Eskiden Daha mı İyiydi, Yoksa Daha mı Az Gözüküyorduk?
Projektörü hangi kuruma çevirsek bir kirlilik görünüyor. Fonlar, madenler, belediyeler… Kadın ve çocuk cinayetleri, okullarda şiddet… İnsan ister istemez soruyor: “Nereye gidiyoruz? ”Peki, bu soruyu yanıtlarken geçmişi ne kadar tanıyoruz? “Eskiden daha iyiydi” diyenlere soralım: Hangi geçmiş?
Tozu Konuşurken Halıyı Kaybediyoruz
Her gün yeni bir isim…Her gün yeni bir iddia…Bir sabah bir belediye başkanı, ertesi gün, bir iş insanı ya da bir bürokrat…Televizyon ekranları doluyor, sosyal medya ikiye bölünüyor. Bir grup savunuyor, diğer grup suçluyor. Günlerce aynı tartışmaları izliyoruz.
Dokuma, Boş Kalsın mı, Birlikte Karar mı Verelim?
Söz konusu alanla ilgili kaygılar dile getiriliyor; rant endişesinden, kamusal alanların geleceğinden, kent hakkından söz ediliyor. Açık söylemek gerekirse bu kaygıların önemli bir bölümünü anlıyorum. Hatta demokratik bir kent yaşamı için gerekli buluyorum.
Antalya Durak Değil Gelecek Olmalı
Antalya’da yaşamayı şans diye tanımlayan dostlar;Bugün beyin göçü üzerine yapılan kapsamlı bir araştırmayı okudum. Araştırmanın en çarpıcı tarafı şu:İnsanlar sadece daha yüksek maaş için gitmiyor.
Görünmez Hükümet ve Görünmeyen Sorular
Bize Ne Düşüneceğimizi Değil, Neyi Düşüneceğimizi SöylüyorlarNATO tartışılıyor. Avrupa Birliği tartışılıyor. Yeni dünya düzeni tartışılıyor. Peki biz neyi tartışıyoruz? Çoğu zaman bir siyasi partinin iç meselesini. Bir kongreyi. Bir koltuk kavgasını. Bir açıklamayı. Gündem kalabalık ama ufuk dar.