SAYIN BAŞKANLAR: Bizler büyük bir gururla sizi seçip makamlarınıza uğurladık. Hayırlı uğurlu olsun. Bu kent ve kentimizin güzide insanları için yeni bir hizmet süreci başlamıştır. Geçen beş yıllık dönemde bizleri pek dinleyen olmadı. Genel olarak belediyelerimize hem yazılı müracaatlarla hem de basın aracılığı ile taleplerde bulunarak kamu yararının korunması ve yaşam kalitemizin korunması-yükseltilmesi adına beklentilerimiz olmuştur.

BU TALEPLERİMİZİ BİR KERE DAHA ÖZETLEDİĞİMİZDE:
1) Semt pazarlarında böğüren gürültü kirliliği nedeniyle (pazarcıların mal satmak için en yüksek desibelde, sabahtan akşama kadar bağırıp çağırmaları sonucu) halk illallah etmiştir. Halk sağırlaşmaktadır. Semt pazarlarında vatandaş; 'Devletin ilgili kurumları nerede' diye soruyor. Zaman zaman etkisiz şekilde bir iki saatlik için alanda bulunan zabıtadan da hiç fayda görmediğimizi hatırlatmak isteriz.

2) Bugün Konyaaltı bölgesinde kapalı bir semt pazarında gönüllülük esasına dayalı bir gözlemde bulunduk. Dudaklarımız uçukladı. Kahrolduk, bazı pazarcıların da beyanlarına dayanarak 'Bayram haftasına girdik. Ortada serbest piyasa diye bir şey var istediğimiz fiyata satarız, alan alır almayan almasın biz işimize bakarız' diyerek bağırıp çağırmayı sürdürüyorlar. Fiyatlar uçuk mu uçuk. Üreticinin 40-50 liraya zar zor sattığı sebzenin 100-120 TL, 1 adet turpun 4 TL, bir elma büyüklüğünde üç adet enginarın 100 TL, çürümeye yüz tutmuş üç küçük avokadonun 100 TL, bir lokmalık küçük bir bağ maydanoz 10 TL, 1 kilo soğan 25-30 TL, taze soğan 80 TL, patates daha da beter, örnekler çoğaltılabilir. Taze soğan 80 TL. Bilhassa mevsim itibarıyla sebzenin meyvenin en bol olduğu bir döneme girildiği günümüz de bu ne demek oluyor, oluyor çünkü bu hayasızca gidişata 'DUR' diyecek bir devlet adamı yok çarşıda pazarda. Halbuki vatandaşın her alanda korunması anayasamızın güvencesi altındadır. Bu güvencenin gereğini yapmayan devlet kurumları ciddi sorumluluk altındadırlar

3) Yukarıdaki kahreden manzara nedeniyle birçok vatandaş çaresizce fiyat tabelalarına bakıp alışveriş yapamadan geri döndüklerine de tanık olduk. Durum çok ciddi, bunun adına serbest piyasa denemez, denmez. Vatandaşa açlığı, açlıktan ölmeyi reva gören bir anlayışla bu hal daha fazla devam edemez. Devletimizin taşra teşkilatında en az 4-5 kurumu vardır. Semt pazarlarındaki garip manzara ve uygulamalar, öncelikle pazar yerleri yönetmeliğine, çevre ve sağlık mevzuatına, trafik kanununa, insan hakları ve tüketici hakları hukukuna aykırıdır. Yollar, kaldırımlar motorlu araçlarla işgale uğramış, satış yerlerinde hijyen ve sanitasyon ne durumdadır, arayan soran yok. Milyonlarca insanın mağduriyeti söz konusudur.

4) Piyasa acımasızlığı bu şekilde devam ederse, devlet buna müdahale etmezse büyük bir ihtimalle önümüzdeki 5-10 yıl içinde açlıktan ölecek, kayda değer sayıda vatandaşımız ölebilir. 

Bu nedenle belediyelerimize sesleniyoruz: 

Bugünden itibaren imar mevzuatı üzerinde bir revizyon çalışması yaparak tedbir kabilinden açlıktan ölenlere mezar yeri hazırlamanızda yarar olabilir. Bir kamuoyu görüşüdür. 

5) Kaldırım ve yol işgalleri engellenerek vatandaşın rahatça yürüme hakkı iade edilmelidir.

6) Büyük oranda çevre ve trafik sorununa neden olan skuturlar yasaklanmalıdır.

7) Genel olarak kent boyutunda park, bahçe, yol ve caddelerdeki ağaçlar üzerinde vahşi budama uygulaması nedeniyle kentimiz yeşil doku erozyonuna maruz bırakılmaktadır. Tümüyle bu ve benzeri konularda sayın başkanlardan dikkat ve hassasiyet beklemekteyiz. Lütfen bir kere dahi olsa, biz STK’yı da dikkate alarak bir ortak akıl oluşturalım. Kentimizin geleceği için bu anlayışa şiddetle ihtiyaç var.