Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yerel yönetimlere yönelik artan operasyonlar ve tutuklamalar üzerine Ankara’da kritik bir zirve gerçekleştirdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında beş ayrı oturumda yapılan toplantıda, belediye başkanları siyasi ve hukuki yol haritasını belirlemek için bir araya geldi. Toplantıya Silivri Cezaevi’nde bulunan Ekrem İmamoğlu’nun mektubu damga vururken, Mansur Yavaş ve diğer büyükşehir belediye başkanları sert mesajlar verdi.
Özgür Özel’den "Sandık" ve "Hukuk Heyeti" Duyurusu
Toplantının kapanış konuşmasını yapan CHP Lideri Özgür Özel, belediyelere yönelik baskılara karşı yeni ve geniş bir hukukçu heyeti kurduklarını açıkladı. Yapılan haksızlıkların not edildiği bir "hesap sandığı" olacağını belirten Özel, iktidarın CHP’li belediyelerin sosyal yardımlardaki başarısından korktuğunu ifade etti.
Özel, AK Parti ve MHP seçmenine seslenerek, "Normal vatandaşımız hiç korkmasın, ne devri sabık yaratırız ne kin güderiz. Ama bu haysiyet cellatlarını, haksız tutuklama isteyen savcıları, iftira atan trolleri unutursak şerefsiziz. O sandık 2028'de açılacak ve hesap sorulacak" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, toplantıda CHP'nin Cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu'nun mektubunun okunması ve kimi belediye başkanlarının konuşmalarının ardından kürsüye çıktı. Belediyelere yönelik operasyonlara karşı yeni hukukçu heyeti kurduklarını duyuran Özel, "Yeni ve büyük bir hukukçu heyetiyle yepyeni bir iş yapıyoruz. Bunu hukuk tanımayanlara, kanun tanımayanlara, vicdanı olmayanlara, ipten - kazıktan kopmuş ve insanların üzerine haksızca gelen, saldıran herkese müjdelerim. Bir sandığımız olacak. Hukukçular yazıp yazıp sandığa atacaklar" dedi.
Özel'in konuşmasından başlıklar şöyle:
Dün böyle bir toplantıyı yapmadan önce elbette onursal başkanı gittim ziyaret ettim. Bursa'da Mustafa Bozbey başkanı ziyaret ettim. Onursal başkan aile görüşünden geliyordu ve bir gün önce de kızını görmüştü ama içine dokunan şuydu. Kızı Algıyla birlikte 23 Nisan'a hazırlanıyorlardı. Baba kız 23 Nisan'da Ataşehir'de bayramı kutlayacaklardı. Algı'nın kıyafetleri hazır, heyecanı bir haftadır en üstteydi. Dört gün önce geldiler, 23 Nisan'dan bir gün önce algının babasını alıp götürdüler. Tutuklamaya sevk evrakını bucak bucak kaçırdılar, her yerden yazıldı. Tutuklama sevk evrakında şöyle yazıyor Onursal'ın; hiçbir başkaydı vermediği, HTS kaydı olmadığı. Olsa da zaten bir hukuki değeri yok ama olunca yazıyorlar ya, hiç kimseyle başkaydı vermediği, HTS kaydı olmadığı, yapılan teknik takiplerde suç unsuruna rastlanmadığı, dinlemelerde bir şeye takılmadığı, kendisinin çok tedbirli davrandığına kanaat oluşturmuştur diyor. Onursal Adıgüzel'i tutukluluğa sevk ederken suç işlememe suçundan tutuklamaya sevk ettiler. Hakime