Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
22°

ATB Başkanı Ali Çandır Diyor ki?

YAYINLAMA:
ATB Başkanı Ali Çandır Diyor ki?

“Zeytin ve zeytinyağı; Antalya'nın DNA'sına kodlanmış bir geleneği yansıtır. Antalya ülkemiz zeytin üretiminde 10, zeytinyağı üretiminde ise 9. sırada yer alıyor. Antalya’da zeytinyağı üretim tesislerindeki yağların her 5 litresinden ancak 1 litresi markalı olarak piyasaya sürülebiliyor. Sonuç olarak sektörün markalaşma konusunda üretimden, ortak markaya ve hatta ihracata kadar birlikte hareket etmesi gerekiyor”. Bu sözler ATB Başkanı Ali Çandır’a ait. Geçitiğimiz günlerde Antalya Ticaret Borsası(ATB), Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Kültür ve Turizm Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen Antalya Zeytinyağı Çalıştayı sonrası Antalya’nın zeytin ve zeytinyağı potansiyelini başkan Çandır’a sordum. Ne de olsa Zeytinpark gibi bir kazanımı ilimize, kazandırmış bir isim…

Kıymetli okurlar; Antalya’nın zeytin ve zeytinyağı potansiyeli, geleceği hedefleri ve dahası markalaşması adına merak ettiğim tüm detayları ATB Başkanı Ali Çandır’a ilettim. Verdiği bilgiler ve rakamlar çok çarpıcı. Öncelikle Antalya’nın zeytin ve zeytinyağı üretim kapasitesi gerçekten güçlü. Ama katma değerin artırılması ve özellile markalaşma şart. Yani üretim artışının tek başına yeterli değil.

2035’te 18 Bin Ton Zeytinyağı

Antalya’da zeytin ve zeytinyağı, bölgenin zengin kültürel mirası ve doğal kaynaklarıyla yakından bağlantılı. Bu güce ek olarak özellikle son 20 yılda zeytincilik kentimizde büyük bir gelişme göstermiş durumda. Neredeyse Gazipaşa'dan Kaş'a kadar kentimizde zeytin üretimi yoğun. Ama özellikle son yıllarda öne çıkan bölgeler arasında; batıda Kaş, merkezde Döşemealtı, Aksu ve Kepez, doğuda ise Serik, Manavgat, Alanya ve Gazipaşa ilçeleri öne çıkan üretim merkezleri arasında yer alıyor. 2025/2026 sezonunda, Antalya’da toplam zeytin üretimi 73 bin ton olarak gerçekleşmiş. Antalya’nın zeytin konusundaki bu yönelimi gelecek yıllarda rakamlara da yansıyacak. Nasıl mı? ATB Başkanı Çandır’a göre Antalya’daki zeytin ağaç varlığındaki artışında etkisiyle özellikle var yılında 100 bin ton civarında zeytin ve 12-15 bin ton civarında bir rekolte öngörüsü var hatta 2035 yılına gelindiğinde bu rakamın 15–18 bin ton seviyesine ulaşabileceğini belirtiyor.

‘Tavşan Yüreği’ Stratejik Ürün

Peki Antalya’da üretilen zeytinlerin artıları ya da hangi tür yerel çeşitlerde güçlü olduğumuzu merak ediyor musunuz?...Öncelikle kentimiz bu konuda şanslı bir konumda. Yerel çeşitler konusunda önemli bir avantaja sahibiz. Coğrafi işaretli ‘Antalya Tavşan Yüreği’ zeytininden elde edilen zeytinyağı içerdiği oleokantal ve polifenol oranlarıyla adeta bir şifa kaynağına dönüşmüş durumda. Ayrıca; Manavgat’ta yetiştirilen Beylik zeytini, doğru bakım, doğru hasat ve doğru sıkım uygulamalarıyla hem üreticiye daha yüksek gelir sağlayan hem de tüketiciye premium kalite sunan güçlü örnekler arasında. Bu nedenle yöreye özgü tavşan yüreği ve beylik gibi çeşitlerin ve tiplerin korunması ve yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor.

Kıymetli okurlar; Ali Çandır’ın da altını çizdiği gibi tüm zeytinlerin ana vatanında yetiştirildiği taktirde yüksek kaliteli meyve özelliklerine sahip olduğu kabul gören bir gerçek. İşte bu gerçekle Antalya Ticaret Borsası(ATB)’nin önderliğinde yapılan zeytin çalıştayı çok kıymetli. Doğru planlama ve çeşit seçimi ile Antalya’nın kısa sürede zeytin ve zeytinyağında nicelikten çok kalite ve marka değeriyle öne çıkan bir üretim merkezi haline gelmesi mümkün. Tabi markalaşma şart. Antalya zeytinyağının markalaşmasının önünde duran ise iki engel var. Biri; kentimizdeki zeytin işletmelerinin ölçeğinin küçük olması ve birlikte hareket etmemeleri diğeri de düşük miktarlı yağların üretici düzeyinde eş, dost ya da semt pazarlarında satışa sunulması. Zeytinpark gibi üretim, koruma, eğitim ve markalaşmayı birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşımı başarılı bir şekilde kentimize kazandıran ATB’nin Antalya’nın zeytin ve zeytinyağı geleceğinde daha çok söz sahibi olması dileğiyle… Çünkü; Zeytinpark modeli, tek bir alanla sınırlı olmayan; doğru planlama, güçlü iş birliği ve uzun vadeli bir vizyonla Antalya’nın tarımda marka kent kimliğini güçlendirebilecek yol gösterici bir örnek niteliği taşıyan bir değer.

Sevgi&Saygı

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız