AKP icadı Cumhurbaşkanlığı sisteminde her şeyin partili Cumhurbaşkanı’na bağlı olmasının ne sorunlara neden olacağını aklımız erdiğince akademik ve siyasi tecrübelerimizle çok yazdık, çok anlattık. Muhalefet de engel olmaya çalıştı, olmadı. Sonuçta iktidarın dediği oldu. Olmadığı zamanlarda da dediklerinin olmasının yolu bulundu, yolu açıldı…


Genel iktidarın yolu olan yerel yönetimler süreçte çok çekti. Muhalefetin elinde olan belediyeleri, özellikle de büyükşehirleri kaybetmek iktidarı öyle hırslandırdı ki büyük hatalar yapıldı. Ki İstanbul seçimlerinin yenilenmesi de bu hatalardandı…


Bakıyorsunuz hatalar devam ediyor. Muhalefeti cezalandırmak, yıldırmak adına öyle adımlar atılıyor ki anlamak mümkün değil. Artık iş, halkı cezalandırma boyutunda…


‘Ekmek büfelerine engel olmak’ halka ucuz ve kaliteli, güvenilir gıdayı, ekmeği ulaştırmaya çalışan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu değil, halkı cezalandırmaktır…


Sonradan yapılan düzenlemeyle EXPO raylı sistem hattını Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sırtına yıkıp, belediyenin her ay milyonlarca lira gelirine el koymak Muhittin Böcek’e değil, Antalyalıya cezadır…


Veya Finike Belediye Başkanı’nın meydan projesini engellemek, CHP’yi cezalandırmak değildir. Halkı cezalandırmaktır…


Halkın mutluluğu, refahı için yapılan siyaseti, devlet yöneticiliğini bu hale getirmek en çok halkı üzüyor.  Oysa iktidar yerelle parti ayrımı gözetmeksizin en iyi hizmeti en hızlı şekilde vermeye çalışmalı. Hatta muhalefetin elindeki belediyelerin yoluna takoz olmak yerine, yol açmalı…


Büyük oranda Cumhurbaşkanı ve bakanların dışında kraldan çok kralcı olan kesimlerin de etkisiyle bu yanlışların yapıldığını düşünüyorum. Ama yönetenler de bunu görmek ve çevrelerini temizlemek durumunda…


Halk, yokluk, yoksulluk, işsizlikle boğuşurken, daha çok yardıma ihtiyaç duyarken yerel yönetimlerin bütçeleri, yatırımları, hizmetleri budanmamalı…


Aksine olanaklar dahilinde artırılmalı…


Bakanlıklar bir taraftan, belediyeler diğer taraftan halka el uzatmalı…


Yok eğer aynı yolda devam edilirse, bu iktidarın kendisine olan desteği tamamen yok etmesini sağladığı gibi, büyük ve geri dönüşümü zor tahribata da yol açacaktır. Yerel yönetimlerin hizmet kalitesini düşürecek, yatırımların gecikmesine neden olacaktır…


ÇİMTUR MALİKLERİNE SELAM OLSUN!


Bu arada Alanya’daki rant iddialarına ve usulsüzlüklere ilişkin Antalya Valimizin de Dışişleri Bakanımızın da girişimlerini bekliyoruz. Hoş kokular gelmiyor, Çimtur’dan…


Yargı şimdilik yıkımı durdurdu ama maliklerin isyanını duyup yanlıştan tamamen dönmek lazım…


Herşeye rağmen direnen Çimtur maliklerini kutluyorum…


Mücadeleye devam…