Bir vali çıkıyor, öğretmenlere nasihat ediyor; “Bu söyleyeceğim yanlış anlaşılmasın ama eskiden olduğu gibi öğrencinin terbiye amacıyla hafif okşanması konusunda rahat olun. O konuda şikayet edilebilir, malum insanlar en küçük şikayette 'Öğretmen öğrencimizi dövdü, kulağını çekti şikayetçiyim' diye dilekçe yazıyor valiliğe. Eğer öğretmen psikopat değilse, terbiye amaçlı ve çocuğun geleceği için sınıfında bunu yapmışsa biz bu konuda her zaman öğretmenin ve sizin yanınızdayız.”

Valimizin iyiniyetine şüphe yok ama olmaz…

Biz dünyanın tek çocuk bayramını ilan eden lidere sahibiz…

Mustafa Kemal Atatürk gibi geleceğimiz olarak gördüğü çocuklara sevgisiyle ve şefkatiyle tanınan liderin mirasını böyle mi yükselteceğiz…

Ya da dayatmalar mı inşa edeceğiz, geleceği…

Bir vali çıkıp ‘dayaklı eğitimi’ nasihat ediyor…

Bir diğeri çıkıp ‘imam hatipli’ öğrenci sayısını artırın diyor…

Bir de oran veriyor; yüzde 35…

Anlaşılıyor ki müdürün çekindiği konudan dolayı kraldan çok kralcılık yaptığı belli…

Yaranma gayreti içinde…

Ama kusura bakmayın…

Siyasi beklentiler ya da koltuk uğruna ülkemiz yeterince kutuplaştı, kamplaştı…

İki kutuplu bir düzene çekildiğimiz yeter…

O nedenle artık durun…

Giyimden kuşamdan çekin elinizi…

Yaşam alanına girmeyin…

Özgür iradeye ket vurmayın…

Varsa niyet imam hatipli de olur, fen liseli de…

Dayatmayın bir şeyleri…

Soğutmayın çocukları okuldan…

Dinden…

Bu anlayış bitsin artık…

Geçtiğimiz gün talimatla imam hatipli sayısının artırılmasını isteyen müdür hakkında suç duyurusunda bulunan Eğitim Sen’i ve konuyu basına taşıyan Eğitim İş’i kutluyorum…

Velilerden de gerekli tepki ve suç duyurularını bekliyoruz…