Tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında yürütülen rüşvet, yolsuzluk ve irtikap davasında gözler bugün görülecek üçüncü duruşmaya çevrildi. Tutuklu yargılanan Böcek, etkin pişmanlık sürecinde dosyaya giren yeni beyanların ardından ilk kez hakim karşısına çıktı. Antalya kamuoyunun yakından takip ettiği dava, bugün günü saat 09.30’da Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmada tutuklu bulunan Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek hazır bulundu. Davanın önceki duruşmalarında sanıklar ve avukatlarının savunmaları alınırken, mahkeme eksik görülen hususların tamamlanması amacıyla yargılamayı ertelemişti. Süreç içerisinde etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verilen ifadeler dosyaya girerken, bugün yapılacak duruşma bu gelişmelerin ardından ilk duruşma olma özelliğini taşıyor.
Duruşmaya Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya butlan yönetimi tarafından görevden alınan eski İl Başkanı Nail Kamacı, CHP Kepez İlçe Başkanı Gökhan Ölmez katıldı.
Üçüncü kez hakim karşısına çıkan Böcek'in duruşmasına CHP Antalya Milletvekillerinin de katılmaması ise dikkat çekti.
“GÖKHAN BÖCEK'İ MEDYADAN TANIYORUM”
Tanık G.E, “Ben 25 yıldır Finike Döviz'de kasiyer olarak çalıştım. Döviz alım satım işleri biz veznedarlar yaparız. İdari işleri ise yöneticilerimiz yapardı. Ben emekli olduktan sonra Likya Kuyumculuk açılışını önceki yöneticilerim ricasıyla benim adıma açıldı. Uzun süredir kendileriyle çalıştığım için güven açısından benim üzerime açıldı. Neden benim üzerime açıldığına ilişkin bir açıklama yapmadılar. Bende kıramadığım için Likya Kuyumculuk şirketi benim adıma açıldı. Oranın idari işlerini ben takip ediyordum. Bir müdür ve stajyer çalışıyordu yanımda. Ben o dönemde yine Finike Döviz işlerimi yapmaya devam ediyordum. Bu kuyumcuyu açmamızın nedeni ise döviz bürosundaki müşterilerimizin altın ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla açmıştık. Gökhan Böcek'in şoförlerini tanımıyorum. Finike Döviz döneminde bu şahıslara birkaç kere para işlemi yaptık. Fakat bu işlemleri neden yapıldığını bilmiyorum. Bizlere sadece idare tarafından verilen emir sonrası yapmışızdır. Gökhan Böcek'in şoförlerine bu paraların neden verildiğini bilmiyorum. Gökhan Böcek'i medyadan tanıyorum. Zeynep Kerimoğlu'nu ise burada gördüm kendilerini tanımıyorum” dedi.
“EMNİYET MÜDÜRÜ HALAMIN OĞLUDUR”
Tanık S.D, "Antalya eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan halamın oğlu oluyor. İlker bey beklenmedik bir şekilde Antalya'ya tayini çıkınca ekonomik olarak iyi olmadığını söyleyerek Ankara'daki yerinin satışı için benden yardım istedi. Ben de bu sektörde olduğum için diğer sektörde çalışan arkadaşlarımdan yardım istedim. İlker abi ile bir süre sonra tekrar görüştüğümüzde yeri taksitli bir şekilde bir tanıdığına sattığını belirtti. Ekspertiz raporuna göre hatırladığım kadarıyla 5 milyon TL bir fiyat çıkardı" dedi.
SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI
Savcı ara karar mütalaasında tutuklu bulunan Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek hakkında tutukluluk hallerinin devamını, tutuksuz sanıklar hakkında ise adli kontrol hükümlerin uygulanmasını devamını talep etti.
“BABAM İLE GÖRÜŞMEK İÇİN BENDEN RANDEVU TALEP EDİYORLARDI”
Ara mütalaasına ilişkin savunma yapan Gökhan Böcek, “Suçsuz yere hapis yatıyorum. Dosyada dostane ilişkiler olduğu görüldü. İfadeler her hafta değişmeye başladı. Bazı kişilerin hakkımda gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan beyanlarda bulunduğunu gördüm. Babam ile 5 dakika bile görüşmek için benden randevu talep edenler burada beni tanımadıklarını iddia ediyorlar. Yaklaşık 1 yıldır tutukluyum. Oğlum ilk tutuklandığımda 7 aylıktı. Annesi tahliye edildi ancak ben hâlâ tutukluyum. Oğlum, hayatının en önemli dönemlerini babasız geçirdi. Hukuki deliller toplandığına göre tutukluluğumun devamını gerektirecek bir neden kalmadığını düşünüyorum. Tahliyemi talep ediyorum.” dedi.
“GİZLİ GİZLİ AĞLADIM”
Ara mütalaaya ilişkin savunma yapan Muhittin Böcek, "5 Temmuz 2025 tarihinde tutuklandım. Tutukluğumun üzerinden 367 gün geçti. Bu süreç ile ilgili sizlere teşekkür etmek istiyorum. Yargılama sürecinde herkesi dinlediniz. Sadece tutukluluğumun tedbir amaçlı olduğu ve kaçma şüphem olduğu belirtildi. Ben torosların evladıyım bu toprakların çocuğuyum. Heyet beni daha sağlık raporu için çağırmadan Antalya'da bazı basın organlarında raporumun ret olarak çıkacağı yazıldı. Ben bu tutukluluğum sürecinde 17 kez hastaneye gittim. Ben günde 25 ilaç kullanmaktayım. Bu raporu veren doktorlar vicdanen rahat mı hep onu düşündüm. Ben bu rapor sonrası gizli gizli ağladım. Yaklaşık 25 yıldır başkanlık yapıyorum. Bu süreçte toplamda 10 gün rapor almışımdır. Hesabını veremeyeceğim hiçbir işin içinde olmadım. Az önce avukat kardeşimin de söylediği gibi, yani 1 yıllık bu konularla ilgili, defalarca ihale falan diyor ya... dost bildiklerimiz, onların da yanlış yaptıklarını üzülerek gördüm. Elimden geldiğince bütün insanlara sağcı solcu demeden, herhangi bir görüş ayrımı etmeden hizmet ettim. Covid sürecinde inanılmaz derece vücudumda hasarlar oluştu entübe edildim, ciğerlerimdeki sıkıntıyı anlattım. Kas kaybım var ve tutukluluk sürecinde 12 kilo verdim. 20 yıllık doktorların hepsi emekli ve özeldeler. Sadece şehir Hastanesi’ne gidebiliyorum. Yaşamak istiyorum ve sağlığımı geri istiyorum.. Suçum yoktur kamu zararı yoktur. Siz heyetten sadece tahliyemi talep ediyorum" dedi.
TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ
Ara karar sonrası mahkeme heyeti tekrar toplandı. Savcının ara mütalaasına ilişkin mahkeme heyeti kararında tutuklu bulunan Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek hakkında üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, kolluk tutanakları, HTS kayıtları, baz istasyonu sinyal bilgileri ve MASAK raporları gibi somut delillerin varlığı dikkate alınarak; sanıkların kaçma şüphesi ve verilmesi beklenen cezaya göre adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı anlaşıldığından, tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşma ise 8 Eylül 2026 saat 09:30'a ertelendi.