Akdeniz Gerçek | Kent Masalları | Likya’nın “Kırk Muğarlı Üç Turnalı Zırzop Yaylası”: Girdev

Likya’nın “Kırk Muğarlı Üç Turnalı Zırzop Yaylası”: Girdev

Bu cümlenin anlam bulduğu en güzel yer, 1999-2004 yılları arası Kepez Belediye Başkanlığı yapan Mehmet Atay'ın kurmasıdır. Devletin polisinin, postacısının giremediği Ayı Deresi vardı, hatırlar mısınız? Bugünlerde toptancı halinin hemen üstü. Oraya dozeri sokup tehditler aldığında, pazar yeri yaptı diye kafasına ayakkabı yediğinde hep diyordu ki: “Yol medeniyettir. Biz yolu açalım, burası şehirleşsin.” Hatta o dönem açılan yollara asfalt dökmeyen Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne de sitem edip onu da yapmıştı.

Bu cümlenin anlam bulduğu en güzel yer, 1999-2004 yılları arası Kepez Belediye Başkanlığı yapan Mehmet Atay'ın kurmasıdır. Devletin polisinin, postacısının giremediği Ayı Deresi vardı, hatırlar mısınız? Bugünlerde toptancı halinin hemen üstü. Oraya dozeri sokup tehditler aldığında, pazar yeri yaptı diye kafasına ayakkabı yediğinde hep diyordu ki: “Yol medeniyettir. Biz yolu açalım, burası şehirleşsin.” Hatta o dönem açılan yollara asfalt dökmeyen Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne de sitem edip onu da yapmıştı.

Likya’nın “Kırk Muğarlı Üç Turnalı Zırzop Yaylası”: Girdev
KAYNAK: Nizamettin Özmen

Saadete gelelim. Geçtiğimiz hafta dar zamanda bir Girdev yolculuğu yaptık. Ben Girdev’e daha önce de gittim. Beni en çok etkileyen, orada bir mezarlık var; adı Hazreti Ali Mezarlığı. Orada bir de bizim Yörüklerin “muğar” dediği pınar var, onun da adı Hz. Ali Muğarı. Öğrendik ki bölgenin adı Hz. Ali. Hatta yakın tarihte bir vatandaş gelip muğarın üstündeki kayaya beyaz boya ile güzel bir Zülfikar çizmiş. Ben ilk başta yıllar önce o Zülfikar'ın çizilip günümüzde de oradan esinlenerek bölgeye Hazreti Ali dendiğini zannetmiştim ama durum tam tersiymiş. Bu gittiğimizde öğrendik efendim.

Bu ülkede hepimizin kültür sorunu var. Bizim Yörükler konup göçerken biriktirmeye zaman bulamaz. Okula gidemez; okuyarak değil, dinleyerek öğrenir; yazarak değil, anlatarak öğretir. Şimdi orada dediğim gibi bir mezarlık ve bir pınar var. “Hz. Ali” deniyor. Şimdi burası, geçmişte Halvetî tarikatının bir dönem kullandığı Elmalı’ya yakın. Abdal Musa'nın yaşadığı coğrafyaya yakın yerler. Bir ilintisi var mı, bir etkisi var mı? Hiç kimse bir şey bilmiyor. Urfa’da olsa 9 yaşındaki çocuk dokuz ayrı hikâye anlatırdı burayla ilgili. Ben buradan, kendine bu işte denen birini mutlaka vardır diyerek, kendilerini göreve davet ediyorum. Burası bir değer. Burasının korunması lazım.

Belki bir şeyler öğrenirim diye Seydikemer’de yaşayan Vedat Yılmaz Karakaya abimizi aradım. Kendisi üç telli “ığlık” adlı yerel sazı icra eden tek kişidir. “Kırk muğarlı üç turnalı zırzop yaylası” diye tanımladı Girdev’i. Bölgenin geçmişte ciddi bir Alevi nüfus barındırdığını anlattı ama bunlar yazılı kaynakta yokmuş. O zaman iş başa düştü, devam araştırmaya.

Şimdi “Bu bir değer, korunması lazım.” diyoruz ya, doğanın da korunması lazım. Bağıra bağıra Trabzon Uzungöl’ü heba ettik. Bizim taa Antalya'da içimiz yanıyor, Trabzon’daki dostları bilemiyoruz. Buna benzer birçok yer gitti. Gidip gelirken gördük, bölgede yol çalışması var. Dozerler girmiş, sürüklenmiş, açılmış; asfalt hazırlığı var. Biz arkadaşlarla değerlendirirken doğrudan şuraya yürüdük: “Burası böyle kalsaydı, asfaltı olmasaydı.”

Bir tanesi dedi ki: “Bakın, yazın bir yere. Mutlaka birileri buraya güzel bir tesis yapacak; önce yolunu yaptırıyor. Ondan sonra da burayı önleyemeyiz.” İnşallah öyle değildir. Seydikemer Belediyesi çalışma yapıyor. Girdev Yaylası Muğla'ya bağlı. Oraya yaylacıların daha konforlu gitmesini düşünüyor olabilir. Sonuçta Girdev’e, Likya döneminde Xanthos Vadisi’ndeki yerleşimcilerin yaz aylarında göç ettikleri rivayet edilmektedir. Oraya çok ağababalar da geliyor ha, biliyoruz. Onların güzel arabaları zarar görmesin diye yapılıyor olabilir. Rica etmiş olabilirler, biliriz.

Şimdi kültüre geri dönelim. Merak ettiniz, gördünüz, duydunuz. Antalya'dan Girdev’e kadar gittiniz. Ne ister insan? Orada gölden oltayla tutulmuş güzel bir sazan balığı yemek ister, değil mi? Ya da oradaki Yörüklerin beslediği kuzuların çevirmesini, kavurmasını isteyebilir, değil mi? Mekân aslında var; bunların olabileceği mekân var ama orada da çiftlikte yetişmiş alabalık satılıyor. Kuzu çevirme kalabalık işidir, pahalı iştir. Siz sac kavurma istiyorsunuz ya, o da ne? Ne yağ yerinde ne etin pişme oranı yerinde. Zaten hava serin, keyif vermiyor.

Benim gibi gittiği yerde farklı bir şeyler, yerel lezzetler tatmak gerek, değil mi?

Kutu Kutu

Girdev Yaylası Ve Gölü

Seydikemer’in tek gölü olan Girdev Gölü havzasında tespit edilebilen 128 çeşit kuş türü vardır. 1.800 metre yükseklikte yer alan Girdev Yaylası, her yıl birçok yabancı kuş gözlemcisini misafir eder.

Girdev, son yıllarda önemli bir astronomik gözlem merkezi hâline gelmiştir. Yaylanın rakımı yüksek olduğundan gökyüzü gözlemcileri, bulutsuz yaz gecelerinde asteroid ve meteor geçişlerini, Samanyolu’nu ve yeni doğan yıldızları daha yakından izleme fırsatı bulur.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız