Yargıtay, çıraklık ve stajyerlik döneminin emeklilikte sigorta başlangıcı sayılması talebiyle açılan davada ezber bozan bir hükme imza attı. Çıraklık süresince sadece mesleki eğitim değil, bizzat bedensel güçle üretime katıldığını belirten vatandaşın davasını reddeden yerel mahkeme kararını bozan Yüksek Mahkeme, fiili çalışmanın varlığına dikkat çekti.
Fiili Üretim Yapan Çırağın Sigortası Geçerli Sayıldı
Süreç, 15 Ekim 1993 tarihinde 17 yaşındayken Ahi Evran Çıraklık Eğitim Merkezi bünyesinde eğitime başlayan bir çalışanın, bu tarihin uzun vadeli sigorta başlangıcı sayılması talebiyle SGK'ya başvurmasıyla başladı. Talebinin reddedilmesi üzerine Ankara 33. İş Mahkemesi'ne açılan dava, davacının o dönem sadece öğrenci statüsünde olduğu gerekçesiyle reddedildi ve istinaf başvurusu da esastan geri çevrildi. Ancak temyiz incelemesini 5 Haziran 2024 tarihinde tamamlayan Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığına hükmetti.
Yargıtay kararında, çırağın işyerinde tam olarak hangi işleri yaptığının, doğrudan üretime katılıp katılmadığının, bordrolu çalışanlar ile komşu esnaf tanıklıklarıyla titizlikle araştırılması gerektiği vurgulanarak karar oybirliğiyle bozuldu.
Yeniden yapılan yargılamada dinlenen tanıkların, davacının sadece getir-götür işleri yapmadığını, ustalarla birlikte oto elektrik, sökme-takma, montaj ve tamir işlerini fiilen yürüttüğünü beyan etmesi üzerine mahkeme, davacının sigortalılığının 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren başlatılmasına karar verdi.

Antalya Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Temsilciliği'nden Güçlü Ses: "Artık Sıra TBMM'de"
Emsal niteliğindeki bu yargı zaferinin ardından Antalya Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Temsilciliği acil yasal düzenleme talebini yineledi.
Temsilcilik tarafından yapılan açıklamada kararın haklılığı tescillediği belirtilerek, “Yargıtay’ın bugün gündeme gelen kararı bir gerçeği yeniden ortaya koydu: Meslek liselerinde, çıraklık eğitim merkezlerinde ve işletmelerde geçirilen dönemlerde fiili çalışmanın, üretime katılımın ve hizmetin varlığı inkar edilemez. Bizler okulda teorik eğitim alırken işletmelere gönderildik; atölyelerde, fabrikalarda, işyerlerinde fiilen çalıştık, ürettik, hizmetin ve üretimin parçası olduk. Bugün aynı sistemde çocuklarımız da işletmelere gönderiliyor. 'Eğitimin parçası' denilerek yıllarca yalnızca kısa vadeli sigorta kapsamına alınan bu sürelerin, fiilen çalışmanın ve üretime katkının karşılığı olan sosyal haklardan ayrı tutulması artık kabul edilemez” denildi.
Yargı kararlarıyla tek tek insanların fiili çalışmasını ispatlamasını beklemenin çözüm olmadığına dikkat çeken Antalya Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Temsilciliği yönetimi, "Mesele bireysel değil, milyonları ilgilendiren yapısal bir hak meselesidir. Artık bu konu mahkeme kapılarında değil, TBMM çatısı altında yasayla kesin ve kalıcı biçimde çözülmelidir. Kısa vadeli sigorta uygulaması kaldırılmalı; meslek liseleri ve MESEM aracılığıyla işletmelere gönderilen, çalıştırılan gençlerin fiili hizmetleri ve sosyal hakları güvence altına alınmalıdır. Dün bizim çocukluğumuzda yaşanan hak kaybıydı. Bugün aynı sistemin içinde bizim evlatlarımız var. Fiilen çalıştık, ürettik, hizmet ettik. Artık sosyal haklarımız teslim edilsin. Staj çıraklık SSK başlangıcı olsun" ifadelerini kullandı.
Milyonların Gözü Kulağı Meclis'ten Çıkacak Yasal Düzenlemede
Ortaya çıkan bu son yargı kararı, Antalya genelindeki meslek odalarında ve emeklilik planı yapan çalışanlar arasında büyük bir yankı uyandırdı. Bireysel davaların uzun yargı süreçlerine takılması yerine kalıcı bir çözüm isteyen çıraklık ve staj mağdurları, üretimin temelini oluşturan bu dönemlerin yasayla tescillenerek uzun vadeli sigorta başlangıcı kabul edilmesini ve hak kayıplarının tamamen sonlandırılmasını bekliyor.