Geçtiğimiz cuma günü arkadaşlarıyla piknik yapmak için Manavgat ile Alanya sınırındaki Alara Çayı'na giden 26 yaşındaki Ahmet Polat, serinlemek amacıyla suya girdikten sonra akıntıya kapılarak gözden kayboldu. Arkadaşlarının ihbarı üzerine bölgeye jandarma, sağlık ekipleri, AFAD, Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekipler, Alara Çayı ve çevresinde başlattıkları çalışmaları altıncı gününde de aralıksız sürdürüyor.


“Dağdan, taştan, sudan oğlumu bulun”
Arama çalışmalarını bölgeden takip eden anne Rabia Polat, oğlundan gelecek bir haber beklediklerini söyledi. Gözyaşları içinde konuşan anne Polat, "Oğlum hala bulunamadı. Suya girdi çıktı dediler. Suyun ortasına oturdu, bize el salladı dediler. Beş dakika içinde suda kaybolduğunu söylediler. Beş gündür buradayız. Devlet arama kurtarma çalışması yapıyor. Bugünkü arama diğer günlerden daha hızlıydı. Oğlumun bulunmasını istiyorum. Dağdan, taştan, sudan, karadan oğlumun bulunmasını istiyorum. Bugün 9 dalgıç suya daldı. Bize söz verdiler. 'Bugün yarın oğlunu bulacağız' dediler. Devlete güveniyoruz" dedi.

“Kimse nasıl kaybolduğunu görememiş”
Olayın ardından Gaziantep'ten bölgeye gelen baba Bekir Polat ise oğlunun kaybolduğu noktada incelemelerde bulunduğunu söyledi. Arkadaşlarından bilgi aldığını belirten Polat, "Olayın olduğu gece saat 22.00 sıralarında beni aradılar. Sabah olay yerine geldim. Olayın olduğu yeri inceledim, arkadaşlarıyla konuştum. Oğlumun atladığı yeri gördüm. Oğlum gölete kendisi atlamış. Gölette taşın üstüne oturmuş, daha sonra gözden kaybolmuş. O sırada 8-10 kişi olmasına rağmen hiç kimse nasıl kaybolduğunu görememiş" diye konuştu.

Arama çalışmaları genişletildi
Bekir Polat, son günlerde yürütülen çalışmaların daha yoğun hale geldiğini belirterek, köpekli arama ekipleri ve komandoların da bölgeye sevk edildiğini söyledi. Polat, "İlk günlerde aramalar sınırlıydı. DSİ'nin dozeri geldi, çalışmalar yapıldı ancak sonuç alınamadı. Bugün yapılan aramalar gayet güzeldi. Köpeklerle birlikte çalışma yürütüldü. Akseki'den komandolar geldi. Bana 'Hiç merak etme Bekir dayı, oğlunu bulacağız' dediler. Yüzde 90 boğulma olayı var gibi görünüyor. Benim kimseyle husumetim yok. Burada ne düşmanım var ne de bizi rahatsız eden biri. Oğlum sadece asgari ücretle çalışan biriydi" ifadelerini kullandı.

