15 Nisan bütün dünyada “Dünya Sanat Günü” olarak kutlanır. Ünlü sanatçı Leonardo da Vinci’nin doğum günü anısına her yıl 15 Nisan’da kutlanan bu özel gün, sanatın yaratıcılığını, hoşgörüyü ve kültürel çeşitliliği vurgulamak amacıyla dünya çapında etkinliklerle anılır.
Leonardo da Vinci’nin doğum günü olan (15 Nisan 1452) günü baz alınan ve sanatın evrensel dilini de kutlayan bu önemli günde; Müze saatleri, sergiler, atölye çalışmaları ve sokak sanatı etkinlikleri ile sanatın önemi ve kutlama içeriği gerçekleşir. Dünya Sanat Günü, sanatın insan ruhunu besleyen ve toplumu bir araya getiren köprü rolüne odaklanır.
Dünya Sanat Günü ruhunu yansıtan sanatçılar ve eserlerinin ilham verici kısa öyküleri ilgi çekicidir.
LEONARDO DA VİNCİ VE “SON AKŞAM YEMEĞİ “
Da Vinci bu devasa eseri yaparken, bazen fırçayı eline alır ve saatlerce duvara bakarmış. Manastırın başrahibi çalışmadığını düşünerek onu şikâyet ettiğinde Leonardo, “En çok işi, en az çalıştığım zaman yapıyorum; çünkü zihnimde yaratıyorum.” demiştir. Bu eser, sanatın sadece fiziksel bir çaba değil, derin bir düşünsel süreç olduğunu kanıtlar.
VİNCENT VAN GOGH VE “YILDIZLI GECE “
Van Gogh, bu eşsiz tabloyu bir akıl hastanesindeki odasının penceresinden bakarak yaptı. Geceyi karanlık ve korkutucu değil, aksine parlayan yıldızlar ve canlı renklerle tasvir etti. Onun için sanat, ruhundaki fırtınayı dindirmenin ve acıyı güzelliğe dönüştürmenin tek yoluydu.
FRİDA KAHLO VE “OTOPORTRELERİ “
Geçirdiği kaza sonucu yatağa bağlı kalan Frida, tavana yerleştirilen bir ayna sayesinde kendini çizmeye başladı. “Kendi portrelerimi yapıyorum, çünkü çok sık yalnız kalıyorum ve en iyi bildiğim kişi kendimim.” demiştir. Sanat onun için bir kaçış değil, hayatta kalma mücadelesiydi.
Sanat üzerine ünlülerin söyledikleri de ilginçtir. Sanatı çok yönlü tanımlarlar:
“Sanat ruhlarımızdaki günlük hayatın tozunu yıkayıp temizler. “Pablo Picasso
Aristoteles ise; “Sanatın amacı, nesnelerin dış görünüşünü değil, içsel anlamlarını temsil etmektir.” diyor.
“Resim, zihnin elle tutulur bir biçimidir.” Diyen Salvador Dali’nin tanımlaması da resimlerinde kendini gösterir.
Victor Hugo’ da Müzik sanatı hakkında der ki: “Müzik, söylenmesi imkânsız olan ve hakkında sessiz kalmanın da mümkün olmadığı şeyi ifade eder.”
Aslına bakarsanız sanat, sadece bir hobi değil, zihinsel ve ruhsal bir çabadır. Eğitimde sanat ağırlıklı çalışmalar, yeni yeteneklerin de keşfine yol açacaktır. Sanatın insan üzerindeki olumlu etkileri yadsınamaz. Bunlar:
STRES AZALTMA: Bir sergiyi gezmek veya resim yapmak, kortizon seviyesini düşürerek, zihni sakinleştirir.
EMPATİ GELİŞİMİ: Farklı kültürlerin eserlerini incelemek, dünyayı başkalarının gözünden görmemizi sağlar ve hoşgörüyü arttırır.
BİLİŞSEL ESNEKLİK: Sanatla uğraşmak, beyinde yeni nöral yollar açar, problem çözme yeteneğini ve yaratıcı düşünceyi tetikler.
DUYGUSAL İFADE: Kelimelerle anlatılamayan karmaşık duygular (yas, neşe, öfke) sanat yoluyla güvenli bir şekilde dışa vurulur.