Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
22°

Kaş yaparken göz çıkarmak!

YAYINLAMA:

‘Kentsel Dönüşüm Yasası’ çıktı, vatandaşı aldı bir korku..

Çünkü ömrünü tamamlamış binalar yıkılacak, yerine yenileri yapılacak..

Yıkımı da, yeni binayı da TOKİ yapacak.

Yıkım parasını da vatandaştan alacak..

Antalya’da 40-50 yıllık bina sayısı oldukça fazla.

Ayrıca falezlerdeki hareketlilik ve çökmeler nedeniyle Konserve Koyu ve Bambus gibi riskli bölgeler var..

TOKİ aracılığıyla nasıl bir uygulama yapılacağı kamuoyunda tartışılıyor.

Deprem riski gerekçe gösterilerek yapılacak yıkımlardan ne olacak ?

Riskli bölgelerde nasıl bir uygulama yapılacak ?

Vatandaş tedirgin çünkü, TOKİ uygulamaya ada bazında değil de tekil olarak yapacak.

Gelecekler Antalya’ya TOKİ’nin uzmanları, kendilerine işaret edilen binalarda gerekli inceleme ve ölçümleri yapacaklar, ardından da yıkım kararı verecekler.

İlginçtir binaların yıkım kararı ve yıkılarak yeniden yapılması konusunda belediyeler devre dışı bırakılıyor.

TOKİ, böylesine yetkilerle donatılan bir kurum.

Kimsenin fikrini almasına, belediyeler başta olmak üzere hiçbir kurumdan izin talep etmesine, yıkım kararı ve yapı ruhsatı için başvuruda bulunmasına gerek yok.

İnşaat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Cem Oğuz, geçen haftanın son günlerinde Antalyalı habercileri konuk etti, denizden kentin gerdanlığı olarak bilinen falezlerin son durumunu onlarla paylaştı.

Cem Oğuz, özellikle falezlerdeki duruma dikkat çekti.

Konserve Koyu ve Bambus başta olmak üzere falezlerin üzerinde fazla yük olduğunu, yükü taşıyamadığı için de falezlerde çökme ve kaya düşmelerinin olduğunu, 2010 yılında başlayan bu olumsuzluğun devam ettiğini vurguladı.

Şimdi kafaları karıştıran sorun bu..

Konserve Koyu ve Bambus bölgesi Muratpaşa Belediyesi’nin yetki alanında.

Burada en az 5 bina çökme riski taşıyor, diğer yapılar için de tehlike var.

TOKİ gelip buralarda inceleme ve ölçüm yapıp “Bu binaları yıkacağız, yenilerini yapağız” derse ortaya nasıl bir tablo çıkacak ?

Bir kere yıkılan binalar aynı yere, yani falezlerin üzerinde yapılırsa bunun sorumlusu kim olacak ?

Muratpaşa Belediyesi yıkımların ve yeniden yapımların neresinde olacak ?

Haydi yıktılar ve yıkım parasını da vatandaştan aldılar diyelim, yeni binaların parasını kim nasıl ödeyecek ?

Elbette vatandaş ödeyecek.

Ama nasıl ?

Hükümet kolayını çoktan bulmuş..

Vatandaşa kredi verecekmiş..

Yani Antalyalılar kendi evlerinin yeniden yapılması için borca girecekler.

Pekala maddi durumu iyi olmayan, .banka kredisi kullanmak istemeyen, ya da durumu kredi almaya uygun olmayan ne yapacak ?

Bu sorulara henüz yanıt veren yok..

Olayın kaygı verici bir diğer yanı ise TOKİ’nin kendi başına bir devlet yapısıyla donatılmış olması..

Yeni binaların denetimi kamudan ve meslek odalarından kaçırılıyor.

TOKİ’de bu binaları yandaş firmalara yaptıracak.

Yandaş firmalar denetimden uzak olacağı için kalitesiz malzeme kullanırsa bunu kim nasıl saptayacak ?

Çünkü yıkım kararını veren TOKİ, yeniden yapım kararını verdiği gibi ruhsatı da kendisini verecek yasaya göre..

Yani devlet içinde devlet..

Antalya’yı böylesine ciddi bir sıkıntı bekliyor.

Sadece Konserve Koyu ya da Bambus’ta değil, Işıklar’da, Deniz Mahallesi’nde, Bahçelievler’de, Güllük Cadddesi’nde Konyaaltı Caddesi üzerinde, Lara bölgesinde, Çallı, hatta Konyaaltı’nda 40-50 yaşında binalar var..

Antalya’nın 2. derecede deprem bölgesinde olduğunu asla gözardı etmiyoruz ama kaş yaparken de göz çıkarmamak lazım..

Öncelikle bu Kentsel Dönüşüm’ün rantsala dönüştürüleceği yolundaki kaygıları ortadan kaldırmak lazım..

Ben yaptım oldu anlayışı ile Antalya’nın sıkıntı yaşamasının önüne geçilmesi gerekli.

 

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız