk kış günlerinde sıcacık yuvalarında yatağa tok girdiklerini yazmak isterdim.
Eğitimde fırsat eşitliğinin uygulandığını geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin daha mutlu, daha müreffeh bir ülkede yaşamak için umutla mücadele ettiklerini yazmak isterdim.
Çalışanlarımızın açlık sınırının altında maaşa talim etmeden huzur içinde daha verimli çalışma gayretinde olduklarını yazmak isterdim.
Emeklilerimizin, pazara çıkmaya korkmadıkları kalan ömürlerini tasalanmadan geçirdikleri, hiç olmasa yılın bir ayını Avrupa’yı, Amerika’yı, Uzak Doğu’yu boş verdim kendi köylerinde tatil yaparak geçirdiklerini yazmak isterdim.
Köylülerimizin alın terinin karşılığını aldığı, iç tüketimden fazla üretim yaparak dünyayı doyuran Anadolu’muzu yazmak isterdim.
‘’Yurtta sulh, cihanda sulh’’ ilkesiyle hareket eden, komşularıyla iyi ilişkiler içinde, bulunduğu coğrafyada örnek gösterilen bir ülke, içeride tüm etnik ve dini kimlikleriyle huzur ve barış ikliminde yaşayan bir toplum olduğumuzu yazmak isterdim.
Bürokraside sadakatin değil liyakatin esas alındığı herkesin kanun önünde eşit olduğu ve adil bir yönetim anlayışının uygulandığını yazmak isterdim.
Siyasetçilerine güven duyulan, siyasetin çıkar ilişkileri için değil, millete hizmet etme düsturuyla adeta bir ibadet anlayışıyla yapıldığı bir ülkede yaşadığımızı yazmak isterdim.
Evet, bugün çok şeyler yazmak isterdim.
Ancak içinde bulunduğumuz tablo ne yazık ki bu duyguları kaleme almama müsaade etmiyor!
Çocuklarımız yeterince beslene biliyor mu?
Eğitimde fırsat eşitliği kaldı mı?
Emeklilerimiz yokluk çekerek perişan bir halde mi?
Köylü milletin efendisi değil adeta kölesi mi olmuş?
Çalışanlarımız ‘’bir lokma, bir hırka’’ ya mı razı edilmişler?
Komşularımızla ilişkilerimiz barut fıçısına mı dönmüş?
Teröristler öyle dağda bayırda değil şehirlerimizin göbeğinde hücre evleri mi kurmuşlar?
Sınavlarda en yüksek puanı alan adaylar mülakatta elenirken, birilerinin yakını olanlar mı atanıyor? İnşaatlarda, tarlalarda amelelik yapan binlerce öğretmen, mühendis ve üniversite mezunu mu var bu ülkede?
Söyler misiniz hangi birini yazayım yeni yılın ilk gününde!
Yine de ‘nefes alabiliyorsak, umut vardır’ demek istiyorum!
Yarınlarımız için, çocuklarımızın geleceği için yeni yılın umut kapısı olmasını diliyorum!
2026’dan beklentimiz; Ülkemizdeki tüm olumsuzlukların bitmesi, huzur ve kardeşlik ikliminin gelmesi, ekonomik ve sosyal barışın sağlanmasıdır!
Bunun için ‘Erken Seçim’ yılı olmasını diliyorum, Yeni Yıldan!
Bilmiyorum, çok mu şey istiyorum Yüce Yaradan’dan?