Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Sina Ferahman, Türkiye'de uygulanmaya başlanan ve özellikle belirli hasta gruplarında başarılı sonuçlar veren krioablasyon yöntemi hakkında bilgi vererek şu ifadelerde bulundu;
“Gelecek artık ameliyatsız çözümlerde. Elbette her hastaya uygun değil, ama özellikle yaşı ilerlemiş ve ek hastalıkları olan, belirli kriterlere uyan hastalarda bu yöntemle çok başarılı sonuçlar alıyoruz. Hiçbir kesi, yara, dikiş olmadan hastalar aynı gün evine dönebiliyor” diyen Doç. Dr. Ferahman, tedavi kararlarının multidisipliner konseylerde alındığını vurguladı: “Bu tür tedavi kararları multidisipliner konseylerde farklı branşlardan uzmanların ortak değerlendirmesiyle alınıyor ve her hastanın durumu ayrı ayrı değerlendiriliyor.”
“Eksi 100 Dereceyle Tümör Hücresi Yok Ediliyor”
Krioablasyonun uygulanma sürecini ve bilimsel altyapısını anlatan Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ayşegül Akdoğan Gemici, yöntemin tümör hücrelerini dondurarak yok ettiğini belirterek konuştu:
“Tümör hücrelerini eksi 100 dereceye kadar soğutarak yok ediyoruz. Ultrason eşliğinde, lokal anestezi altında tümör içine ince metal iğne yerleştiriyoruz. Bu iğneden sıvı nitrojen ya da argon gazı verilerek tümör dokusu donduruluyor. Bu işlem sırasında oluşan ‘buz topunun’ hem tümör hücresini öldürüyor hem de hastanın ağrısını azaltıyor. İşlem sonrası hastalar birkaç saat içinde taburcu olabiliyor. Büyük bir kesi ya da iz oluşmuyor” ifadelerini kullandı.
Kozmetik Konfor: “Doku Zamanla Kendiliğinden Yok Oluyor”
Tedavi sonrası vücutta kalan dondurulmuş dokunun zamanla kendiliğinden yok olduğunu belirten Doç. Dr. Gemici, kozmetik açıdan da avantajlara dikkat çekti:
“Ölmüş tümör dokusu, vücudun savunma sistemleri tarafından zamanla ortadan kaldırılıyor. Bu da hem fiziksel hem de estetik açıdan büyük bir konfor sağlıyor”
