Küresel ekonomi çevreleri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimine ilişkin beklentilerin ötelenmesiyle yeni bir döneme girdi. Son açıklanan tüketici enflasyonu (TÜFE) rakamlarının son üç yılın zirvesini görmesi, yatırımcıların yüksek faiz ortamının bir süre daha kalıcı olacağını fiyatlamasına neden oldu. Bu durum, özellikle güvenli liman olarak görülen altın üzerinde satış baskısı yarattı.
Gümüşte yükseliş trendi sürüyor
Altın fiyatları bu baskıyla değer kaybederken, gümüş tarafında bambaşka bir tablo yaşanıyor. Mart ayından bu yana en güçlü performansını sergileyen gümüş, ons başına 86,71 dolar seviyelerini görerek piyasadaki diğer değerli metallerden pozitif ayrıştı. Uzmanlar, kısa süreli kar satışlarına rağmen gümüşün teknik açıdan güçlü bir direnç gösterdiğine dikkat çekiyor. Öte yandan platin ve paladyum gibi diğer değerli metaller ise günü kayıplarla geçirdi.
Hindistan'ın vergi sürprizi piyasaları sarstı
Piyasaların dikkatle takip ettiği bir diğer kritik gelişme ise Hindistan’dan geldi. Dünyanın en önemli altın ve gümüş tüketicilerinden biri olan Hindistan, döviz rezervlerini koruma stratejisi kapsamında önemli bir karara imza attı. Değerli metal ithalatındaki vergiyi yüzde 6 seviyesinden yüzde 15’e yükselten bu hamle, küresel talep dinamiklerini doğrudan etkileyebilecek bir adım olarak yorumlandı.
Ortadoğu'da tansiyon yüksek
Değerli metaller üzerindeki fiyatlamalarda Ortadoğu’daki jeopolitik riskler de ana belirleyicilerden biri olmaya devam ediyor. İran ile yürütülen diplomatik süreç ve Hürmüz Boğazı'ndaki hareketlilik, küresel deniz güvenliği endişelerini tırmandırıyor. ABD yönetimi, İran meselesi özelinde uluslararası iş birliği çağrılarını yineleyerek, deniz ticaretinin sürekliliği için başta Çin olmak üzere küresel aktörlerle temaslarını sürdürüyor. Bu belirsizlik ortamı, altın ve gümüş fiyatlarındaki dalgalanmanın kısa vadede süreceğinin bir işareti olarak görülüyor.