Piyasalar Kime Emanet?
Denetim yok, vatandaş kazık üstüne kazık yiyor. Vatandaş (tüketici) perişan, ses çıkaramaz hale gelmiş. Piyasalarda sebze, meyve ve her türlü tüketim maddeleri üzerinde taklit, tağşiş, hile, sahtekârlık almış başını gidiyor. İlgili kurumlara söz anlatamıyorsunuz, randevu alamıyorsunuz. Vatandaşlık hakkını kullanmak istiyorsunuz ama bazı kapılar yüzünüze kapalı, görüşmek istediğiniz masalardan randevu alamıyorsunuz. Söz konusu kurumlara defalarca dilekçe veriyorsunuz, sonuç alamıyorsunuz. (Görevini yapan kurumlarımızı tenzih ediyoruz.) Kamu sağlığına zarar veren kaynakları ve ürünlerin durumunu dile getirip, sorunun çözümü için başkaca bir çareniz kalmayınca bu durumda da mecbur kalıyorsunuz basın yoluyla çare aramaya.
Çarşıda, pazarda satışı yapılan birçok gıda çeşidinin gerek kalite kontrollerinin gerek hijyen ve sanitasyon koşullarındaki durumunun ne olduğu bilinmeyenlerle dolu, şüpheli ve endişeli bir piyasa hareketleri karşısında yalnızca duruma itiraz ve konunun çözümüyle düzeltilmesi hakkında evrensel talep etme hakkımızı kullanmak zorunda kalmış olmanın ötesinde başkaca bir hâl yoktur.
Piyasada tüketiciye sunulan onlarca, yüzlerce gıda çeşidi üzerinde mikrobiyel, bakteriyel ve kimyasal açılardan gıdanın kimliği hakkında tüketicinin endişe duyması da bir haktır.
İnsanımız temiz ve yeterli gıdaya, aynı sağlıklı koşullarda içme suyuna ulaşabiliyor mu, ulaşamıyor mu? Bu konular, ilgili kurum ve kuruluşlarımız tarafından denetlenerek farklı yayın organlarıyla tüketiciye sağlıklı gıda tüketiyor olduğunu bilmeye hakkı vardır.
30 yıl gibi bir süreçte gerek alanda (sahada), gerek devletin laboratuvarlarında araştırma, kontrol ve denetim yapmış bir uzman kişi olarak, kamusal hakların gözetilmesi ve halk sağlığının korunması adına yukarıda değinilen konulardaki hassasiyetimizin kurumlarca anlaşılacağı kanaatini taşımaktayım.
Bu vesileyle yine bazı yasal koşulların ışığı altında bir iki kanundan bahsedelim:
1. 1593 sayılı U.H.K.'nin 1. maddesi: Genç ve müstakbel neslin sağlığına musallat olan her türlü muzırla mücadele devletin temel görevidir, diyor.
2. Anayasamızın birinci maddesi,
3. 2872 sayılı yasanın ilgili ara ve ana hükümleri,
4. 6502 sayılı Tüketiciyi Koruma Kanunu,
5. Pazar yerleriyle ilgili yönetmelik,
6. Kabahatler Kanunu,
7. Veterinerlik ve laboratuvarlarla ilgili kanun ve yönetmelikler,
8. Türk Ceza Kanunu genel hükümleri, ilgili diğer kanun, tüzük ve yönetmelikler.
İnsan sağlığının ve insan hayatının korunmasını esas alan bu yasalar ve içtihatlar yerine getirilmesi halinde genel olarak zuhur eden yakınma ve serzenişler bitecektir.