Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, Antalya'da yapılması planlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında, EXPO alanı çevresinde uygulanan kamulaştırma kararlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Erdem, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle meclis başkanlığına iki ayrı soru önergesi sundu.

EXPO Alanındaki Ek Maliyetlere Eleştiri
Zirvenin hazırlık aşamasında verimli tarım topraklarının kamulaştırılmasının ciddi bir planlama sorunundan kaynaklandığını savunan Erdem, milyonlarca liralık kamu kaynağı harcanarak inşa edilen EXPO alanı projelendirilirken ulaşım ve otopark ihtiyaçlarının neden öngörülmediğini sorguladı. Erdem, kamu kaynaklarıyla yapılan yatırımların yıllar sonra ek maliyet üretmesinin sorumlularının açıklanmasını talep etti.
Üretim Alanları ve Gıda Güvenliği Vurgusu
Türkiye'nin kuraklık, gıda enflasyonu ve azalan tarım sahaları ile mücadele ettiği bir dönemde üretim topraklarının korunmasının stratejik önem taşıdığını kaydeden Mustafa Erdem, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye her yıl biraz daha tarım toprağı kaybediyor. Çiftçi üretimden çekiliyor, gıda fiyatları artıyor. Böyle bir tabloda tarım arazilerinin otopark ve altyapı yatırımları için kullanılması, ülkenin gıda güvenliği açısından da ciddi bir risk oluşturur. Tarım toprakları günübirlik projelere kurban edilemez."

Bakanlıklardan Cevap Bekleyen Kritik Sorular
Erdem, tarafından hazırlanan iki ayrı soru önergesinde, ilgili bakanlıklardan toplam 33 sorunun yanıtlanması istendi. Meclis başkanlığına sunulan metinlerde, kamulaştırılan alanların ne kadarının tarım arazisi olduğu, bölgede Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin işletilip işletilmediği ve bu karar neticesinde tarımsal üretimde ne kadarlık bir kayıp yaşanacağı soruları yer aldı.
Önergelerde ayrıca, altyapı çalışmaları için tarım dışı alternatif alanların tercih edilmeme gerekçesi, COP31 organizasyonu tamamlandıktan sonra bu arazilerin yeniden eski niteliğine döndürülüp döndürülmeyeceği, yapılacak yatırımların toplam maliyeti ve kamulaştırılan parsellerin ilerleyen süreçte özel şirketlere tahsis edilip edilmeyeceği başlıklarına yer verildi.
Sürdürülebilirlik İlkelerine Uygunluk Çağrısı
COP31'in Antalya şehri için önemli bir uluslararası platform olduğunu belirten Erdem, yürütülecek tüm hazırlık çalışmalarının çevre ve sürdürülebilirlik ilkelerine bağlı kalması gerektiğini hatırlattı. Kentin doğal varlıklarının, tarım alanlarının ve kamu kaynaklarının korunması gerektiğini savunan Erdem, idari makamların öncelikli görevinin yeni rant alanları yaratmak yerine Antalya'nın toprağını ve geleceğini muhafaza etmek olduğunu ifade ederek kamuoyunun bu işlemlerin gerekçeleri ve sonuçları hakkında resmi yollardan bilgilendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.