Devlet, Hukuk, Sandık, Örgütlülük ve Kent Hakkı (1)

YAYINLAMA:
Devlet, Hukuk, Sandık, Örgütlülük ve Kent Hakkı (1)

Devleti yöneten siyasi iktidara yönelik en temel eleştiri “hukuku araçsallaştırması ve devlet aygıtını tümüyle kendi lehine kullanılabilir hale getirmesidir.” Bu doğrultuda muhalefetin ortak söylemi; “hukuk yok keyfilik var” “hak ve özgürlüklerimizden mahrum, hayat pahalılığına ve yoksullaşmaya mahkûm bırakılmış haldeyiz.” üzerinden devam ediyor. 
Bunca ezayı ve cefayı çektiren bir yönetim anlayışından medet umulamayacağı ortada. Sorunumuzun yalnızca siyasi iradenin hukuku eğip bükerek, rakiplerini ve muhalefetini etkisizleştirmesi, işine geldiği gibi devlet gücünü kullanırken, toplumu geniş bir kesimini yoksullaştırarak geleceğini belirsiz hale getirmesi ve sandık ile örgütlülükler üzerinde söz sahibi olmasından ibaret olmadığı çok açık. 
Devlet tek başına AKP, MHP veya Cumhur İttifakından ibaret olmadığı da ortada. Siyasal sistemlerin siyasetçilerin ihtiyaçlarından doğmadığı tarihsel bir gerçeklik. Devlet nasıl yönetiliyorsa ona göre mi ihtiyaçları ve kurumları şekilleniyor, yoksa devletin ihtiyaçları neyi gerektiriyorsa ona göre mi şekillenip yönetiliyor sorularına uygun cevap, geriye doğru bakınca  “tencerenin yuvarlanıp kapağını bulmasına” benzer bir süreç olarak değerlendirmek mümkün.  
12 Eylül ile önü açılan, kamusal değerlerin özelleştirilmesi ve piyasalaştırması, kamusal hizmetlerin ticarileştirilmesi ile liberalizasyon hamleleri ile devletin yeniden yapılandırılması ekonominin kendisini yeniden üretmesini sağlamaya yetmiyordu. O nedenle bu dönemden başlayarak kapitalizmin doğası gereği, eşitsiz yaşam koşullarının daha da derinleşmesine neden olan siyasal, sosyal, ekonomik kriz hallerinden kurtulmanın ancak hızlı karar alınmasını, alınan kararların faturasını ödemek zorunda bırakılan toplumu zapt-u rap altında tutulmasını sağlayacak güçlü yürütme ve yetki merkezileşmesine ihtiyaç duyulmasının bir devlet politikası haline getirilmesinin temelleri ve argümanları o zamanlardan atılmıştı.    
2002’den itibaren, (FETÖ’nün paralel yapı olduğu anlaşılıp tasfiyesinden sonra Cumhur İttifakı desteği ile) devlet yönetiminin görünen yüzü AKP oldu. Bu süreçte devletin 80 yıllık parlamento çoğunluğunu esas alan yönetim şekli önce parti devletine ve 2017 referandumundan sonra da tek adam yönetimine geçiş yaparak yasama yargı ve yürütme güçleri tek elde toplandı. Bu süreçte bahaneleri kendinden menkul operasyonlar, davalar, OHAL’ler, KHK’lar, kayyumlarla yürütme, yasama ve yargıdan müteşekkil kamu kurumları ile kamusal nitelikteki kurumlar bu şemaya uygun hale getirildi.        
“Bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa Türkiye de öyle yönetilmelidir" taahhüdü nedeniyle iktidara taşınarak bir parti devleti konumuna getirilen AKP’nin, temsil ettiği milli ve yerli tabanının siyasal iktidar anlayışının, devletin karar alma mekanizmasını kendisine doğrudan bağlayacak kurumsal bir yapıya duyduğu ihtiyaçla da örtüşünce devletin tek adam yönetimi = hukuksuzluk/keyfilik olarak kurumsallaştı.   
Bu süreçte yaşanan seçimler, referandumlar, ittifaklar ve çekişmeler sonucunda devlet yönetimi ve hukukunun önceliklerini, emperyalist politikalardan bize ne düşer hesabının peşinden gitmek, kamu kaynaklarının piyasaya transferini yönetmek, sermaye dünyasının kendisini yeniden üretmesinin teşvik ve düzenlemeleri ile yandaş çıkar çevrelerinin nemalanmasını sağlayan kadrolaşmasının sevk ve idaresi olarak tanımlamak mümkündür.
Doğal olarak bu fiili durumun sonucu olarak kamu otoritesi, kanun, nizam, yaptırım bu düzene çomak sokanlara, muhaliflere, rakip görülenlere ve altta kalıp canı yananlarının taşkınlıklarını hizaya sokmanın, etkisizleştirmenin aracı olarak kullanılmaktadır. 
Son olarak Üsküdar Belediyesi örneğinde olduğu gibi, belediye başkanı tutuklanmakta, yerine vekil seçim sonucu beğenilmeyip iptal edilmekte, yeniden seçim öncesi yeter oy sayısı kadar rakip 3 meclis üyesi göz altına alınmakta ve rakip 4 meclis üyesi için transfer merasimi yapılması göz önüne alındığında devlet, hukuk, sandık kavramlarının kamusal niteliğinin berhava edildiğini ortaya koymaktadır.    

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız