Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu Bursa İl Temsilciliği, staj ve çıraklık girişinin emeklilikte hak sayılması için, 12 Temmuz 2026 Pazar günü saat 12.00'de Bursa Osmangazi'de basın açıklaması gerçekleştirdi.
Antalya'dan Bursa'ya Destek
Antalya'dan staj ve çıraklık sigortası mağdurları, Bursa ekibine destek vermek için gece yarısı yola çıktı. Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu Antalya İl Temsilciliği'nden Bursa'ya giden ekipte; Ali Altıkulaç, Ayhan Kılavuz, Aysel Vatankuşu, Ebru Mergen, Hasan Gültekin, Kenan Ersaçgün, Mehmet Çevik, Murat Aslantaş, Hasret Tanya Aslantaş, Mustafa Tufan, Süleyman Karabulut, Ümit Kaynak ve Zeliha Şahin yer aldı.

"Emeğin Kaydı Varsa, Hakkı da Olmalı!"
Antalya'dan yola çıkan heyet Bursa'ya giderken, "Staj ve çıraklık mağdurlarının yıllardır süren hak arayışında Antalya olarak Bursa’daki basın açıklamasında yerimizi alıyoruz. Bu mücadele sadece bir grubun değil; emeğiyle çalışan, yıllarca üretime katkı sağlayan, ancak sigorta başlangıç hakkı teslim edilmeyen yüzbinlerin mücadelesidir. Emeğin kaydı varsa, hakkı da olmalı! Stajyer Çırak alın teri döktü, şimdi adalet bekliyor. Antalya’dan Bursa’ya tek ses, tek yürek haykırıyoruz: Haklıyız, kararlıyız, hakkımızı alacağız" mesajını verdi.

Ülkenin birçok şehirden mağdurların katılım gösterdiği programa Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu Kurucu ve Onursal Başkanı Murat Bal, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, milletvekilleri, parti il başkanları da destek verdi.

Mevcut Sosyal Güvenlik Sistemine Köklü Revizyon Çağrısı
Bursa Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları'nın Osmangazi'de basın açıklamasını Başkan Ahmet Orhan okudu.
Bursa Osmangazi'de toplanan kalabalığa hitap eden Ahmet Orhan, mevcut Sosyal Güvenlik Kurumu sistemindeki adaletsizliklere dikkat çekti. Yıllar içinde değişen mevzuatın stajyer ve çırakları ciddi bir mağduriyete sürüklediğini ifade eden Ahmet Orhan, sistemin adalet ve hakkaniyet ilkelerinden uzaklaştığını vurguladı.
Zamanında kendilerine büyük güvenceler verildiğini hatırlatan Orhan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"35 sene önce, 'Sizler erkenden emekli olacaksınız, akranlarınız da sizlere gıpta ile bakacak" dediler. 35 sene sonra, bizden 5 sene daha geç SGK'lı olan yaşı küçükler, çok daha az prim ile emekli oldular ve bizler onlara gıpta ile baktık. Bugün 2026'da, Sayın Cumhurbaşkanımız nasıl ki,Türkiye Cumhuriyeti devletini temsil ettiği için, 'Tüm sigorta primlerini de biz ödeyeceğiz' sözüne itibar ediyorsak ve güveniyorsak bundan 35 sene önce de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin memuru olan öğretmenler, Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil ettiği için sözlerine aynı şekilde itibar ettik inandık ve güvendik. Bundan 35 sene önce aynı devlet bizlere, "Sizler sigortalı birer çalışansınız" derken
bugün aynı devlet bizlere, "sizler diploma almaya çalışan birer öğrenciydiniz" diyorlar.Bizler SGK sistemine girdikten sonra şartlar sürekli olarak aleyhimize olacak şekilde değiştirildi, kötüleştirildi ve negatifleştirildi. Hiç kimse meslek lisesi diploması ile emeklilik hakkı elde etmeye çalışmıyor. Bu mücadele sigorta kartı ile kandırılan insanların mücadelesidir. Yıl olarak da hak ettik, prim olarak da hak ettik. Yaş olarak da hak ettik. Tek hak etmediğimiz sigorta kartı ile kandırılmak. Aynı sigorta kartı ile aynı iş yerinde, aynı zaman diliminde, aynı işi yapan iki kişiden birisi emekli oluyor, diğeri emeklilik hakkı elde edemiyorsa emeklilik hakkı gasp edilmiş olan kişiler, emekli olan kişilerin 15 sene zoraki emeklilik sponsoru olarak tayin ediliyorsa, hiç kimse adaletten bahsedemez. Hiç kimse SGK sisteminin adil olduğunu iddia edemez. Sanayide cebindeki sigorta kartı ile 8 sene çalışan çırağın emeği, çocuk bezi reklamında oynayan bebeğin 8 saniyesi kadar değer arz etmiyorsa, hiç kimse adaletten bahsedemez. Hiç kimse SGK sisteminin adil olduğunu iddia edemez.

Bizler 1990'lı yıllarda bu ülkede İkinci bir bayrak oluşmasın diye vatani görevimizi yerine getirirken, bizler bu ülkede ikinci bir başkent oluşmasın diye vatani görevimizi yerine getirirken, bizler bu ülkede ikinci bir devlet oluşmasın diye vatani görevimizi yerine getirirken ne yazık ki aynı zaman diliminde cebimizde SSK'nın vermiş olduğu üzerinde ilk işe giriş tarihi bulunan sigorta kartı bulunmasına rağmen askerlik dönemimizi SGK'nın bürokratik oligarşisi adeta bir fırsat bilmiştir.
Sigorta kartlarımızın üzerinde yazmayan ikinci bir tarih ile SGK'nın bürokratik oligarşisi ilk işe giriş tarihimize ihtilal yaparak yerle yeksan etmiştir. 3 günlük sigorta ile 25 yaşına kadar baba parası yiyerek gezen akranlarımızın 43 yaşında emekli olduğu, 13 yaşından beri cebinde sigorta kartı ile çalışan evine ekmek götüren staj ve çıraklık yapmış olanların 60 yaşında emekliliğe zorlandığı bir SGK sistemi tekrar gözden geçirilmelidir."

"SGK Sistemi Adaletten ve Hakkaniyetten Uzak"
Açıklamanın sonunda Sosyal Güvenlik Kurumu yetkililerine seslenen Ahmet Orhan, "Sisteme geç girenlerin 38 yaşında emekli olduğu, erken giren 60 yaşında emekliliğe zorlandığı bir SGK sistemi adil değildir. Yaşı küçük olanların 38 yaşında emekli olduğu, yaşı büyük olanların 60 yaşında emekliliğe zorlandığı bir SGK sistemi adaletten ve hakkaniyetten uzaktır. Daha az prim ödeyenlerin 38 yaşında emekli olduğu, daha çok prim ödeyenlerin 60 yaşında emekliliğe zorlandığı bir SGK sisteminin savunulacak hiçbir tarafı yoktur. Bu adaletsizlik ve haksızlık aklı ve vicdanı hür olan hiç kimse için kabul edilecek bir şey değildir, sineye çekilecek bir şey değildir. Bunun için diyoruz ki, adalet herkese eşit mesafede ve ulaşılabilir olmalıdır çünkü adalet mülkün temelidir" dedi.