Umudumuz hep taze!

  • Songül Başkaya

    Songül Başkaya Yazı Arşivi
    3 Ocak 2020 /   1334 Okunma

    Umudumuz hep taze!

    Bizler “Aman çiçeği koparma”, “Hayvanlara zarar verme”, “Büyüklerine hürmet et”, “Küçüklerini koru”, “Vatanını sev” diyerek yetişen bir nesiliz. Her sabah Andımız’ı okuyarak büyüdük. Vatanımızı, milletimizi, bayrağımızı, Atatürk’ümüzü ayrı bir severiz…

     

    Ama şimdi hepsi birbirine karıştı…

     

    “Türküm” demekten çekiniyor insanlar. Hem birileri bizi etnik köken bazında ayrıştırıyor hem de biz ‘Türküz’, ‘Türk milliyetiyiz’ diyemiyoruz…

     

    Ayrıştıranlara inat göğsümüzü gere gere “Türküz” demeliyiz. Ben demeye de devam edeceğim. Çünkü biz Türk’ü, Kürt’ü, Ermeni’si, Çerkez’i hepimiz bir milletiz ve adımız da Türk milleti…

     

    Vatanımızı, milletimizi, bayrağımızı, Atatürk’ümüzü severiz…

     

    Ne pahasına olursa olsun da sevmeye, korumaya devam ederiz…

     

    Ama dedik ya hepsi karıştı. Hepimizin ortak değerlerine saldırtıyorlar. Birileri dini birileri Atatürk’ü sahiplenmeye ya da öyle göstermeye çalışıyor…

     

    İnatla karşı durmalıyız…

     

    Vatanını sevmeyen, kurucusunu sevmeyen, inançlara saygı duymayanlardan hiçbirşey olmaz…

     

    Nitekim öyle…

     

    Ne doğruluk, ne dürüstlük kaldı. Çalışkan hiç değiliz. Genel itibariyle köşeyi dönmenin en kısa yolları bulunuyor ve köşeler dönülüyor…

     

    Küçükleri korumak, büyükleri saymak zaten bitti. Şiddetin yükseldiği, çocukların en çok taciz ve istismara uğradığı dönemden geçiyoruz…

     

    Yaşlılarsa artık baş tacı değil, ne yazık…

     

    Bir köşede kaderine terk ediliyor…

     

    Yükselmek, ileri gitmek ülküsü sürüyor ama sadece kendimiz için. Vatan, millet, memleket için değil…

     

    Her yerde makam ve mevki sahibi olanlar ileri gitmeye mutlak suretle çabalıyor…

     

    Ama her ne olursa olsun onca yozlaşan yanına rağmen hala milletimizin onurlu, gururlu, ilkeli tarafı haykırmaya devam ediyor: “Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.Ne mutlu Türküm diyene!”

     

    Evet yalanın talanın, tacizin tecavüzün kol gezdiği, devletin her makamında yolsuzluğun ayyuka çıktığı, tuzun koktuğu bir dönemdeyiz…

     

    Ama umudumuz hep var…

     

    Türkiye Cumhuriyeti inanıyoruz ki yeniden rayına oturacak…

     

    Bunu yapacak olan da ilkeli ve temiz siyaset ve siyasetçiler…

     

     

     

     


Yorum Yap