Allah'ım Sen Aklıma Mukayyet Ol
BİR DÜNYA RAPORU DAHA...
"Allah'ım sen aklıma mukayyet ol" cümlesi, genellikle şaşırtıcı, zor veya akıl almaz bir durum karşısında akla hakim olma dileğini ifade eden yaygın bir deyiştir...
NOT DEFTERİMDEN NOTLAR:
Antalya Aksu Yangını Gözlemim: 7 Eylül 2026'da Yangını söndürmeye giden araçlar (İtfaiye & AFAD) öğleden sonra bile kilitlenmiş Antalya trafiğini yaramadılar ve çok gecikmeli olarak yangın söndürmeye gidebildiler...Buna Çallı kavşağında tanık oldum...Antalya'da 2026 yılı Temmuz ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam motorlu kara taşıtı sayısı 1 milyon 735 bin 593'e ulaştı. Artık trafik her saatte fena halde tıkalı...Ambulanslar da taşıdığı hastayı hastaneye ulaştırmakta güçlük çekiyor ve çok gecikiyor...Antalya bu trafik yoğunluğunu artık kaldıramıyor!
GALATASARAYLILAR ERLING HAALAND'I GALATASARAY'IN NASIL KAYBETTİĞİNİ BİLİYOR MUSUNUZ ?
KURULUŞ TARİHİ EKİM 1905 OLAN GALATASARAY SPOR KULÜBÜ BÜTÜN TARİHİNİN EN BÜYÜK FIRSATINI NASIL ELDEN KAÇIRDI?
Dünya tarihinin en büyük futbol yıldızlarından Erling Haaland 2026 FIFA Dünya Kupası'nın belki de en büyük yıldızıydı...
Yakın zamanda Erling Haaland Galatasaray tarafından adeta transfer edilmişti, sonra kulüp yöneticilerinin cimriliği tuttu ve Erling Haaland'ı Galatasaray KAYBETTİ...
Erling Haaland Molde FK takımında 2017 ve 2018 yılları arasında (1 Şubat 2017 - 1 Ocak 2019) oynadı.
Bu dönemde Galatasaray Futbol Kulübü Dünya tarihinin en büyük futbol yıldızlarından Erling Haaland'ı Molde'den transfer etmenin eşiğine geldi...Galatasaray Molde'nin istediği 3 milyon Euro'yu peşin vermek istemedi, Galatasaray yöneticileri "Biz 3 milyon Euroyu ancak taksit taksit ödeyebiliriz" dediler ve Dünya tarihinin en büyük futbol yıldızlarından Erling Haaland'ın Galatasaray'a transferi böylece büyük bir hayal oldu!
TRUMPİZM NOTLARIM
Amerika 10 bin kilometre öteden gelip Hürmüz Boğazı’nda söz sahibi olacağını iddia ediyor...Ancak İsrail ve ABD orduları 13 Haziran 2025'ten bugüne İran'dan fena halde bir dayak yedi...
Donald Trump her ne kadar “Biz onları yendik, ezdik” dese de sahadaki gerçeklik bunu doğrulamıyor. İran direndi ve Amerika İran’ı yenemedi.
Topraklarında ABD askeri üssü bulunan her ülke (Ürdün, Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan) artık İran'ın hedefindedir...
Çatışma bu şekilde devam ettiği sürece, ABD’nin askerî üssünün bulunduğu her ülke İran açısından potansiyel bir hedef hâline gelmiş olacak.
Amerikan Security Project ve çeşitli uluslararası araştırma kuruluşlarının verilerine göre, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) yurt dışında 800 civarında aktif askeri üssü ve tesisi bulunmaktadır. Bu üsler, küçük gözetleme ve radar istasyonlarından bir şehir büyüklüğündeki devasa hava ve deniz üslerine kadar geniş bir yelpazeye yayılmaktadır.
