Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
29°

Gazipaşa'nın Sesini Kim, Ne Zaman Duyacak?

YAYINLAMA:
Gazipaşa'nın Sesini Kim, Ne Zaman Duyacak?

4-5 yıldan bu yana Gazipaşa ayakta. Gazipaşa; yarınları uğruna, çocukları ve torunları adına; tarımı, ekmeği, huzuru, güveni ve hak ettiği refahı için sahillerde, sokaklarda ve salonlarda bir mücadele örneği veriyor.

COP 31, çevrecilik kavramı doğrultusunda; ulusların, milyonların uzlaşma noktasında çağrıların, örgütlenmelerin ve el ele verilmesinin zorunluluğunu çağrıştırdığı bir dünyada, Ulu Önder Mustafa Kemal'in adını taşıyan bir ilçenin kıyılarının turizm faaliyetlerine gerekçe gösterilerek, 1. ve 2. doğal sit alanları dahi göz ardı edilerek dönüşü ve telafisi mümkün olmayacak bir tahribat sürecine terk edilmesi hazin ve endişe vericidir.

Aklı başında insanların, temiz yürekli çevrecilerin, bilim insanlarının dahi “uygunsuzluk” görüşünü sergilediği bir beldede inatlaşmanın, ülkenin geleceği için hayra delalet etmesi mümkün değildir.

Bu ülkenin Misak-ı Millî’sinin tesisinde yüz binlerce Mehmet’in can verdiği, paramparça olan giysileriyle savaştıkları topraklara defin edildiği coğrafyanın bir parçası olan Gazipaşa’da, arkadan dolanarak;

O ilçede yaşayan ve yaşam sürecinde binlerce insanın varlığına; tarımına, toprağına, iklimine, suyuna, tarihî mekânlarına, doğasına, havasına, çevresine, kıyılarına, ekonomisine, ekolojisine, sosyolojisine, toplumsal psikolojisine, güvenliğine, refahına, sağlıklı kentleşmesine, habitatına; kuşuna, kurduna, böceğine, çiçeğine zarar verebilecek her türlü yatırıma asla izin verilmemelidir.

Bilimde, bilimsellikte ve mühendislikte fizibilite ve optimizasyon adında kavramlar vardır. Birilerinin yalnızca para kazanması için yukarıda ifade edilen tüm yaşam ve var olma hakikatlerini bir tarafa iterek, beylerin keyfine göre hareket etme lüksü olamaz. Her türlü plan ve projeler hakkaniyet ilkesiyle örtüşmelidir.

Gazipaşa kıyılarında söz konusu projelerin bu vicdani duruşla örtüşmediğini görüyoruz. “Ben yaparım, olur” anlayışıyla hiç kimse yola devam edemez.

Özellikle ve bilhassa: Koru Bucağı’nda 301 dönüm murabbaasındaki araziyi hatırlatalım. Tüm Akdeniz Bölgesi’nin, köylerimizin tüm meyve fidanı ihtiyacını sağlamakta olan bu alan üzerinde de dev otel inşaatlarına karar veriliyor. Hani fizibilite, hani optimizasyon? Hani bölgenin ve beldenin geleceği için çiftçimiz adına sigorta niteliğindeki alanlarımız? Nerede kaldı hakkaniyet ilkesi? Nereye koşuyor Gazipaşa’nın geleceği?

Şayet Alanya’dan itibaren Fethiye’ye kadar Akdeniz kıyılarına şöyle bir göz atarsanız ki (ben zaman içinde görevli olarak o kıyıların genel incelemesini yaptım), mevzi olarak kıyılarımızın rant uğruna cehenneme çevrildiği alanlar mevcuttur. Gazipaşa’nın o alanlardan birisi olmaması için her vatandaşın mutlaka çok aktif ve teyakkuzda olması gerekmektedir.

Başka Gazipaşa yok. Herkes bunu unutmamalıdır. Yarınlar çok geç olabilir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız