Antalya'nın Doğusunda Yeni Bir Büyükşehir mi Doğuyor?

Antalya'nın Doğusunda Yeni Bir Büyükşehir mi Doğuyor?

Son günlerde Türkiye'nin idari haritasının yeniden şekilleneceğine ilişkin siyasi kulislerde dikkat çekici değerlendirmeler yapılıyor. İl sayısının 100'e çıkarılacağı, ilçe sayısının da artırılacağı konuşuluyor. Hatta il olabilecek ilçelerin isimleri bile kamuoyunda paylaşılmaya başlandı.

Bu ilçeler arasında Alanya'nın il olmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Zaten Alanya halkının da bu beklentiye uzak olmadığını biliyoruz. Yıllardır Alanya da 82 rakamı, bu isteğin adeta simgesi hâline gelmiş durumda.

Peki, Alanya'nın il olmasıyla neler değişecek?

Öncelikle Antalya'nın idari sınırları değişecek. Alanya merkezli yeni bir ilin kurulması hâlinde Gazipaşa, Gündoğmuş, Akseki ve İbradı ilçelerinin de bu yeni idari yapılanma içerisinde yer alacaktır.

Manavgat'ın da il olacağı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Ancak başka bir ihtimal de Manavgat'ın Alanya'ya bağlanması olabilir. 

Hatta bazı mahalleler ilçeye dönüşebilir. Bu durumda nüfusu birçok ilçeden bile fazla olan Mahmutlar gibi mahallelerde yeniden Belediye teşkilatı kurulacak anlamı taşımaktadır.

Şimdi biraz da rakamlara ve mevzuata bakalım.

Alanya merkez olmak üzere çevre ilçelerinin bir araya gelmesiyle oluşabilecek yeni ilin toplam nüfusu, mevcut verilerine göre 714 bin 695'e ulaşıyor.

Ancak burada karşımıza önemli bir mevzuat hükmü çıkıyor.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 4. maddesinde, “Toplam nüfusu 750.000'den fazla olan illerin il belediyeleri, kanunla büyükşehir belediyesine dönüştürülebilir.” hükmü yer alıyor.

Bu hükme göre, Alanya merkezli yeni ilin büyükşehir statüsü kazanması bugünkü nüfusuyla mümkün görünmüyor. 

İşte asıl soru da burada başlıyor.

Yeni il kurulacak ama büyükşehir belediyesi kurulamayacaksa mevcut belediye yapılanması nasıl şekillenecek?

6360 sayılı Kanun ile büyükşehir belediyesi sınırları içerisine alınan eski belde belediyeleri ve köylerin tüzel kişilikleri sona erdirilmiş, bunlar mahalle statüsüne dönüştürülmüştü. Peki, büyükşehir statüsü dışında kalacak yeni bir ilde bu yerleşimlerin idari yapısı nasıl olacak? Eski belde ve köyler yeniden mi kurulacak?

Böyle bir ihtimal, beraberinde ciddi bir yeniden yapılanma sürecini getirecektir.

Bunlar yalnızca idari sınırların değiştirilmesiyle çözülebilecek meseleler değil. Her biri ayrı bir mevzuat, planlama ve uygulama süreci gerektiriyor.

O nedenle büyükşehir sınırları içerisinde yeni oluşacak illerin Büyükşehir Belediyesi statüsünde kalması süreci hızlı şekilde tamamlayacaktır. Böyle bir durumda iki farklı çözüm üzerinde durulabilir.

Birincisi, yeni kurulacak ilin nüfusunu 750 binin üzerine çıkaracak şekilde komşu illerden bazı yakın yerleşimlerin yeni il’e bağlanmasıdır. 

İkincisi ise 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'na özel bir düzenleme getirilmesidir. Örneğin, büyükşehir sınırları içerisinden ayrılarak yeni il statüsü kazanan yerlerde, nüfus şartı aranmaksızın büyükşehir belediyesi kurulabilmesine imkân tanıyan geçici bir hüküm getirilebilir.

Ancak bu ihtimaller gerçekleşirse Antalya'nın doğusunda yeni bir il ve onunla birlikte yeni bir büyükşehir belediyesi doğacaktır.

Peki, Antalya'nın batısında neler olabilir?

Fethiye'nin il olması da zaman zaman gündeme gelen konulardan biri. Ancak Fethiye merkezli bir ilin büyükşehir statüsü kazanabilmesi için çevre ilçelerin de bu yapıya dâhil edilmesi gerekecek. Hatta Antalya, Denizli ve Burdur'un bazı ilçelerinin bağlanması bile gündeme gelse, 750 bin nüfus sınırına ulaşılması yine kolay görünmüyor.

Görüldüğü gibi mesele yalnızca bir ilçenin il yapılmasından ibaret değil. Yeni iller kurulurken büyükşehir belediyelerinin sınırları, yerel yönetimlerin yetki ve sorumlulukları, hizmetlerin devamlılığı ve vatandaşın günlük yaşamına dokunan belediye hizmetleri de yeniden düşünülmek zorunda.

Çünkü idari sınırlar değişebilir, yeni iller kurulabilir, belediyelerin statüleri yeniden belirlenebilir. Ancak bütün bu değişikliklerin merkezinde insan ve ona sunulacak kamu hizmeti bulunmalıdır.

Son sözümüz şu olsun:

Yeni bir il kurmak kolay olabilir. Peki, o ilin yönetimini, belediyelerini ve hizmet düzenini yeniden kurmak o kadar kolay olacak mı?

Elbette kanun koyucular bu sorunları da bir bütün olarak değerlendirip yeni bir mevzuatı ortaya koyacaklardır.  Sözü biraz da onlara bırakalım.

Bir başka yazıda, bir başka konuda buluşmak dileğiyle…

Kalın sağlıcakla.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız