Manavgat Ulualan'da 'Golf Rantına' Yargı Freni

Manavgat'ın en değerli doğal miraslarından Ulualan'ı golf turizmi adı altında ranta açmayı hedefleyen imar planlarına yargıdan kesin bir 'dur' ihtarı geldi.

Manavgat Ulualan'da 'Golf Rantına' Yargı Freni

Antalya’nın Manavgat ilçesinde, halkın ortak kullanım alanı olan eşsiz Ulualan kıyılarının 'golf turizmi' kılıfıyla ranta açılması girişimine yargıdan tarihi bir tokat geldi. Gazeteci Nalan Akpınaroğlu’nun başlattığı hukuk mücadelesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın imar planlarının iptaline karşı yaptığı istinaf başvurusu, Antalya Bölge İdare Mahkemesi tarafından oybirliğiyle reddedildi. Mahkeme kararı, doğa katliamına ve ranta geçit vermezken, kamu yararını ve anayasal hakları hiçe sayan planlama anlayışını da gözler önüne serdi.

Bakanlığın İstinaf Talebine Ret: Kıyılar Halkındır

Manavgat kıyılarının en değerli doğal miraslarından Ulualan'ın, golf sahaları yapılarak dar bir zümrenin kullanımına tahsis edilmesini ve doğasının tahrip edilmesini öngören imar planlarına karşı yürütülen hukuki süreçte nihai zafer kazanıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan 1/25000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının iptali için açılan davada, Antalya 4. İdare Mahkemesi'nin verdiği iptal kararına Bakanlık tarafından itiraz edilmişti. Ancak Antalya Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi, 30 Eylül 2026 tarihli kararında Bakanlığın itirazını haksız bularak iptal kararını kesinleştirdi.

Bilirkişi Raporu Rantı İfşa Etti: Halkın ve Belediyenin Görüşü Alınmadı

Karara dayanak oluşturan bilirkişi raporu, projedeki planlama ve şehircilik facialarını bir bir ortaya döktü. Rapora göre; henüz yapılaşmamış, orman ve mera vasıflı 296 hektarlık eşsiz sahil bandının 287 hektarlık devasa bir kısmı, "turizmi 12 aya yayma" bahanesiyle 3'ü konaklamalı olmak üzere toplam 4 büyük parça halinde golf turizm alanı olarak planlandı. Ancak bu devasa rant projesi hazırlanırken, karardan doğrudan etkilenecek olan bölge halkının ve Manavgat Belediyesi'nin görüşü dahi alınmadı. Kurum görüşlerinin kâğıt üzerinde kaldığı, bölgenin golf turizmi için tercih edilip edilmeyeceğine dair hiçbir bilimsel fizibilite çalışmasının yapılmadığı vurgulandı.

Su Kaynakları ve Doğa Hiçe Sayıldı

Yargı kararında en dikkat çeken vurgulardan biri de projenin yaratacağı ekolojik yıkım oldu. Golf turizminin çok büyük arazi kullanımı ile yüksek su ve enerji tüketimine dayandığına dikkat çeken mahkeme, plan açıklama raporunun sadece "olası ekonomik faydalara" odaklandığını, bölgenin doğal ekosistemine ve su kaynaklarına vereceği zarara yönelik hiçbir çevresel etki değerlendirmesinin yapılmadığını belirtti.

"Kıyılar Anayasal Haktır, Ranta Teslim Edilemez"

Mahkeme heyeti, kararında anayasal haklara da güçlü bir atıf yaptı. Kıyı mevzuatına göre sahil şeridinden içeriye doğru kamusal bir koridor oluşturularak halkın anayasal hakkı olan kıyılardan yararlanmasının esas olduğu hatırlatıldı. Kararda, kıyıda boş bulunan 296 hektar büyüklüğündeki bir alanın bilimsel ve teknik gerekçeler olmaksızın tamamen golf alanına dönüştürülmesinin, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına açıkça aykırı olduğu hükme bağlandı.

Gelecek Kuşaklara Bırakılacak Miras

Bu tarihi hukuki zafer, kıyıları parsel parsel sermayeye tahsis etmek isteyen rantçı zihniyete karşı, halkın ve doğanın kazandığı eşsiz bir kazanım olarak tarihe geçti. Kararın ardından yapılan değerlendirmelerde, Ulualan'ın betonlaştırılacak sıradan bir arazi değil; Manavgat’ın doğal mirası olduğu bir kez daha kanıtlandı. Kent savunucuları, doğayı, kamu yararını ve halkın beklentilerini hiçe sayan her türlü rant projesine karşı aynı inançla mücadele etmeye devam edeceklerinin mesajını verdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız