Kalleşçe Öldürülen Türk Başbuğları 32

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Kalleşçe Öldürülen Türk Başbuğları 32

 Özellikle Karadeniz bölgesindeki azınlık Hıristiyanlar Türklere saldırmaya başladılar, yer yer soykırım denilebilecek vahşetler yapıyorlardı. Karadeniz Bölgesinin yiğitleri hemen guruplar halinde birleşerek asi azınlık çetelerine karşı harekete geçtiler. Özellikle Topal Osman ve adamları tarafından etkisiz hale getirilen hainler, kendilerini kışkırtan İngilizlere şikâyet ederek, korunmalarını istediler. İstanbul üzerine tam olarak çöreklenmiş olan düşman, o sıralar Karadeniz bölgesine asker yollamak niyetinde değildi. Padişah’a baskı yaparak, sözde masum azınlıkların korunması için İmparatorluğun doğudaki 9. Ordusuna emir verilerek Türk çetelerinin durdurulmasını istediler. Bu işin bir askeri müfettişle yapılabileceği ileri sürülerek, bölgeye bir paşanın müfettiş olarak gönderilmesi kararlaştırıldı. Padişah Vahdettin’in bölgeye görevli olarak gönderebileceği pek çok paşa vardı ancak o Mustafa Kemal Paşa’yı tercih etti. Padişah’ın bu seçimi tesadüfen olamaz çünkü: Vahdettin henüz Padişah olmadan Mustafa Kemal onun yaverliğini yapmış, özellikle Almanya seyahatine beraber gitmişlerdi. Bu seyahat sırasında devlet meseleleri ile ilgili pek çok konuda konuştukları, fikir alışverişinde bulundukları bilinmektedir. Yani Padişah, Mustafa Kemal Paşa’yı 9. Ordu müfettişi olarak gönderirken, onun fikirlerini ve neleri yapabileceğini çok iyi biliyordu. Onun Kemal Paşa’dan beklentisi saltanatının devamı için bir başka umut olabilir… Sonrasında Kemal Paşa’nın, Saltanat için değil Türk Ulusu adına harekata geçtiğini öğrenince idam fermanı bile çıkardı. 

Samsun’a gidecek askeri heyetin vizeleri işgal kuvvetleri komutanlığından alınmış, sadece Refet Bele Paşanın vizesi yoktu o da sonradan alındı. Yolcularını alan Bandırma vapuru Karadeniz Boğazını geçmek üzereyken işgalci İngiliz askerlerinin üst düzey komutanları, söz konusu görev için Mustafa Kemal Paşa’nın gönderildiğini öğrendiler… Ancak onlar için iş işten geçmişti.

            Mustafa Kemal’in Anadolu’da neler yaptığını sanıyorum anlatmam gerekmez… Düşman, halkı kışkırtarak çeşitli yerlerde isyanlar çıkartıyordu.  Milli hareketin başında olan komutanları ve Milli askerleri kötülüyorlardı. Bütün bunları yaparken de her yolu deniyorlar özellikle de dini kullanıyorlardı. Mustafa Kemal’e suikast düzenlemek için Ankara’ya casus bile yolladılar (Mustafa Sağır…). Bu arada, ne yazık ki bazı sözde din adamlarımız düşmanla iş birliği içine girdi. O kadar ki; Milli Kuvvetleri (Kuvayi Milliye) dinsiz ve düşman ilan ederken, Yunanlıların İzmir’e asker çıkarmalarını sevinçle karşılayıp, düşman askerleri için dua bile ediyorlardı!.. Tabii ki gerçek din adamlarımızı ayrı tutmak gerekir, onların niceleri kurtuluş savaşı için çalışmış hatta bizzat savaşa katılmışlardır. Bu arada; hani Libyalı Şeyh Sünusi’den yine söz edeceğim diye yazmıştım ya işte tam sırası. O muhterem kişi, Libya’dan kalkıp önce Bursa’ya oradan da Ankara’ya gelerek Mustafa Kemal ile buluşmuş ve düşmana karşı başlatılacak savaşın ne kadar önemli olduğunu anlatarak yardıma geldiğini beyan etmiştir. Mustafa Kemal onun nasıl samimi bir dini inanç içinde olduğunu bildiği için geri çevirmemiş ve İngilizlerin karşı propagandalarını kırmak için halka vaaz vermesini istemiştir. Şeyh Ahmet Sünusi doğuda özellikle de Diyarbakır yöresinde kurtuluş savaşı adına çok önemli ve etkili faaliyetlerde bulunmuştur… 

Mustafa Kemal kurtuluş savaşı hazırlıklarını yaparken; Adana’da, Kahramanmaraş’ta ve Gaziantep’te düşmanın işgal kuvvetlerine karşı yerel savaşlar başlatıldı. Yerel savaşçı kahramanlar, kendilerinden sayıca ve donanımca üstün olan düşmanları dize getirmiştir. Ege bölgesinde ise İngilizlerin desteğindeki Yunan kuvvetlerine karşı, başta Demirci Mehmet efe olmak üzere nice kahramanlar; vatanımız için, Türk töresi için canlarını ortaya koyarak olağanüstü mücadele ettiler. Diğer taraftan düzenli orduyu kuran Mustafa Kemal ve arkadaşları, asker sayısı, silah ve araç gereç sayısı bakımından çok üstün durumda olan sözde Yunan, özde ise kötülüğün güçlerinin ordularını muhteşem bir zaferle yendiler… Bu Kurtuluş savaşı da bir başka Truva savaşıdır. Mustafa Kemal bunun böyle olduğunun farkındadır ve de dile getirmiştir…

DEVAMI VAR

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız