Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada CHP’nin avukatları, ek süre talebinde bulunmayarak davanın bir an önce karara bağlanmasını istedi. Davaya katılma talebinde bulunan Parti Meclisi üyelerinin isimleri tutanağa geçirildi. CHP’nin avukatı Çağlar Çağlayan, PM üyelerinin fer’i müdahale taleplerinin kabul edilmesini talep etti.
Lütfü Savaş Cephesi: “CHP Kılıçdaroğlu Tarafından Yönetilmelidir”
CHP'den ihraç edilen Lütfü Savaş’ın avukatı, hem 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultay’ın hem de 6 Nisan 2025 Olağanüstü Kurultayı’nın iptalini talep etti. Özgür Özel’in görevinden uzaklaştırılmasını isteyen avukat, “Bu kurultaylar kanuna karşı hileyle yapılmış, gayri meşru bir genel başkan yaratılmıştır” dedi. “Seçilmeyen bir kişinin genel başkan olması kabul edilemez. CHP yeniden Kemal Kılıçdaroğlu tarafından yönetilmelidir” ifadelerini kullandı.

CHP Avukatı Çağlayan: “Beraat İhtimali Yüksek, Dava İçinden Çıkılmaz Hale Gelebilir”
CHP’yi savunan Avukat Çağlar Çağlayan ise sözlü beyanında, Kılıçdaroğlu’nun kurultayla ilgili ceza davasında ifade vermediğini hatırlatarak yargılamanın sonucunun beklenmesi gerektiğini söyledi. “Ceza dosyasındaki deliller kimsenin menfaat temin ettiğini göstermiyor. Beraat kararı verilirse, bu dava içinden çıkılmaz hale gelir” dedi.
Çağlayan, sözlerini “Partilerin seçimleriyle ilgili tüm itirazlar seçim kurullarına yapılır. Buna seçim hakimleri karar verir. Davaya ilişkin itirazlar seçim hukukuna ilişkindir. Adliye mahkemelerinin inceleme yetkisi yoktur . Siyasi partiler, seçimlerini yargı denetimi altında yapar. Mahkemenin siyasi partinin kim tarafından yönetileceğine dair karar verme imkanı yoktur. Aksi durum seçilmişlerin sürekli mahkeme tehditi altında görevlerini yapmalarına ve kendilerini sürekli baskı altında hissetmelerine neden olur” ifadeleriyle sürdürdü.
"Bu Mahkeme Görevsizdir"
Lütfü Savaş'ın bu yönetim tarafından Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak gösterildiğini belirten Çağlayan,
"Bugünkü iddiaları dürüstlük kuralına uymamaktadır. Dava açma süresi geçmiştir. 6 Nisan 2025’teki olağanüstü kurultayla bu dava konusuz kalmıştır. Delegenin önüne sandık konulmuştur. Aslolan siyasi partilerin kendi eliyle yönetilmesidir. Partiler, kongreleri ve seçilen kişiler eliyle yönetilir. Bu kişilerin işten el çektirilerek başkalarının partiyi yönetmesi yönünde karar da almak kanunun ruhuna da aykırıdır.
Bu mahkeme görevsizdir. Siyasi partilerin kongreleri ancak seçim kurullarıyla denetlenir. Mahkemelerin karar vermesi halinde YSK etkisiz hale gelir. Bu durumda partilerin tüm seçimleri mahkeme tehdidi altında kalır” diye konuştu.