Antalya tarihine damga vuran ve kentin vicdanı olarak anılan efsane belediye başkanı Selahattin Tonguç, 5 Ağustos 2025 tarihinde 84 yaşında hayata veda etmişti. Tonguç'un aramızdan ayrılışının üzerinden tam 1 yıl geçerken, bıraktığı derin izler ve Antalya halkı yararına verdiği mücadeleler bugün hâlâ tazeliğini koruyor. Kentin her dönemdeki sorunlarına karşı gösterdiği hassasiyetle tanınan unutulmaz lider, son dönemde bile falezlerin doğal yapısının korunmasından yıkılmak istenen Antalya Arkeoloji Müzesi'nin kurtarılmasına kadar birçok kritik süreçte halkın ve kentin safında yer almıştı.
1973-1980 yılları arasında 2 dönem boyunca belediye başkanlığı görevini yürüten Selahattin Tonguç'un yokluğu, kenti sevenler ve hemşerileri için derin bir boşluk anlamı taşıyor. Akdeniz Gerçek yazarımız Ferruh Tunç, kaleme aldığı özel yazıda bu kaybı değerlendirirken, Efsane Başkan Selahattin Tonguç'un kentin kamusal hafızasındaki yerini ve Antalya için taşıdığı değeri çarpıcı ifadelerle dile getirdi. Aradan geçen zamanın acının keskinliğini törpülediğini belirten Tunç, kentin gelişim yolculuğunda Selahattin Tonguç'un kapladığı alanı özel bir nitelendirmeyle özetledi.

Selahattin Tonguç İçin Anıt Çağrısı
Kente önemli hizmetleri dokunan isimlerin yaşatılmasının toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Ferruh Tunç, Selahattin Tonguç'un 1. ölüm yıl dönümü yaklaşırken, kentin hafızasını canlı tutmak adına yetkililere ve sivil toplum kuruluşlarına önemli çağrılarda bulundu.
Başta Kent Konseyi, Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri olmak üzere tüm paydaşların kalıcı adımlar atması gerektiğini belirten Tunç, Selahattin Tonguç'un kente adanmışlığını simgeleyecek bir anıtın uygun bir kamusal alana kazandırılması gerektiğini şu sözlerle ifade etti:
"Selahattin Tonguç hayattayken, bu kente büyük hizmetleri olan Haşim İşcan’ı, Kuzgun Acar’ın Emek adlı yontusuyla kent hafızasında görünür kılanlardan biriydi. Bugün Karaalioğlu Parkı’nın doğu yakasındaki ilk miradorda bulunan bu yontunun yalnızca bir sanat eseri değil, aynı zamanda bir hatırlama biçimi olduğunu yeniden düşünmeliyiz. Çünkü kentler yalnızca yolları, meydanları ve yapılarıyla değil; neyi ve kimi hatırlamayı seçtikleriyle de kimlik kazanırlar. Bu nedenle Selahattin Tonguç için de onun kente adanmışlığını ifade edecek nitelikte bir anıtın, uygun bir kamusal mekânda yerini almasının anlamlı ve gerekli olduğuna inanıyorum. Böyle bir anıt, yalnızca bir kişiyi değil; bir kamusal ahlakı ve bir hizmet anlayışını da görünür kılacaktır."

Tonguç’u Hatırlama ve Hatırlatma Çalışma Grubu
Tunç ayrıca Tonguç'un kentin doğası, kültürü ve geleceğiyle kurduğu bağı yarınlara taşıyacak gönüllü bir çalışma grubunun kurulması önerisini de köşesine taşıyan Ferrhur Tunç, "Buna ek olarak, Selahattin Tonguç’u bu kentin insanı, doğası, kültürü, imarı ve geleceğiyle ilişkilendiren yeni hatırlama biçimleri üzerine düşünecek; bununla da yetinmeyip bunları hayata geçirecek gönüllü ve sivil bir çalışma grubunun oluşturulmasını öneriyorum. Ailesinin ve dostlarının himayesinde oluşabilecek böyle bir girişim, yalnızca anıları korumakla kalmayacak; onları gelecek kuşaklara aktaracak yollar da arayacaktır. Nitekim Tonguç’un, aralarında önemli gazetecilerin de bulunduğu birkaç isimle anılarını ve deneyimlerini kitaplaştırmak için çalıştığının tanığıyım. Bu çabanın sürdürülmesi de aynı hatırlama sorumluluğunun bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.
Antalya'nın Kaderini Değiştiren Tonguç Dönemeci
Selahattin Tonguç'u sadece geçmişte görev yapmış başarılı bir yerel yönetici olarak görmenin eksik bir yaklaşım olacağını vurgulayan Ferruh Tunç, onun bir kentin vicdanının kamusal bir kişiliğe dönüşmesinin en somut örneklerinden biri olduğunu kaydetti. Tonguç'un gücünü Cumhuriyet'in kurucu değerlerinden ve toplumcu bir ahlaki anlayıştan aldığını ifade eden Tunç, efsane başkanın zor zamanlarda bile dürüstlüğünden ve kente olan sevgisinden ödün vermediğini aktardı.

Tunç yazısında, Antalya’nın, kentlisinin esenlik bulduğu, ziyaretçisinin ülke ve kentle kardeşleştiği çağdaş bir kent olma yolculuğunda bir Tonguç dönemeci olduğunu da dikkat çekti ve ekledi:
"Belki de bu yüzden, Tonguç’u hatırlamak yalnızca geçmişe dönmek değildir. Geleceğe hangi yoldan gidileceğini de hatırlamaktır. Kentler, yalnızca binalarını ve caddelerini değil; yönlerini de korumak zorundadır. Yön duygusunu kaybeden kentler, sonunda hafızalarını da kaybederler. Selahattin Tonguç’un temsil ettiği şey, tam da bu yön duygusudur. Bu nedenle, Tonguç Dönemeci, yalnızca bir insanın hayatında değil; Antalya’nın kamusal hafızasında da bir yön değişikliğinin adıdır. Anısı bundan sonra da bizimle, şehrimizle ve ülkemizle olsun. Adaleti, demokrasiyi, kamusal erdemi, refahı ve gönenci çoğaltmaya çalışırken; bu ad bunların karşısında duran her eğilime karşı demokratik direncimizin kalıcı sembollerinden biri olsun."
Ferhat Tunç'un köşe yazısının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.