Hollanda, 'jeopolitik huzursuzluk' nedeniyle ABD'den 86 ton altınını Avrupa'ya transfer etti, Daily Mail'e göre Hollandalı uzmanlar, Donald Trump yönetimindeki ABD 'artık güvenli değil' diye uyarmış...
Film yıldızları Jon Voight, Mel Gibson ve Sylvester Stallone, ABD Başkanı Donald Trump tarafından Hollywood'daki iş imkanlarını ve film üretimini artırmak amacıyla "Hollywood Özel Elçileri" (Special Ambassadors to Hollywood) olarak atanmışlardır...
Çünkü Hollywood yapımlarının büyük bölümü ABD dışındaki mekanlarda yani yabancı ülkelerde çekilmekte ve yapılan yüz milyonlarca, hatta milyarlarca dolarlık harcamalarda doğal olarak filmlerin çekildiği ülkelerde yapılmaktadır...
"Sunset Boulevard", "Gone with the Wind", "West Side Story" gibi Hollywood filmlerinin hayranı olan Donald Trump, Truth Social platformu üzerinden yaptığı açıklamada Hollywood'u "harika ama oldukça sorunlu bir yer" olarak nitelendirmiş ve bu üç ünlü aktörün sinema sektörünü yurt dışına kaptırılan yapımlardan arındırarak sektörü yeniden canlandıracağını belirtmiştir. Trump'ın "gözüm ve kulağım olacaklar" dediği elçilerin temel görevleri ve rolleri şu şekildedir.
Son yıllarda İngiltere, Macaristan ve Avustralya gibi ülkelerin sunduğu vergi teşvikleri nedeniyle ABD dışına kaçan (runaway production) milyar dolarlık film projelerini ve istihdamı yeniden Hollywood'a çekmek.
Atanan üç isim de uzun süredir Donald Trump'a verdikleri açık siyasi destekle tanınmaktadır. Jon Voight Trump'ı sık sık destekleyen açıklamalarıyla, Sylvester Stallone ise Trump'ın seçim zaferi konuşmasında kendisini takdim etmesiyle öne çıkmıştır. Göreve getirilmelerinin ardından geçen aylarda, bu elçilik rollerinin operasyonel olarak nasıl yürütüleceği ve resmi adımların ne olacağı konusunda sektör genelinde belirsizlikler devam etmektedir.
New Mexico Valisi Michelle Lujan Grisham, Başkan Trump'ın eyaletinin adını "Yeni Amerika" olarak değiştirmenin "çok daha prestijli ve güzel" olacağını söylediği son paylaşımlarını eleştirdi.
Başkan Trump, Kanada'yı "ABD için Putin'in Rusya'sından çok daha büyük bir düşman" olarak nitelendirdi. Bu çarpıcı açıklama, hem Kanadalı hem de Amerikalı yetkilileri şaşkına çevirdi. Bu durum, halihazırda gergin olan ABD-Kanada ilişkilerinde ciddi bir tırmanışa işaret ediyor.
İzlanda, Trump'ın İzlanda, Kanada, Grönland ve diğer ülke ve bölgeleri Amerikan bayrağı altında gösteren bir harita paylaşmasının ardından ABD büyükelçisini çağırdı.
ABD-Kanada Gerilimi Tırmanırken Kanadalı Aktivistler Trump'ın Seyahat Yasağı İçin Baskı Yapıyor...
Başkan Trump'a yönelik öfke, artan ticaret anlaşmazlıkları, Kanada'yı "51. ABD eyaleti" olarak ilhak etme söylemi ve Trump'ın Ontario Gölü'nün adını "Amerika Gölü" olarak değiştirme talimatı nedeniyle sınırın kuzeyinde yoğunlaştı. Buna karşılık, Kanadalı aktivistler Trump ve bazı MAGA (Make America Great Again) taraftarlarının Kanada'ya girişinin yasaklanması çağrısında bulunan kampanyalar başlattı; ancak hukuk uzmanları, doğrudan siyasi bir seyahat yasağının önemli anayasal ve diplomatik engellerle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.
