CHP’den ihraç edilen eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile delegeler Yılmaz Özkanat, Hatip Karaaslan ve eski CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Kamile Bahar Önal, partinin 4-5 Kasım 2023’te yaptığı 38. Olağan Kurultayı ile 6 Nisan 2025’te düzenlenen 21. Olağanüstü Kurultayının iptali için dava açmıştı. Açılan dosyalar Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde birleştirilmişti.
Dava Ertelenmişti
Geçtiğimiz duruşmada mahkemenin bir ara karar vermesi beklenirken, dava 30 Haziran’a ertelenmişti. Avukat Onur Yusuf Üregen, kurultay sürecinde ciddi hukuki usulsüzlükler olduğunu belirterek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in seçiminin geçersiz olduğunu savundu. Üregen, "Bu kurultaylar demokratik iradeyi gasbeden müdahalelerle şekillendi" dedi.

“Kurultay Yok Hükmündedir” İddiası
Üregen yaptığı açıklamada, 4-5 Kasım 2023 tarihli olağan kurultay ve sonrasındaki İstanbul İl Kongresi gibi süreçlerde "akçeli ilişkiler" ve "hukuka aykırı uygulamalar"ın devreye sokulduğunu öne sürdü. Bu çerçevede 6 Nisan 2025 tarihli Olağanüstü Kurultay’ın da baştan sona geçersiz olduğunu iddia etti.
Kılıçdaroğlu: "Kayyuma mı Bırakayım?"
Kurultay tartışmalarının gölgesinde, 23 Haziran’da Kılıçdaroğlu'nun Ankara’daki ofisinde dikkat çeken bir görüşme gerçekleşti. Mansur Yavaş, Vahap Seçer ve Engin Özkoç, Kılıçdaroğlu ile bir araya gelerek partideki tansiyonu düşürmeye çalıştı.

“Mutlak Butlan Çıkarsa, Özel’le Oturur Konuşuruz”
CHP içinden gelen “mutlak butlan açıklaması yapın” çağrılarına Kılıçdaroğlu reddederek, “Böyle bir açıklama yapamam. Umarım mutlak butlan kararı çıkmaz ama olursa da partimi kayyuma terk edemem. Kabul etmesem de kayyum gelir. Kayyuma mı bırakayım?” dedi.
Üç isim de görüşmede, mutlak butlan kararına karşı olduklarını Kılıçdaroğlu’na açıkça iletti.
CHP'de Kılıçdaroğlu’nun Kayyum Stratejisi Ne Anlama Geliyor?