sordu, bir şey yapsam, bir şüphe olsa yazacaksınız, hiçbir şey yok diyor. Diyorlar ki savcı şüpheleniyor ama bir şey bulamadım diyor. Ve Onursal Adıgüzel bu tutuklamadan 24 saat sonra kızıyla birlikte bir görüşme odasında 23 Nisan'ı kutlamak zorunda kalıyor. Algı'nın gözyaşlarıyla, Onursal'ın gözyaşlarıyla. Birazdan daha detay bir şey söyleyeceğim buna dair ama daha özel bir şey söyleyeceğim ama hiçbir suçun yok ama kesin işledin, ben bulamıyorum, yine de seni tutukluyorum diyen, tutuklanmanı istiyorum diyen de bu tutuklamayı yapanı da günü gelecek Onursal'ın ve Algı'nın gözyaşları boğacak, gözyaşları…
Dün Mustafa Bozbey'in yanındaydım. Normalde şu koltuklardan birinde oturacaktı bugün. Bütün salona selamı var. Alnımız açık başımız dik diyor. Ne görev süremizde bir şey buldular diyor. 8 yıl önce verilmiş bir ifadedeki 12 yıllık iftirayla. İki tane iftiracı var. Birisi madde bağımlısı, babası özre gelmiş Bozbey'e. Bu nasıl böyle şeyler yazıyor, çiziyor bilmiyorum. 'Bağımlılıktan kurtulsun diye 16 milyon para buldum, tedavi ettirdim, yine kaçtı, bulaştı. Gitmiş sana karşı ifade vermiş, hakkını helal et, senden özür diliyorum' diyor Hacı babası. Öbürünün kendi yargılandığı dosya 155 yıl. Tamamı Bursa'da birbirinden farklı farklı 40'tan fazla olayda 500'den fazla kişiyi dolandırma suçundan. Bunlar diyor ki biz 12 yıl önce Bozbey'den şu vakfa bağış yap dedi, o bağışı yaptık, bundan dolayı bundan sonra işimizi gördü veya öbürü diyor yapmadım diye işimi görmedi. Ondan dolayı Mustafa Bozbey'i alıp içeriye koyuyorlar.
Buradan AK Partili, MHP'li seçmenlere şunu hatırlatmak isterim. Ne diyorlardı? Cumhuriyet Halk Partisi gelirse sosyal yardımlar kesilecek. CHP gelirse belediyeden sosyal yardım alamazsınız artık. Ona göre oy verin, iyi düşünün. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler geldi. Soruyorum AK Partili ve MHP'li seçmenlere. Geçmişte AK Partili, MHP'li belediyeden alıp da bugün sosyal yardım alamayan bir kişi var mı? Yok. Peki rakam ne diyor? Tam 4.6 kat tam rakamı.
Yani eskiden bir alınıyorsa, bir veriliyorsa, beş kat sosyal yardım veriyor Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanları. İşte, şimdi buradan Cumhuriyet Halk Partili belediyelere saldırılıyor ya, o saldırılanlar Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları değildir. Saldırılan Cumhuriyet Halk Partisi de değildir. Saldıranlar kreşteki yoksul çocuklara saldırmaktadır. Yurtlara saldırmaktadır. Kent lokantalarına saldırmaktadır. Halk marketlere, halk mandıralara, anne karta, beslenme çantasına, okul suyuna, kırtasiye desteklerine saldırılmaktadır. Mansur Yavaş'ın kapattırdığı veresiye defterini kapatanlara ve veresiye borcu silinenlere saldırmaktadır bu iktidar yaptığı her şeyle. Bu yüzden Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz ne kendimizi ne partimizi savunuyoruz.