Gerilim, ABD büyükelçisinin sınır dışı edilmesini talep eden bir dilekçenin yüz binlerce imza topladığı Kanada Parlamentosu'na da yansıdı. Bu önlemin destekçileri, bu tür eylemlerin, saygısız ve ekonomik olarak zararlı olarak gördükleri ABD tavrına karşı meşru bir karşı koyma olduğunu savunuyor. Eleştirmenler, siyasi bağlılığa dayalı seyahat yasaklarının demokratik ülkeler için endişe verici bir emsal teşkil edeceğini ve Kanada'nın yanıtının kritik bir ekonomik dönemde ikili ilişkileri daha da kötüleştirme riski taşıdığını iddia ediyor...
Tarihsel olarak işbirliği ve ortak kıtasal çıkarlarla şekillenen ABD-Kanada ilişkisi, şimdi benzeri görülmemiş bir siyasi düşmanlıkla karşı karşıya. Bu gerilimlerin geçici mi yoksa iki ülkenin etkileşim biçiminde temel bir değişime mi işaret ettiği açık bir soru olarak kalıyor.
Kanada, Trump'ın 2027 Gümrük Vergisi Tehdidine Anında Karşılık Verdi
Başkan Trump, görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Kanada'dan ithal edilen otomobil, kamyon, otomobil parçaları ve çeliğe %50 oranında ABD gümrük vergisi uygulanacağını ve bunun 1 Ocak 2027'de başlayacağını söyledi.
Kanada Başbakanı Mark Carney beklemeyi reddetti. Bugün itibariyle Kanada, ABD çeliği, motosikletleri, kozmetik ürünleri, süt ürünleri, ev aletleri, elektronik eşyalar ve 100'den fazla diğer ürüne %50'ye varan karşı gümrük vergileri uygulayarak Washington'ın uyguladığı vergilere birebir karşılık veriyor.
Carney, amacın basit olduğunu söylüyor: Haksız olarak nitelendirdiği bir anlaşmayı kabul etmek yerine Kanadalı işçileri ve endüstrileri korumak.
Yeni anketler, Kanada başbakanının onay oranının yaklaşık %62'ye yükseldiğini ve büyük çoğunluğun anlaşmadan vazgeçme ve kararlı durma kararını desteklediğini gösteriyor. Sınırın her iki tarafındaki entegre otomobil ve çelik tedarik zincirleri artık daha yüksek maliyetler ve daha fazla belirsizlikle karşı karşıya.
İRAN SAVAŞI'NDA HAYATINI KAYBEDEN 18 ABD ASKERİ HAKKINDA
Çatışmada Hayatlarını Kaybettiler; Yetkililer İse Bunun "Gerçek Bir Savaş" Olmadığını Söyledi.
Bir ABD Hava Kuvvetleri mensubunun eşi, İran'a yönelik operasyonlara destek verdiği sırada hayatını kaybeden kocasının durumuyla ilgili olarak kendisine ilk başta, Kongre resmi bir savaş ilanında bulunmadığı için ailesinin bazı haklardan mahrum kalabileceğinin söylendiğini ifade etti. Binbaşı Alex Klinner'ın eşi Libby Klinner; 33 yaşındaki eşinin, Mart ayında İran'a yönelik saldırılara destek sağladığı sırada batı Irak'ta bir KC-135 yakıt ikmal uçağının düşmesi sonucu hayatını kaybettiğini belirtti. Klinner gazetecilere verdiği demeçte, "Eşim bir savaşın içinde olduğumuz için hayatını kaybetti; ancak daha sonra, teknik olarak bir savaş sayılmadığı gerekçesiyle bazı haklardan mahrum kalacağımız söylendi," dedi.
