Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya Barosu'ndan İktidara 'Gazi' Çağrısı! "Barikat Değil, Adalet Borçluyuz"

Antalya Barosu'ndan İktidara 'Gazi' Çağrısı! "Barikat Değil, Adalet Borçluyuz"

Ankara Güvenpark'ta özlük hakları için barışçıl eylem yapan gaziler ve şehit yakınlarının polis ablukasına alınmasına Antalya Barosu'ndan çok sert tepki geldi. "Gazilere ve şehit yakınlarına barikat değil, adalet borçluyuz" diyen Baro yönetimi; tekerlekli sandalye ve protezleriyle hak arayan gazilere uygulanan müdahalenin anayasal hakların ihlali ve vahim bir hukuksuzluk olduğunu vurguladı.

Ankara Güvenpark'ta özlük hakları için barışçıl eylem yapan gaziler ve şehit yakınlarının polis ablukasına alınmasına Antalya Barosu'ndan çok sert tepki geldi. "Gazilere ve şehit yakınlarına barikat değil, adalet borçluyuz" diyen Baro yönetimi; tekerlekli sandalye ve protezleriyle hak arayan gazilere uygulanan müdahalenin anayasal hakların ihlali ve vahim bir hukuksuzluk olduğunu vurguladı.

Antalya Barosu'ndan İktidara 'Gazi' Çağrısı! "Barikat Değil, Adalet Borçluyuz"
KAYNAK: Buse Yeşil

Antalya Barosu, 19 Ağustos 2026 tarihinde Ankara Güvenpark'ta hak taleplerini dile getirmek isteyen gazi ve şehit yakınlarına yönelik polis müdahalesine sert tepki gösterdi. Yayımlanan bildiride, yaşananların vahim bir hukuksuzluk olduğu vurgulanarak devletin anayasal sorumlulukları hatırlatıldı.

"Anayasal Hakları İhlal Edildi"

Antalya Barosu tarafından yayımlanan açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının şehit ve gazilerin fedakarlıkları üzerine kurulduğu hatırlatıldı. Baro, uğruna bedel ödedikleri yurtta barışçıl toplanma ve taleplerini demokratik yollarla ifade etme hakkını kullanmak isteyen gazi ve şehit yakınlarının kolluk barikatlarıyla karşılaşmasının kabul edilemez olduğunu, bu durumun demokratik hukuk devleti niteliğini yok saymak anlamına geldiğini belirtti. Açıklamada, 19 Ağustos 2026 tarihinde Ankara Güvenpark'ta gerçekleştirilen barışçıl eyleme polis tarafından müdahale edilmesi, grubun alandan çıkarılması, yollarının kapatılması ve polis kordonuna alınarak hareketlerinin engellenmesi "vahim bir hukuksuzluk" olarak nitelendirildi.

"Tekerlekli Sandalyeli Gazilere Polis Çemberi İçler Acısı"

Tekerlekli sandalyeleri ve protezleriyle yalnızca seslerini duyurmak isteyen gazilerin saatlerce polis çemberi içerisinde tutulmasının ve hareket serbestisinden yoksun bırakılmasının içler acısı bir durum olduğu, devletin anayasal sorumluluğunu hiçe saydığı ifade edildi. Bu durumun, Anayasa'nın 34. maddesinde güvence altına alınan, herkesin önceden izin almadan silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlali olduğu vurgulandı. Baro ayrıca, gazilerin herhangi bir yargı kararı veya suçüstü hali olmaksızın saatlerce fiilen alıkonulmasının Anayasa'nın 19. maddesindeki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının özünü ortadan kaldırdığını ve uygulanan bu fiili tecritin ceza hukuku anlamında hürriyeti tahdit niteliğinde olduğunu belirtti.

"Ayrıcalık Değil, Eşitlik ve İnsanca Yaşam Talebi"

Gazilerin dile getirdiği protez ve medikal cihazlara erişim, nitelikli sağlık hizmetlerinden yararlanma, insanca yaşamaya elverişli koşullara kavuşma ile özlük haklarının iyileştirilmesi taleplerinin bir ayrıcalık veya lütuf beklentisi değil, sosyal hukuk devletinin anayasal sorumluluğu olduğu aktarıldı. Açıklamada ayrıca, aynı tehlikeyle karşı karşıya kalan ve aynı ağır sonuçlara katlanan gaziler ve şehit yakınları arasında sadece statü veya rütbeye dayalı olarak özlük hakları bakımından farklılıklar yaratılmasının Anayasa'nın 10. maddesindeki güvence altına alınan eşitlik ilkesi yönünden ciddi bir sorun olduğu ifade edildi. Gazilerin ve şehit yakınlarının ayrıcalık değil; eşitlik, hakkaniyet ve insan onuruna yaraşır yaşam koşulları istediği vurgulandı.

"Devletin Görevi Barikat Kurmak Değil, Dinlemektir"

Devletin, Anayasa'nın 61. maddesi gereği harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle malul ve gazileri korumakla yükümlü olduğu ve bu anayasal düzenlemenin idare açısından bir takdir alanı değil, yerine getirilmesi gereken pozitif bir yükümlülük olduğu hatırlatıldı. Antalya Barosu, devletin görevinin gazilerin karşısına barikat çıkarmak değil; hak taleplerini dinlemek, haksız eşitsizlikleri gidermek, bürokratik engelleri kaldırmak ve onlara yaraşır yaşam koşullarını güvence altına almak olduğunun altını çizdi. Baro, barışçıl hak arama faaliyetlerini kısıtlayan fiili engellemelerin ve ablukanın sonlandırılmasını talep ederek, hukuka aykırı müdahalelerin karşısında kararlılıkla durduklarını kamuoyuna duyurdu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız