Savunma hakkı ve avukatlık mesleği
Türkiye’de “ 5 Nisan Avukatlar Günü” , savunma hakkının ve avukatlık mesleğinin önemini vurgulamak amacıyla kutlanır. Bu özel günün temeli 5 Nisan 1878’de İstanbul Barosu’nun ilk genel kurulunun toplanmasıdır.
Avukatlar; bireylerin haklarını savunan, adaletin gerçekleşmesine katkı sağlayan ve hukukun üstünlüğünü koruyan önemli bir meslek grubunun üyeleridir. Bu yüzden 5 Nisan, sadece bir meslek günü değil, aynı zamanda adalet, hak ve özgürlüklerin hatırlandığı bir gündür.
Savunma hakkı, modern hukuk sistemlerinin temel taşlarından biridir. Bir bireyin kendisini savunabilmesi, adil yargılanmanın olmazsa olmazıdır. İşte avukatlar bu noktada; bireyin haklarını korur, hukuk karşısında eşitliği sağlar, güçlü karşısında zayıfın sesi olur ve adaletin dengeli olmasına yardımcı olur.
Unutulmamalıdır ki; “ Savunma yoksa, adalet de eksiktir.”
Bu konuda söylenmiş sözler önemlidir:
“ Savunma susarsa, adalet çöker.” diyor Faruk Erem.
“ Avukat, yalnızca müvekkilini değil, adaleti de savunur.” diyor Yavuz Sabuncu’da…
Dünya da savunma tarihine geçecek, ünlü savunmalar da vardır:
“ Sokrates’in savunması; “ Sokrates Atina’da yargılandı. Yaptığı savunma Apologia adlı eserde yer alır. Ölümü göze alarak, düşüncelerinden vazgeçmemesiyle ünlüdür.
“ Nelson Mandela “ ; Rivonia Davası ( 1964) “ Özgürlük ideali uğruna ölmeye hazırım.” Sözleriyle tarihe geçen bir savunmadır.
“ Fidel Castro “ “ Tarih beni aklayacaktır.” ( 1953 ) Moncada Kışlası Baskını sonrası yaptığı savunma, siyasi manifesto haline geldi.
Savunmanın insanı güldüren fıkraları da var tabii.
AVUKATIN YANITI
Hakim: “ Avukat bey, müvekkilinizin masum olduğunu kanıtlayabilir misiniz?”
Avukat: “ Sayın hakim, ben sadece şüphe yaratırım. Kanıt işi savcının.”
İRONİ
Hakim: “ Avukat bey, müvekkiliniz suçsuz olduğunu söylüyor.”
Avukat: “ Evet sayın hakim, ben de ona inanmak için ücret alıyorum.”
Adalete hizmet eden bütün avukatlarımızın “ Avukatlar Günü” kutlu olsun.