Bugün beş ayrı salonda toplandık. Burada büyükşehrin ilçe belediyeleri vardı. İkinci katta belde belediye başkanlarımız vardı başımızın, gözümüzün üstüne. Dördüncü katta illerin ilçe belediyeleri, yedinci katta il belediyeleri, 12’nci katta da büyükşehir belediyeleri vardı. Her bir masa tartıştı, önerdi. Çünkü kötülük durmuyor, plan yapıyor, saldırıyor. Elbette stratejimiz, mitinglerimiz, mücadelemiz, hukuk mücadelemiz devam edecek. Ama onlar nasıl durmuyorlarsa biz de durmayacağız. Her birinizi teker teker dinledik. Raportör arkadaşlarımız raporlarını tuttular, siyasi arkadaşlarımız notlarını aldılar. Hızlı bir birleştirme toplantısında ilk verileri birleştirdik. Bu akşam, yarın, yarın akşam, pazartesi günkü Parti Meclisi’ne yerel yönetimlerden, sizin her birinizin önerileri, talepleri, parlak fikirleri, gördüğü varsa aksaklıklar, düzeltilmesi gereken hususlar hepsi alınıp, Parti Meclisi’nde ve MYK’da çalışılacak. Ama çok daha keskin bir hukuki mücadele verileceğini Mansur Başkan ifade etti.
Bunun yanında yeni ve büyük bir hukukçu heyetiyle yepyeni bir iş yapıyoruz. Bunu hukuk tanımayanlara, kanun tanımayanlara, vicdanı olmayanlara, ipten - kazıktan kopmuş ve insanların üzerine haksızca gelen, saldıran herkese müjdelerim. Bir sandığımız olacak. Hukukçular yazıp yazıp sandığa atacaklar. Çünkü bizim şimdi hukukçular yazıp yazıp savcılığa götürüyorlar, mahkemelere veriyorlar. Diyorlar ki ‘Şu yalan. Bu iftira. Bu manşet tamamen haysiyet cellatlığı. Burada söylenen lafın şeyi yok. Tazminat, düzeltme, tekzip, bilmem ne…’ Sonra; ‘Kovuşturmaya gerek yoktur.’ ‘Tamam ben biraz bakarım.’ ‘Aradım bulamadım.’ ‘Tebligat yapamadım.’ Bunlar da diyor ki ‘Yanıma kalacak.’
Sandık en geç 2028'in Haziran'ında açılacak. Ne zaman seçim sandığı açılacak, trollerin, haksız tutuklama isteyen savcıların 200 tane üniversite öğrencisini vizesinden, edenin, iki bayramı içeride geçirtenin bütün yaz onları Silivri'de perişan edip aileleriyle bir bugün tutuklanmalarına gerek yoktu, tutuklayan yanlış yapmış deniyor ya, o tutuklamayı isteyen savcıya, o tutuklamayı veren hakime, o çocukları hedef gösteren trollere o günden bugüne Ekrem Başkan ya da tüm belediye başkanlarımız hakkında, partimiz hakkında yalandan tweetleri atanlara, akşam televizyonlarda o yalanları tartışanlara paçavralara basıp hepimize iftira atanlara müjde ederim ki önce seçim sandığı açılacak, sonra sizin çeyiz sandığınız açılacak. Hadi bakalım, hadi bakalım! Verilecek onlar savcılıklara. İki yıl kaldı, maksimum iki yıl. İki yılda hiçbirinizi ne zaman aşımı kurtarır ne bir şey. Ama şuna güveniyorsunuzdur, 'Ya bunlar iyi insanlar, biz ettik onlar etmezler, bizi unuturlar'. AKP'ye oy veren MHP'ye oy veren normal vatandaş hiç korkmasın. Ne devri sabık yaratırız, ne kin güderiz. 'İyi olsun' diye oy verdiniz, yerel seçimde vazgeçtiniz, genel seçimde hep beraberiz. Ama bu haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz, unutursak şerefsiziz!"
İmamoğlu’nun Silivri’den Mektubu: "Başardık, Yine Başaracağız"
Toplantıda, tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mektup okundu. İmamoğlu mektubunda, iktidarın milli iradeyi hiçe saydığını belirterek şu ifadelere yer verdi:
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun mektubunu okudu.
"Sayın Genel Başkanım, değerli belediye başkanları, benim sevgili yol arkadaşlarım... Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Hasretle kucaklıyorum.
