Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
25°

Kalem değil, kalemşorlar…

YAYINLAMA:
Kalem değil, kalemşorlar…

Türk Dil Kurumu (TDK) kalemşoru açıklarken “Kaleme aldığı yazılarıyla sürekli olarak başka kişilere saldıran yazarlara verilen isim, kalem savaşçısı” demiş…

Ama 9 Ekim 2024’te medya ombudsmanı Faruk Bildirici “Kulis bilgisi” ve “iddiaya göre” saçmalığı başlıklı yazısında kalemşorlara güzel cevap vermişti…

Her eline kalem alan gazeteci olmadığı gibi her cemiyet üyesi de gazeteci değildir, değerli okurlar. Ama maşallah elinizi sallasanız gazeteci, araştırmacı-yazar vs…

Gülüyorum ama trajikomik bir gülüş bu…

Evet, maalesef geçtiğimiz yıl CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Antalya ziyareti öncesine denk gelen Antalya odaklı iddialarla itibar suikastine kurban edilen Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, hayatını kaybetti…

Üstelik, Durbay, hastalığı sürecinde bu itibar suikastine karşı mücadele etmek zorunda kaldı…

Bir tarafta ciddi bir rahatsızlık bir tarafta hemcinsi sözde iftiracıların suikasti…

Özür girişimlerine yüz vermeyip, yargıda hesaplaşacağını söyledi…

Ve göçtü gitti bu dünyadan…

Üstüne çiçekler yağsın, Gülşah Durbay…

Çok erken ve çok acı bir gidiş seninki…

Durbay’ın vefatı sonrası pek çok kişi bu suikaste dokunmadan taziyesini yaptı. Ama Durbay’ın mevkidaşı İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve meslektaşım Ozan Gündoğdu tıpkı benim mesajıma benzer bir içerikle taziye yaptı…

Yapılan itibar suikastini görmezden gelmediler…

Ben de kimseden alkış beklemeden yaptığım insan hakları ve kent hakkı mücadelesinde ayağına bastıklarımın beslemelerince aslı astarı olmadan yapılan saldırılara, itibar suikastine o kadar çok maruz kaldım ki…

Ne acı ki içlerinde benim gibi meslek örgütüne üye olanlar da var …

Ama her üye gazeteci mi sanıyorsunuz…

Değil…

Bunlarla ilgili gerekli iş ve işlem yapılmalı, meslek örgütlerine üyelikleri bir yana, kınanmalı…

Ama etliye, sütlüye dokunmamayı, üzerine çamur sıçratmamayı şiar edinenler yüzünden maalesef bunlara da yer açılıyor…

Sonra ‘gazeteciyiz’ diye dolanıyorlar ortalıkta…

Ne diyelim ‘yarına kalır ama yanına kalmaz’

Herkes kalbinin ekmeğini yer bu dünyada…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız