150 yıl yaşamak ister misiniz?
Antalya'da 'Demir Adam' olarak tanınan, milli sporcu, iş insanı ve ANFAŞ Başkanı Ali Bıdı’nın ‘120 yaşına kadar yaşama’ hedefi sanırız gerçek oluyor. Dünya insanoğlunun 150 yıl yaşayabileceği üzerine ciddi çalışmalar yapıyor. Ne dersiniz sizce; insan ömrü gerçekten 150 yıla çıkabilir mi? 150 yıl yaşam mümkün mü? İnsan ömrünün 150 yıla ulaşması 2030’da değil ama gelecek 50 yıl içinde mümkün olabilecek. Evet sevgili okurlar bugün doğan çocuklar 150 yılı görebilir! Ama asıl soru şu: “Siz 150 Yıl Yaşamak İster Misiniz?”
Dünya basınında bir süre önce gündem yaratan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin lideri Şi Cinping arasında geçen “ömür uzatma” diyaloğu, insan yaşam süresinin gerçekten 150 yıla kadar çıkıp çıkamayacağı tartışmalarını gündeme getirince aklıma iş insanımız Ali Bıdı geldi. Şu anda 76 yaşına merdiven dayayan, 23 yıldır hiç ilaç kullanmayan ve biyolojik yaşı 33 çıkan Ali Bıdı, 120 yaşına kadar yaşamayı beynine programladığını ve o yaşa kadar da sağlıklı yaşayacağını uzun yıllardır her platformda gururla dillendirir. Ali Bıdı dışında dünya özellikle Çin’de bu anlamda ciddi çalışmalar yapılıyor. Hedef insan oğlunun ömrünü 150 yıla taşımak…
Bu savı destekleyen ülkemizden de önemli bilim insanları yok değil. İnsan ömrünün 150 yıla ulaşmasının 2030’da değil ama gelecek 50 yıl içinde mümkün olabileceğini belirten Prof. Dr. Yılancıoğlu, şu dönemde 90’lı yaş ortalamalarına ulaşabilieceğimizi ama bugün doğan çocuklar bu insanların 150 yaşına kadar yaşamalarına yönelik gelişmelere şahit olacaklarının da altını çiziyor. Yani bizim kuşak için sınır hala 100 yaş civarında sevgili okurlar. Kim bilir belki gururumuz Ali Bıdı bunu kırıp 120 yaş hedefine ulaşılır.
Organ Nakli mi? Genetik Değişim mi?
Peki bu 150 yaşa ulaşmak nasıl olacak dersiniz? Organ nakli mi? Cevap hayır. Bilim insanları organ nakillerinin insan ömrünü uzatmada geçici bir çözüm sunduğunu belirtiyor. Geleceğin çözümü genetik mühendislik ve hücresel yenilenmede. Yaşlanmayı geciktiren moleküller yani senolitikler üzerinde çalışmalar hızla ilerliyor. Japonya’da yeniden diş çıkarmayı sağlayan ilaç denemeleri başladı. Benzer şekilde yaşlanmayı yavaşlatan hatta geriye çevirebilen moleküller üzerinde çalışmalar yürütülüyor.
Bilim insanlarına göre; gelecekte insanların kendi kök hücrelerinden organ üretmesinin mümkün olacak. Tissue regeneration dediğimiz doku yenileme teknikleri ve IPS teknolojileri sayesinde bireyin kendi hücresinden organ üretmek mümkün hale gelecek. Böylece artık başkasının organını almak yerine insanlar kendi organlarını yeniden üretebilecek. CRISPR ve PA (Prime Editing) gibi gen düzenleme teknolojileri bozuk genetik materyali çıkarıp yerine sağlıklı genler takılabilecek.
Nasıl korku filmi gibi değil mi? Ama değil. Öyle ki; genetiği değiştirilmiş hayvanlardan organ nakli çalışmalarında da çok ciddi sonuçlar elde edilmeye başlandı bile. Domuzlarda insan bağışıklık sisteminin tanıyıp saldırdığı proteinler genetik olarak silindi. Bu organlar insanlara nakledilebilir hale geliyor. Yani hayvan kaynaklı organ nakli çok yakın bir gelecekte klinik aşamaya gelecek.
İnsan ömrünün 150 yıla ulaşmasının ilk olarak Batı’da değil, Asya ülkelerinde gerçekleşeceğini ve özellikle Çin’in bu konuda öncü olduğu biliniyor. Bilimsel etik ve yasal sınırlamaların Batı’da daha katı olması Çin ve Asya ülkelerini daha da avantajlı hale getiriyor.
İnsanoğlundan korkulur, demirden uçak yapan, yerin dibine, göğün en tepesine binalar diken insanoğlu bu dünyada bir gün daha fazla kalmak için elinden geleni yapar. Yani 150 yıl benim için hayal değil. Belki bizler değil ama çocuklarımız görecek bu gelişmeyi. Ama yazımın başında da sorduğum gibi: Peki siz ister misiniz bu dünyada 150 yıl yaşamak?