Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
26°

İyi ki gazeteciyim…

YAYINLAMA:
İyi ki gazeteciyim…

Gazeteci doğmadım ve çocukluktan gazetecilik aşkıyla büyümedim. Hatta bir hukukçu, kamu yöneticisi, kaymakam, vali olma hayalim vardı. Ama sistem sorunu bitmeyen ülkemde üniversiteye giriş sınav sistemindeki değişiklikle hukukun sözelden Türkçe-Matematik’le geçişi hukuktan vazgeçip alanımdaki en yüksek okul ve bölümü yazmama vesile oldu…

 

Bazen bin nasihatten bir musibet iyidir…

 

Ya da her şerden, hayır çıkar diyelim…

 

Benim için de meslek seçimim ve iş hayatına atılımım böyle oldu. Nerde, o zaman okul tanıtım günü… 

 

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin Halka İlişkiler ve Tanıtım Bölümü en yüksek puanla ilk tercihim oldu. Gitmeden, görmeden yazdım. Ve kazandım…

 

Sene 1999, çıktık gittik, kayıt yaptık. Ve o gün ilk kez Cebeci kampüsüne adım attım. O adım belki de hayatımın dönüm noktası oldu. Şahane hocalar, kaliteli eğitim, atölyeler, staj vs derken acı bir haberle gazeteci olmaya evrildim…

 

Türk siyasetinin önemli ismi Kültür ve Turizm eski Bakanı, yazar, akademisyen, siyaset bilimci  Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, karşı devrimciler tarafından katledildi…

 

Kemalist, Cumhuriyetçi, aydın ama herşeyden mühimi henüz birkaç aylık hocam. Daha tanıyamadan kaybettik…

 

Ve şahane insanın katli bana herşeye rağmen herkese rağmen ondan kalan bayrağı yüceltme, yükseltme sorumluluğu verdi…

 

En azından böyle hissettim…

 

O kalemini satmadan, tehditlere aldırmadan Cumhuriyet karşıtlarına Cumhuriyet’teki sütunundan sesleniyordu…

 

Sandılar ki Kışlalılar biter…

 

Uğur Mumcu da gitti ama bitmedi Mumcular…

 

Bitmedi Kışlalılar, Üçoklar ve niceleri…

 

İşte ant içtim gazeteci olmaya ve ilk yıldan itibaren sahadayım. Tam 27 yıl…

 

Dile kolay…

 

Aralıksız, bir Anadolu basınında bunca yıl. Kimi için bir ömür. Ama şaka maka çeyrek asrı devirdik…

Davalar, soruşturmalar, tehditler, ambargolarla geçen zor ama onurlu mücadele…

 

Alınan ödüller, ödenen bedeller….

 

Oysa sadece gazeteciyim…

 

Oncu, buncu, sağcı, solcu değil…

 

Ve iyi ki gazeteciyim…

 

Yarın gençlerle 3. diplomamı aldığım Akdeniz Üniversitesi’nde gençlerle buluşacağım. Umarım onlara faydalı olurum…

 

Tecrübeler paylaştıkça kıymetli…

 

Teşekkürler değerli Dekanım Prof. Dr. Seçil Deren Van Het Hoff…

 

Teşekkürler Hocam Doç. Dr. Bahar Urhan… 

 

 

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız