Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri 11 ili etkilerken, Adana’da 11 bina yıkıldı. Kent genelinde 3 bin 279 bina ağır, 4 bin 949 bina ise orta hasar aldı. Yaklaşık 40 bin binaya “az hasarlı” raporu verildi. Bu durum, kentteki gayrimenkul piyasasında belirgin bir ayrışmaya yol açtı. “Hasarlı” veya “az hasarlı” ibaresi taşıyan binaların fiyatları, “hasarsız” olanlara göre ortalama yüzde 30 daha düşük seyrediyor.

“Az Hasarlı Binalar Tercih Edilmiyor”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Emlak ve Gayrimenkul İşleri Komisyon Başkanı Atilla Özelköse, “Az hasarlı” binaların piyasa değerlerinin altında satıldığını söyledi.
Özelköse, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“6 Şubat depremlerinden sonra halk arasında ‘hasar’ ibaresi tedirginlik oluşturuyor. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, hasarlı binaları zaten yıkıyor. Şu anda ‘az hasarlı’ ibaresi bulunan binalarda oturmanın herhangi bir sakıncası yok. ‘Az hasarlı’ binalar şu anda çok fazla tercih edilmiyor. Normal rayiç bedellerine oranla daha düşük bir fiyata satılıyor.”

“Yıkım Kararı Olmayan Binalarda Oturulabilir”
Özelköse, “Az hasarlı” binalarda oturmanın güvenli olduğuna dikkat çekti:
“‘Az hasarlı’ binalarda hiçbir kolon, kiriş hasarı yok. Bu daha çok sıva, boya çatlağıyla oluşuyor. ‘Az hasarlı’ binalarda vatandaşlar gönül rahatlığıyla oturabilirler. Yıkım kararı olmayan bütün binalarda vatandaşlar gönül rahatlığıyla oturabilir.”

“Hasar İbaresi İnsanları Çok Etkiliyor”
DAİMFED temsilcisi Özelköse, “hasar” ifadesinin hem algıyı hem de fiyatları ciddi şekilde etkilediğini belirterek şunları söyledi:
“Binalarda hasar durumu fiyatları 3'te 1 etkiledi. 3 yaşında yeni bina ‘Az hasarlı’ dahi olsa emsallerine oranla yüzde 30 daha az fiyata satılıyor. Hasar ibaresi insanları çok etkiliyor ancak vatandaşlar hiçbir şekilde korkmamalı. Hasarsız bina ile ‘Az hasarlı’ bina aslında aynı. Hasarlı damgası yemiş olması sadece rakamı düşüren bir ayrıntı. Eğer bina gerçekten oturulmayacak durumda olsa ‘Hasarlı’ denilerek yıkım işlemi yapılırdı.”