Dostlarım, milletimizin CHP'li belediyelerin halkçı, icraatçı politikalarına verdiği güçlü destek ve bizlere duyduğu güven, bu iktidarın en büyük kabusudur. Milletimizin Cumhuriyet Halk Partili belediyelerinin halkçı, icraatçı politikalarına verdiği güçlü destek devam edecektir.
Biz işimizi en iyi şekilde yapıp halkın gözünde ve gönlünde büyüdükçe, ülke yönetimi için ortaya ciddi bir alternatif koydukça onlar daha da saldırganlaşıyor, hukuk tanımaz oluyorlar. Foyası meydana çıkmış, vakti dolmuş bir iktidarın acizliği içerisinde milli iradeyi hiçe sayıyor, demokrasiyi katlediyorlar.
Bunlar çürümüş bir düzenin son demleridir. Ellerinde her türlü güç var ama arkalarında milletin desteği yok. Ellerinde her imkân var ama içlerinde millete sevgi ve hürmet kalmamış. Adalet duygularını yitirmişler. O sebeple kaybedecekler. Baskı ve zorbalıkla, iftira ve kumpaslarla uzatmaya çalıştıkları siyasi ömürleri ilk sandıkta son bulacaktır.
Biz her şart altında milletimize hizmet etmekten, Cumhuriyet ve demokrasiye sahip çıkmaktan, herkes için adalet ve hürriyet mücadelesi vermekten asla geri durmadık, durmayacağız. Bizleri seçen, görev ve sorumlulukları yükleyen milletimizin üzerinde hiçbir gücün hakimiyetini kabullenmedik, kabullenmeyeceğiz. 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyen Atatürk'ün izinde, millet iradesinin yolunda yürüyeceğiz.Bize yönelmiş, birbirimize yönelmiş her zorbalığın, her yargı saldırısının hepimize ve milletimize karşı yapıldığını bilerek birbirimize ve milletimize daha çok sarılacağız. Her engel, her zorluk halkımıza hizmet etme; insanca, hakça bir düzen kurma kararlılığımızı asla engellemeyecektir.
Başardık, yine başaracağız. Milletin iktidarını engellemeye çalışanlara teslim olmayacağız. Biz çalışacağız, direneceğiz, Türkiye kazanacak.
Nice badireyi atlatmış olan bu aziz millet, bizlerin mücadelesiyle huzura kavuşacak. Her şey çok güzel olacak!
Ekrem İmamoğlu,
Silivri Zindanı.""
Mansur Yavaş: "Melih Gökçek Yargılanmadan Hukuktan Bahsedemezsiniz"
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, yargıdaki çifte standarta dikkat çekerek sert eleştirilerde bulundu. Yolsuzluk yapan kim olursa olsun hesap vermesi gerektiğini savunan Yavaş, "Siz bu ülkede Melih Gökçek ve ailesini yargılamadan asla hukuktan bahsedemezsiniz. Dosyalar ortada, Danıştay kararı var ama hala müfettiş gitmiyor. Bazı dosyalar zamanaşımına uğrasın diye bekleniyor" şeklinde konuştu.
Tutuklamalara "Gözyaşı" Tepkisi
Özgür Özel, konuşmasında tutuklanan belediye başkanları ve Onursal Adıgüzel’in durumuna da değindi. Adıgüzel’in 23 Nisan’dan bir gün önce hiçbir somut delil olmaksızın tutuklandığını hatırlatan Özel, "Suç işlememe suçundan tutukladılar. Onursal'ın ve kızı Algı'nın gözyaşları bu düzeni boğacak" ifadelerini kullandı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkındaki iddiaların ise itirafçıların asılsız beyanlarına dayandığını vurguladı.
Toplantı sonucunda hazırlanan raporların, Pazartesi günü yapılacak Parti Meclisi ve MYK toplantılarında kapsamlı bir eylem planına dönüştürüleceği bildirildi.