Paylaşımının sosyal medyada geniş yankı uyandırmasının ardından Hava Kuvvetleri, ilk verilen bilginin hatalı olduğunu ve askerin son maaşına çatışma kaynaklı tehlike tazminatı ile vergi muafiyetlerinin dahil edildiğini açıkladı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance aileye yardım sözü verirken, diğer yandan "savaş" ifadesini reddederek ortada "aktif bir çatışma" (silahlı çatışma) olmadığını savundu. Raporlar, İran ile yaşanan gerilim sürecinde ABD'nin yaklaşık 18 can kaybı ve yüzlerce yaralı verdiğini gösteriyor. Aileler ise yürütülen mücadelenin sadece bürokratik işlemlerle değil, aynı zamanda ilkesel bir duruşla ilgili olduğunu vurguluyor.
NETANYAHU KARŞITI AMERİKALI FİLM YILDIZI VENEDİK'TE AYAKTA ALKIŞLANDI
Venedik film festivalinde "Thelma and Louise", "The Hunger" gibi harika filmlerin oyuncusu 1946 New York doğumlu Susan Sarandon ayakta alkışlandı...Sarandon, İsrail'in hedefinde olmasına rağmen Filistin ile dayanışmasından geri adım atmayı reddetti.
LENF KANSERİ OLDUĞU İDDİA EDİLEN SANATÇI SERHAT KILIÇ'IN (1975-2026) ARDINDAN GAZETECİ FATİH ALTAYLI NE YAZDI?
SERHAT KILIÇ ZÜLFÜ LİVANELİ'NİN YÖNETTİĞİ BAŞYAPIT FİLM "VEDA"DA ATATÜRK'ÜN ÖLÜMÜNDEN SONRA İNTİHAR ETMEYE ÇALIŞAN VE TABANCASIYLA KALBİNE ATEŞ ADEN BAŞYAVERİ, ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ARKADAŞI SALİH BOZOK ROLÜNÜ ÜSTLENMİŞTİ...
VEDA filminin tamamı ekteki linktedir:
https://www.youtube.com/watch?v=MkqwgnBMjjg
Tarihçi llber Ortaylı, Atatürk'ün başyaveri ve çocukluk arkadaşı Salih Bozok’un Atatürk'e olan bağlılığını ve 10 Kasım 1938'deki intihar girişimini "Mareşal bir yere gidiyorsa, yaveri yanında olur" sözleriyle açıklamaktadır.
Fatih Altaylı: Bir sanatçı öldü.
Serhat Kılıç.
Hiç tanımadım. Tanıyanların sevdiği, birlikte çalışanların çok yetenekli bulduğu bir aktörü 51 yaşında kaybettik.
Sevgilisi bulmuş evde. Ailesine ve 112’ye haber vermiş.
Sonrası ise rezillik.
Hayatını kaybeden bir adamın evine giriliyor. Elbette görev gereği olay yerinin fotoğrafları çekiliyor.
Daha sonra niyeyse mevtayı itibarsızlaştırmak için “devlete” emanet bu fotoğraflar medyaya servis ediliyor.
Ve hayatını kaybeden sanatçı sanki sefih ve hatta sefil bir hayat süren birisiymiş gibi gösterilmek isteniyor!
Niye?
Bilmiyorum.
Belki muhalif olduğu için, belki geziye katıldığı için, belki sadece ve sadece bekar olduğu için.
Bilmiyoruz gerçekten.
Sigara kağıtları sanki uyuşturucu müptelasıymış gibi gösteriliyor.
Ağrılar içinde bir hayat süren ve tedavi gören sanatçı sanki ağır ilaçlar kullanan bir bağımlı gibi gösterilmeye çalışılıyor.
Birileri aklınca Serhat Kılıç’ı itibarsızlaştırmaya çalışıyor ama sonuçta itibarsızlaştırılan ne yazık ki devlet oluyor!
Ne gerek var böyle bir şeye! Ölmüş gitmiş işte.