Bayram Gelmiş Neyime, Kan Damlar Yüreğime
Şeklinde bir türkü söylenirdi çocukluğumuzda. Gerçek oldu o türkü.
Malum önümüzde bir Kurban Bayramı var. Havasıyla, insanıyla kasabız; besiciyiz, kimsenin bunu kanamadan gelip geçer o mübarek Kurban Bayramı.
Uzunca bir zamandan bu yana TV ve gazete haberlerinin baş köşesinde emeklilerin içinde bulunduğu hazin durum yer almaktadır.
Esnafın, çalışanların ve tüm kesimlerin derdi ekonomidir elbet. Bir gelir adaletsizliğinin, vergi adaletsizliğinin doğurduğu dengesiz bir yaşam alanında yer almak hiç de hoş olmuyor.
Dün bir haber izledik. İnsanların günlük yaşamlarında acil gıda maddesi olan sebze ve meyvelerin son altı yıldaki fiyat artış grafiğini yansıttılar. 2020-2025 arası %2025 ve 2026 yıllarında %2000’leri aşan fiyatlar gösteriliyordu.
Çok şaşırtıcı, altı yıllık zaman dilimlerinde söz konusu acil gıdalarla ilgili fiyat artışlarının %1500’lerden %2000’lere dayandığı şeklinde matematiksel bilgiler sergileniyordu. Hiç değilse insanların bir dayanmaları, bir yaşamaları için çok önemli ve sevindirici gelişmeler olması elbetti.
Peki bu işin çözümü yok mu, çözüm çok mu zor? Bize göre pek de zor olmasa gerek. Günümüzde toprakların terk eden on binlerce çiftçi yeniden topraklarına döndürülse, tohum, gübre, enerji, ilaç desteği verilse; girdilerde gerekli sübvansiyon sağlansa, bu konuda bir AR-GE çalışması başlatılsa, her köyde iş bilen bir ziraat mühendisliği görevlendirilse, sağlıklı bir çiftçi eğitim uygulaması sağlansa, sulama gerekli olan teknik yardımlar temin edilerek, teşvik programları yapılarak çiftçinin yüzünü güldürürsek, her köyde bir çiftçi kooperatifi kurulmasına yardımcı olursak, çiftçinin ürününün hak ettiği rakamlar üzerinden alım garantisi verilirse, ihracat artırıcı yönde planlamalar yaparak gıda ithalatını “iğneden ipliğe” kadar halleder ve arz indirirsek, devletle çiftçi arasında ihtiyaç olan iş birliği kopmasına uğratılmaz; bütün bayramlar dâhil, dört mevsim çiftçimizin yüzü gülecek, halk ucuz ürün satın alacak, enflasyon düşecek, hayat pahalılığından söz edilmeyecek, kimsenin yüreğine kan damlamayacaktır.
Bir bilim insanı söylemişti: “Bir ülkenin batmasının sebebi, hayat pahalılığı-enflasyon ve her alanda yapılan yüksek ithalattır” demişti.
O hâlde yapılması gereken biliniyor. Önemli olan starta basmaktır.